Bursa Haber sütunlarından merhabalar sevgili dostlar. Nacizane ömrümüzde güzel Bursa’mızın 1946’da çıkan ilk gazetelerinden birinde de yazmak varmış. Öncelikle sizlere ulaşma imkanını şahsıma sunan Bursa Haber Gazetesi imtiyaz sahibi Cüneyt Dizdar’a ve Gazeteci Burhan Kaya beyefendiye şükranlarımı sunuyorum.

Gelelim hemen gündeme. Ülke tam bir dedikodu kazanına döndü.  Milletin çay sohbetlerinde, kahvehanelerde, dost meclislerinde konuştuğu tek konu var şu an. AK Parti’nin içerisinden türeyeceği düşünülen yeni bir parti. Ali Babacan’ın istifasıyla birlikte kulaktan dolma birçok unsur yayıldı. Doğru/yanlış ayrımı yapamıyor hiç kimse. Bende bu köşeye şöyle giriş yapmak istedim bugün. Parti kurmak gerçekten o kadar kolay mı?

                                                                                         ***

Çok partili hayata geçtiğimiz günden beri siyasi parti sayısı her geçen gün arttı da arttı.

1945 yılında CHP’den ayrılan dört milletvekili Demokrat Parti’yi (DP) kurarak, 1946 yılında yapılan uyduruk seçimi saymazsak ilk seçimde hemen iktidar oldular. Ancak yeni siyasi parti kurma çalışmaları hep devam etti ve 1950-60 arasında da birçok parti kuruldu.

1960 yılında yapılan bir “darbe” ile bütün siyasi partiler kapatıldı. İki yıl sonra siyasi parti kurma çalışmaları serbest bırakılınca yine çok sayıda parti boy göstermişti. Aynı nakarat 1980 darbesinden sonra tekrar oynanmış ve yine birçok parti kurulmuştu.

Şunu bir kere not edelim. Her yeni parti kurulurken, güç elde etmesiyle birlikte, “Siyasi Partiler Yasası” ile “Seçim Kanunu”nun değiştirileceğinden bahseder ama gücü elde edince de bu söylediklerini artık gündeme taşımadığı gibi taşınmasından da hoşlanmaz. Mevcut düzenlemelerde milletvekillerinin halk tarafından aday gösterilmesi neredeyse imkansız gibidir mesela. Parti Genel Başkanı ile dar çevresi milletvekili adaylarını belirler ve halka da “ancak bunlara oy verirseniz ülke düzlüğe çıkar” diye empoze ederler. Bu empoze edişte çok tesirli sloganlar ve propaganda şekilleri uygulanarak seçmenin oyu alınır. Aslında her şey yasaldır ama içinde halkın net tercihi yok denecek seviyededir.

Günümüzde bilgili ve lider profiline sahip çok insan yetişiyor artık. Bunlar da ülkeyi ben yönetirsem daha faydalı olurum diye düşünüyorlar. Ama önlerinde önemli bir engel vardır: Türkiye’de bir partiye genel başkan olan kimse, belli süreler için genel başkan olmaz. Türkiye’de genel başkanlık ölünceye kadardır. Bu işin istisnaları yok mu? Var elbette ama onlar da iktidar olma şansı gözükmeyen partiler için geçerlidir. Yani parti kurup onu devam ettirebilmek babayiğit işidir bizim ülkemizde.

                                                                                            ***

Şimdi biraz geriye gidelim. Çok değil biraz…

Siyasi iklimde son 10 yıl içerisinde önce MHP’den kopuşlar başladı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nun öne sürülmesi Meral Akşener ile MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin arasını epey açtı.

İhsanoğlu seçilemedi.

Akşener’in 1 Kasım seçimlerinde milletvekili adayı gösterilmemesi MHP’den ayrılmasının ana sebebi olarak biliniyor zaten. MHP’den ayrılan Meral Akşener çok geçmeden İP’i kurdu ve ekonomi üzerinden yaptığı propaganda ile istediğini aldı.

MHP’de Akşener krizi  böyleyken o sıralarda CHP’de de Muharrem İnce krizi vardı. Sürekli Kılıçdaroğlu’na parti içi muhalefet sergileyen İnce, susturulmak için Cumhurbaşkanı adayı yapıldı. Kılıçdaroğlu akıllıca bir hamle ile seçilemeyeceğine emin olduğu İnce’yi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına koyarak tek seferde egale etti. İnce aday gösterilmeseydi CHP’de ciddi bir kaos oluşurdu.

Vee şimdi de AK Parti… Akıllardaki soru şu…  AK Parti kendi içinden yeni kurulacak bir partiye oylarının ne kadarını kaptırır?

AK Parti’nin kopuşu biraz gürültülü olacak gibi sevgili dostlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan her ne kadar milletvekillerini toplayıp birlik mesajı verse de, içerideki AKP’liler diye tabir edilen kesimden mutlak suretle kaymalar yaşanacaktır. Millete söyleyecek sözü olmayan liyakatsiz birçok AK Partiliden beklenmedik sözler duyulacaktır. Ortalık epey bi çalkanacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle bu süreçte işi çok zor. Zira yeni partili bir seçimde MHP’den ittifak yoluyla gelecek oylar İP’e, AK Parti’nin kendi oyları da yeni kurulacak bir partiye yüzde 10 bile kayarsa iktidar değişir.

Konu uzatılmaya çok müsait ama neticeye gelelim:

Kısacası şu bilinsin. Açık ve net. AK Parti’nin içinden bir parti kurulursa ve AK Parti’nin oyları bölünürse CHP iktidar olur…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Engin Can 3 ay önce

Yazınızı Çok Beğendim Cidden Doğru Kelimeler Umarım Başarılı Olursunuz

banner234

banner246