Bazı kaynaklar havai fişeğin 2000 yıl kadar önce keşfedildiğini söylerken, başka kaynaklar ise 9. yüzyılda Çin’in Song hanedanlığı (960-1279) zamanında bulunduğunu iddia ediyorlarmış.

Wikipedia böyle diyor.

Kaynaklarının bazılarını mazılarını bilmem ama bu illeti dünyanın başına saranın, bulduklarıyla, yedikleriyle, içtikleriyle insanlığın başını belaya sokmakta uzman millet Çinliler olduğu kesin.

 Wikipedia da havai fişek denilen tehlikeli görselliğin Uzak Doğudan Batıya nasıl geldiğine dair uzun uzun yazılmış bilgiler var.

İsteyen girer bakar öğrenir.

Benim derdim Çinliler filan değil.

Onlara zaten Uygur Türklerine son dört aydır yoğunlaştırdıkları zorunlu doğum kontrol dayatmaları da dahil olmak üzere uyguladıkları zulüm ve soykırımdan dolayı fena halde gıcığım.

Bir de yine onların canlı cansız ne bulurlarsa zıkkımlandıkları saçma salak boğaz dertlerinden kaynaklanarak tüm dünyanın başına bela olan şu korona meselesi var ki ona hiç girmiyorum.

Derdim bana göre son derece gereksiz havai fişeklerin neden oldukları özelinde tüm pisi pisinelikler ve ülkemde ki pisi pisine yaralanmaların, sakat kalmaların ve daha da acısı ölümlerin önüne bir türlü geçemeyişimiz.

Geçen haftanın son yazsında da bu pisi pisine pisi pisineliği işlemiş yazıyı da,bir sonra ki makalemin adını vererek ‘’Onu da Salı günkü yazımda yazarım.Tabi bu arada,bir yerlerde pisi pisine ölüp gitmiş değilsem…’’ diyerek bitirmiştim.

O adını verdiğim yazı yayınlandığında ben yaşıyordum gerçi ama bu sefer de üç Mehmetçik şehit olmuş, on bir Mehmetcik yaralanmış ve bir kamu görevlisi şoför ölümle yaşam arasında kalmıştı.

Haber bültenlerinde yine ölenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı, yaralananlara acil şifalar dileniyor, pisi pisine dramlar yollarına devam ediyordu.

Bir türlü canlarımıza halel getirecek unsuları önceden saptayıp, gerekli önlemleri alıp, pisi pisine yaralanmaların ölümlerin önüne geçemiyoruz.

Başımıza gelen her musibetten ders çıkarttığımız söyleyip o derslerin çoğundan çakıyoruz.

Aslında bu durumumuz hayatımızın her yerine sirayet etmiş durumda ama şu hamasetle gerçeği birbirinin kardeşi sanma huyumuz yok mu?

İster adam sendecilik deyin, ister bize bir şey olmazcılık, isterseniz öngörüsüzlük.

Hepsinin çıktığı sokak aynı.

Pisi pisine sokağı.

Bu sokak var ya bu sokak,adı üstünde pis sokak.

Hem pis hem de çıkmaz sokak.

Kim bilir bu güne dek ne dramlara sahne oldu, bu günden sonra da ne dramlara sahne olacak.

Giren, öncekilerde olduğu gibi ya kolunu, ya bacağını, ya sağlığını, ya canını kaybedecek.

En çoğu bir hafta gündemde kalacak, birkaç yıl  ailelerinin dışında varsa hatırlayanları seneyi devriyelerini anacak  bu arada üstlerine sokakta yeni yeni can verenler eklendikçe unutulup gidilecek.

Bu kadar acı tarihinde acılarla yoğrulmuş mazlum Türk Halkına bile fazla.

Evet biz kaderci milletizdir. Çoğumuz alın yazısına da inanırız ama hiç birimiz pisi pisine çıkmaz sokağına girerek orada can vermeye hevesli değiliz.

Allah kader vermiş amenna da bir de akıl vermiş.

Bu aklı kullanmayı da kuluna bırakmış.

Bizim su yuttuğumuz nokta da tam burası işte; akıl ile şansı birbirine karıştırıyor, aynı hataları yaparak farklı sonuçlar bekliyoruz.

Tek fark yitirdiklerimizin isimleri, yaşları, cinsiyetleri oluyor onu bile fark etmiyoruz.

Denetimi denetleyenden sormuyor, liyakatı  liyakatsızdan bekliyor, işleri oluruna bırakıp elimizde üzerinde olursa olur suyu olmazsa bulgur suyu yazılı bir  orak olmazları biçiyoruz.

Ha bu arada bunun suçlusunu filan da aramanın alemi yok.

Çünkü ucundan kıyısından hepimizin tuzu var bu ortaya karışık salatada.

Hayatı ciddiye almıyoruz.

Sanıyoruz ki, üzerinden atladığımız her konu bir şekilde kendiliğinden düzelecek.

Ama düzelmiyor işte.

Bu ,bu günün meselesi değil; dün de vardı yarın da olacak.

Birileri o çıkmaz sokağın girişinde ki tabelayı söküp atmadıkları sürece de de düzelmeyecek.

Moral bozmak istemem ama;

Bu pisi pisineler pisi pisine yaşanılmaya devam edecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254