İçimiz yanıyor…

Ama sadece içimiz!

Çünkü bir şey yapamıyoruz…

Şehitler artık beşer beşer geliyor…

Anaların gözünde yaş kalmadı.

Yavuklu bekleyen gözler, eşini bekleyen kadınlar, babalarını bekleyen çocuklar.

Evlatlarını bekleyen ana babalar…

Her gün ölüyorsunuz biliyoruz…

İşte karakol baskını…

Karakol saldırısının Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, iç siyasete ve PKK'ya bakan üç farklı cephesi bulunuyor. Bir yandan demokratikleşme adımları atılırken diğer yandan süreci akamete uğratacak terör saldırılarının yapılması akıllara 'kışkırtma' ve yeni bir 'alacakaranlık kuşağı' yaratılması iddialarını getiriyor.

Saldırının kendisi ve yapılış biçimi bir kez daha güvenlik zaafını ve karakolların yapısını gündeme getirdi. 1980'lerin ikinci yarısında başlayan karakol baskınları zaman zaman azalsa da maalesef hâlâ devam ediyor. Basılan karakol sayısı, verilen şehit sayısı bir yana, sadece yapılan baskınlar başka söze hacet bırakmıyor. Şemdinli ilçesinin sınır boyunda yer alan Aktütün Karakolu'na son 16 yılda yapılan dört saldırı dikkate alındığında olayın içeriği çok daha iyi görülüyor. TSK sadece Aktütün Karakolu'nda 45 şehit verdi. Üzümlü Karakolu'nun hikâyesini hiç anlatmayalım...
Karakol saldırıları ilk zamanlarda İran-Irak sınırındaki karakollara yoğunlaşırken daha sonra Diyarbakır'dan Tunceli'ye, Van'dan Iğdır'a geniş bir coğrafyaya yayıldı. Başlangıçta sınırdan geçen militanların 'vur-kaç' taktiği ile yaptığı gece baskınları yerini gündüz gözüyle yapılan saldırılara bıraktı. Hatta örgüt daha da ileri gitti ve saldırıları filme kaydedip eğitim notu olarak okutmaya başladı. Her defasında PKK daha organize, daha bilinçli ve daha ağır silahlarla saldırı yaparken karakollar açık hedef olmaya devam etti. Alınan onca tedbire rağmen saldırıların önüne geçilemedi. Çünkü sorun tedbir almayla ilgili bir problem değil. Asıl sorun 'terörle değil, teröristle mücadele etme' anlayışında yaşanıyor. PKK'nın saldırı yöntemi sürekli değiştirirken hedefi hep aynı kalıyor.
Ve biz bu işi sonlandıramıyoruz…

Daha ne kadar sürecek…

Bu Kandil ne kadar bir yerdir ki on yıllardır bombalanıp ayakta kalmaktadır…

Sabrın sonu hiç hayra alamet değil gibi…

***

Tebessüm

 

Kuzey Irak sorunu yüzünden bir Amerikalı ile kapışan Temel,
- "Siz Irak'ı haksız yere işgal eden ve teröristlere yardım eden zorbalarsınız" diye bağırmış.
Amerikalı, hemen karşı saldırıya geçerek şu karşılığı vermiş:
- "Siz Türkler, borç para yemekten başka bir şey bilmeyen insanlarsınız. Teknolojiden filan da hiç anlamazsınız. Oysa bizim işimiz teknolojidir. Bana bir kalıp çelik yolla, sana koca bir gemi yapayım."
Temel'in kafası iyice atmış ve:
- "O da bir şey mi! Sen bana kız kardeşini yolla, sana geminin bütün mürettebatını yapayım" demiş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.