banner252

Bu haber kez okundu.

PROF.DR SEDAT DEMİRLE ÇOK ÖZEL

1960 Isparta doğumlu olan Prof. DR Sedat DEMİR ilk ve orta öğrenimini Eskişehir de tamamladı.  İstanbul Cerrahpaşa tıp fakültesinden mezun oldu. İhtisasını ise Fırat üniversitesin Tıp Fakültesinde yaptı, sonrasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi kardiyoloji ana bilim dalında yardımcı doçent öğretim üyesi olarak göreve başladı. Doçentlik ünvanını  ise aynı üniversitede iç hastalıkları  (genel dahiliye) alanında alırken 2016 yılında  İstanbul Aydın Üniversitesine Profesör olarak atandı.  Kamu ve özel hastanelerde  başhekimlik ve yönetim  görevleri yapan prof. DR Sedat DEMİR  son olarak Bursa Medical park hastanesi genel müdürlük görevinde bulundu. İç hastalıkları (genel dahiliye) uzmanı olan Prof. DR Sedat DEMİR son bir buçuk yılda ise 20 yıl önce geldiği Bursa da kendi kliniğini kurarak hizmetlerini sürdürmektedir.                                                                                                                             

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDE ÖNEMLİ GÖREVLER YAPTI                 

Bir çok sivil toplum örgütlerinin Sosyal sorumluluk projelerinde aktif görev alan Prof. DR Sedat DEMİR Bursa özel hastaneleri ve Bursa sağlık turizmi derneği kurucu yöneticisi unvanı yanı sıra Bursa kanserle savaş derneği başta olmak üzere bir çok sivil toplum örgütünde aktif görev aldı, dernek yöneticilikleri yaptı. Başarılı hekimliğinin yanı sıra toplumun yararına  olan tüm çalışmalar da gönüllü yer aldı.                                                                                                                 

ÜLKEMİZDE TIP EĞİTİMİN GELDİĞİ NOKTA ÖNEMLİ                     

Tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de tıp eğitim ve tıp bilgisi oldukça gelişti. Yıllar önce sadece birkaç ana branş vardı hariciye genel dahiliye cildiye intaniye ve gibi.  ancak şimdi yan dallar oluştu bütün branşların kendi içinde birden fazla bölümleri var. Bilginin gelişmesiyle bu da gayet normal ancak günlük pratik de yan dallaşma bir noktadan sonra organ hekimliğine döndü. Ancak insan bir bütün  bütünü değerlendirecek tüm bilgiye sahip uzman hekimlere de ihtiyaç var. Biz genel dahiliye alanını biraz ihmal ediyoruz. Ancak son yıllarda genel dahiliye  branşı çok önem kazandı. hastalıklar tek organı tutmuyor ve tanı ve tedavide multdisipliner yaklaşım gerekiyor. Örneğin şeker hastalığı tüm organları etkiliyor. akademisyen olarak Bursa da bir kaç Genel Dahiliye hekiminden biriyim. uzman arkadaşımız  çok sayıda ancak akademisyen olarak sayımız oldukça az çünkü genel dahiliyede akademik kariyer yapmak oldukça zor. Ancak  son yıllarda Akademisyen olmak isteyen uzman arkadaşlarımızın sayısı arttı buda tıp adına önemli bir gelişmedir.                                                                                                                            

GENEL DAHİLİYE BRANŞI GÜNÜMÜZDE ÇOK ÖNEMLİ     

Hastanın yakın ve uzun vadede hastalık riskini en iyi değerlendirecek hekim genel dahiliye uzmanıdır. Günümüz bilgi çağında hastalıkların tanı ve tedavisinde multidispliner,  hastaya bir bütün olarak  yaklaşım  çok önemlidir.  

