Yılbaşından beri hayatımıza giren paralı poşet olayı nedense hiç içime sinmedi.

“25 kuruşu verip veremeyeceğimden” değil.

Zaten onun belki mislisini benden senden öyle veya böyle alıyorlar.

Bundan hangimizin haberi var?

Yıllardan beri habire sonu 99‘la biten fiyatları yuvarlayarak, bizden arakladıkları “1’er kuruşu” hangimiz geri aldık.

Ya da hangimiz o “birer kuruşun hesabını” sorduk.

Ancak!..

Bu sefer bazı şeylerin hesabını sormak istiyorum.

O nedenle de diyorum ki:

“Ben poşetin paralı olmasına karşıyım!..”

                                                 ***

Nedenini açıklamaya çalışayım.

Bu konuda çıkarılan kanunda da açık açık belirtildi.

Bu 25 kuruşun 15 kuruşu vergi olarak “devletin kasasına” girecek.

10 kuruş da firmanın “poşetleri bastırmasında” kullanılacak.

Çok basit bir hesap yapalım.

80 milyonun yaşadığı bu ülkede günde en az 1 milyon kişi süper marketlerden, AVM’lerden alış veriş yapar mı?

Yapar!..

Bu rakamı bir zahmet 15’le çarpın bakalım.

150 bin TL eder değil mi?

Günde 150 bin Törkiş lira!

Ayda; yılda?

Tabii ben ülkede “bir günde alış veriş yapanların sayısını” en azından örnekledim.

Kim bilir “kaç milyon kişi” alış veriş yapıyor?

                                                    ***

Neyse!..

Yasada da yazdığı gibi bu para “devlete gideceği” için sorun yok!..

Her yanımız vergiyle çevrildiğine göre.

Bir katkı da bunun için yaparız; olur biter.

Üstelik “fazla acıtmadan” ödeyeceğimiz için, buna “iyi bir vergi” de diyebiliriz.

Evet!..

Poşetlerin “paralı olmasına” şimdilik büyük tepki var.

İnsanlar yanlarında getirdikleri bez poşet ya da filelerle alış veriş yapıyor

Ancak göreceksiniz!..

Paralı poşetler insanlarda zamanla “alışkanlık” yapacak.

..Ve asıl amacından uzaklaştıracak.

Amaç neydi?

Doğayı ve çevreyi korumak, kirletilmesine izin vermemek…

Ee ne anladım ben bu işten?

O paralı poşetler, özellikle kredi kartlı alışverişlerde nasılsa bize kakalanacağına göre doğayı kirletmeyecek mi?

                                                    ***

Daha önce de yazdım.

Gene yazayım; ben bu poşet kampanyasının sadece “Doğayı koruma” yanına tarafım.

Evet!..

Doğa bu poşetler yüzünden inanılmaz derecede kirletildi.

Özellikle kent çöplüklerinin yanından geçtiğiniz olmuyor mu?

Geçerseniz hele hele “rüzgarlı havalarda naylon poşetlerin havalarda uçuştuğunu” görürsünüz.

Yani resmen poşet soluyoruz.

Ya yediğimiz balıklar?

Onlar sayesinde midemizi plastikle doldurmuyor muyuz?

                                                     ***

Onun için başlığımdaki cümleye döneyim.

Eğer “doğanın kirletilmesini” önleyemiyorsak…

Denizlerimizi, göllerimizi hatta akarsularımızı, piknik yerlerimizi bu poşetlerle dolduruyorsak…

Bu kötü alışkanlıklarımızdan bu poşetleri “parayla satarak” kurtulamayız.

Madem bu konuda önemli bir kanun çıkardık.

O zaman.

Yeni bir düzenlemeyle “asıl amacımıza” vurgu yapmamız ve “poşetleri tamamen yasaklamamız” gerekiyor.

                               

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234