Bu haber kez okundu.

AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek:
AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek, “16 Mayıs 2007 tarihinden 3 ay 12 gün Cumhurbaşkanlığı makamı işgal edildi. Bilerek, ne anlamına geldiği idrakiyle bilerek, Cumhurbaşkanlığı makamı işgal edildi. Yetkisi olmadan 3 ay 12 gün bir zat orada oturdu” dedi.
AK Parti Burdur Milletvekili Petek bir grup AK Parti milletvekili ile birlikte, 27 Nisan e-muhtırasının yıldönümü nedeniyle basın toplantısı düzenledi. Petek, e-muhtıranın 9. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, muhtıranın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçtirilmemesi için verildiğini söyledi. Petek, Kutlu Doğum kutlamalarının, ilahilerin okunmasının, kadınların, çocukların bu toplantılara katılmasının irticai, bölücü, yıkıcı eylemle olarak nitelendirildiğini ifade etti. CHP’nin darbecilerle aynı safta olduğunu söyleyen Petek, “Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, ‘Genelkurmay’ın tespitleri bizim tespitlerimizden farklı değildir, altına imzamızı atarız’ demek suretiyle demokrasi karşıtı tarafta yer almıştır. İnanç, ibadet özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü kapsamındaki eylemlere terör faaliyeti gibi gösteren bildiriye sahip çıkma talihsizliğine düşmüşlerdir” ifadelerini kullandı.
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i eleştiren Petek şunları söyledi:
“16 Mayıs 2007 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa gereği görev süresi bitmişti. 27 Nisan’ın yaşandığı sırada Anayasa uygulansaydı, yapılması gereken şu idi; Anayasa gereği Ahmet Necdet Sezer’in görevini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’na devretmesiydi. 16 Mayıs 2007 tarihinden 3 ay 12 gün Cumhurbaşkanlığı makamı işgal edildi. Bilerek, ne anlamına geldiği idrakiyle bilerek, Cumhurbaşkanlığı makamı işgal edildi. Yetkisi olmadan 3 ay 12 gün bir zat orada oturdu.”
Petek, laiklik konusunda, “Militarist laikçi uygulamalardan milletimiz çok çektiği için 27 Nisan’da olduğu gibi din ve vicdan özgürlüğü, ibadet, ifade özgürlüğü kapsamında doğal, normal, hukuk çerçevesinde görülen eylemler geçmişte bu militarist laikçi uygulama ile suç gibi gösterildiği için ve bunların bedelini toplumumuzun çok büyük bir kısmı ödediği için laiklik konusunda açıklık getirmek, Anayasa’da yer aldığında nasıl tanımla yer alacağını hakkında görüş bildirmek ifade özgürlüğü kapsamında durumdur. Benimde temennim şudur; Anayasa mevcut halinde olduğu gibi laik, demokratik, sosyal hukuk devletidir. Ama buradaki kavramlar yeni Anayasa’da bu evrensel ilkeler yer alırken, yeni bir kargaşaya, yeni bir yanlış uygulamaya yer vermeyecek şekilde bu ilkelerin içi doldurularak Anayasa’da yer almasıdır” şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192