Son yıllarda giderek artan ve adeta bir salgın gibi toplumu etkisi altına alan kanser, diyabet, kalp damar hastalıklarının erken tanı ve tedavisi ilerleyen süreçte kişilerin hayat kalitesinin belirlenmesinde çok önemlidir. Bu anlamda aralıklı olarak yapılacak muayenelerin çok büyük önemi vardır. Klasik anlamda yapılan check up’lar maalesef ticari bir beklentinin ötesine geçememektedir. 

Düzenli aralıklarla bir hekime muayene olarak sağlık riskleirnin belirlenmesi ve check up çalışmasının bir dahiliye hekimince kişiye özel olarak planlanması ile gerçek anlamda başarı sağlanabilir.

 YAYGIN HASTALIKLARIN SEBEBİ ORTADA                      

 Toplumda hızla artan diyabet kanser tiroit mide bağırsak hastalıkları gibi yaygın ve salgın hastalıkların sebebini doğru tespit etmeliyiz. Günümüzde önceleri çok daha az gördüğümüz bir çok hastalığın  artığını görüyoruz bunun sebepleri arasında yaşadığımız olumsuz çevre koşulları, egzersiz ile olan ilişkimiz, stres faktörleri, düzensiz beslenme gibi faktörler sayılabilir. Aslında bunların hepsi de düzeltilebilir ve hayatımızdan çıkartılabilir faktörlerdir. Gelişmiş modern hayat ve teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi beraberinde bir çok hastalığı da getirdi. Özellikle teknolojinin ilerlemesi ve kötü kullanımı ile birlikte doğal hayatın zarar görmesi ve olumsuz çevre faktörleri bir çok hastalığın oluşması ve yayılımını sağladı . günlük hayatımızda akla hayale gelmeyecek kanserojen maddelerle karşılaşıyoruz. Sadece sigarayla mücadele yeterli degil asıl gıda terörüyle mücadele etmek çok daha önemli. Paketlenmiş hazır gıdalar, raf ömrü uzatılmış gıdalar ,plastik ve farklı maddelerde ambalajlanmış gıdalar hemen hepsinde çok önemli kanserojen maddeler olduğunu biliyoruz. Asıl sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için bunlarla mücadele etmemiz lazım. Örneğin üç ay dayanan süt ürünleri olmaz tarım ve sağlık bakanlığında izin almaları sağlıklı oldukları anlamına gelmez. Hastalıkla mücadele edecegiz. Ancak hastalıkların sebepleriyle bileceğiz ve  o sebeplerle de mücadele etmeliyiz .   

Hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde ilaç tedavileri bir takım gıda takviyeleri vs. den önce ön gördüğümüz sağlıklı bir yaşam için sağlıklı bir çevre, sağlıklı beslenme, düzenli hayat, düzenli egzersiz ve stresden uzak durmadır.                                                                                                                        

EĞİTİM POROGRAMLARI ÖNEMLİ                                           

Prof.  DR Sedat DEMİR kendi kliniğimiz de çok yönlü tedavi uygulamaları yapmamızın  yanı sıra yakında eğitim programlarına da başlıyoruz. Sağlıklı çevre, sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme stressiz hayat konulu programlarımız olacak. Son yıllarda yazılı ve görsel yapılan sağlık programları kafa karıştırıyor doğrular dile getirilmiyor. Özellikle beslenme konusunda çok saçma fikirler dinliyoruz bu programlarda meyve bile yemeyin diyenler oldu. Hergün burnumuza bir garip ot dayatan anlı şanlı hocalar sadece toplumun kafasını karıştırıyorlar. Oysa hiçbir otun  bir soğan kadar faydası yoktur örneğin omega … kullanın  demek yerine balık yiyin demeleri gerekir.  Bu tür adı sağlık olan aslında reytingden başka amaç gütmeyen sağlık bilgilendirmeleri ile  başta   tabip odaları olmak üzere  sivil toplum örgütleri mücadele etmelidir.  Benim hastalarımıza tavsiyem özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliğine itibar etmemeleri doğru tedavi için doğru adrese ve konunun uzmanına  giderek tedavi olmalarıdır.

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254