banner264

Bu haber kez okundu.

PROF.DR BİLGEN TANELİ İLE ALZHEİMER HASTALIĞININ TARİHÇESİ

Prof. Dr. Bilgen Taneli 1935 yılında İzmir’de doğdu. Tüm eğitimini İzmir’de tamamladı. 1955 İzmir Atatürk Lisesi’nden sonra 1956-1962 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Tıp eğitimi sırasında tanıştığı Prof. Dr. Suna Taneli ile 1963 yılında evlendiler. Her ikisi de 1962 yılında Ege Üniversitesi Psikiyatri Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başladı. Prof. Dr. Bilgen Taneli 1966 yılında eğitimini Würzburg Üniversitesi Psikiyatri Kliniği’nde sürdürmek üzere Almanya’ya gitti. Orada Psikiyatrinin yanı sıra Klinik Nörofizyoloji (Elektroensefalografi,EEG) eğitimi de alarak, uzmanlık tezini, Uyku analizi üzerine yaptı. Bu süre içinde, Würzburg doğumlu ve eğitiminin bir kısmını da Würzburg’da yapmış olan Dr.Alois Alzheimer’i ve çalışmalarını da  tanımış oldu. Alzheimer hastalığına ilgisi böylece başladı. Bu arada eşi Prof. Dr. Suna Taneli, Ege Üniversitesi Psikiyatri Kliniği’nde uzmanlığını tamamlayarak, 1967 yılı başında Würzburg’a geldi. Her ikisinin de Ruh ve Sinir Hastalıkları uzmanlık eğitimleri 1967 yılında tamamlandı. Ardından Prof. Dr. Suna Taneli 1968 yılı bahar aylarında Göttingen Üniversitesi’nde Çocuk Psikiyatrisi Uzmanlık Eğitimi’ne başladı. Prof. Dr. Bilgen Taneli de 1968 yılı sonunda, Göttingen Max Planck Enstitüsü, Beyin Araştırmaları Bölümünde burslu olarak çalışmaya başladı. 6 ay sonra da Göttingen Üniversitesi Nöroloji Kliniği ve Klinik Nörofizyoloji bölümünde devam etti. 1969-1976 yılları arasında Göttingen Üniversitesi Nörofizyoloji Bölümü’nde araştırmacı ve EEG Laboratuarı yöneticisi olarak çalıştı. Burada yaptığı değişik bilimsel araştırmalar ve doktora yöneticiliğinin yanı sıra , kendi doçentlik tezini (Alkolün Akut Etkisinin EEG ve Uyarılmış Potansiyeller ile araştırılması) de hazırladı. Doçentlik sınavına 1974 yılında Türkiye’de girdi. 

1976 yılında, eşi Prof. Dr. Suna Taneli ile birlikte Bursa TIP Fakültesi’nde Psikiyatri Kliniklerini kurmak üzere Türkiye’ye döndüler. Genel Psikiyatri/Yetişkin Psikiyatrisi Kliniği’ni kurdular. 

Prof. Dr. Bilgen Taneli Ocak 2002, eşi Prof. Dr. Suna Taneli 2006 yılında emekli oldular. Prof. Dr. Bilgen Taneli bir yandan özel muayenehanesinde çalışırken diğer yandan da bilimsel çalışmalarına devam etmekte. Değişik bilimsel derneklerin kurucu üyesidir. Örneğin Türk Biyolojik Psikiyatri Derneği , Türkiye Alzheimer Derneği ve Vakfı, Şizofreni ve Şizofreni Benzeri Psikotik Bozukluklar Derneği ve son olarak, Sağlıklı Yaşlanma ve Alzheimer’i Önleme Derneği. 1993 yılında Türkiye’de ilk olarak Bursa’da 2 günlük Uluslararası Alzheimer Sempozyumu düzenlemiştir. Toplantıya bu alanda yoğun çalışmaları olan 10 yabancı konuk konuşmacı katılmıştır. 

Prof. Dr. Bilgen Taneli halen Alzheimer Hastalığı ile ilgili olarak sosyal ve bilimsel çalışmalarını sürdürmektedir. Toplumu bu hastalıkla ilgili olarak bilinçlendirmek ve bilgilendirmeyi kendisine kutsal bir görev edinmiştir.



ALZHEİMER HASTALIĞI NIN TARİHÇE

Dr. Alois Alzheimer, bugün “Alzheimer Hastalığı” olarak bilinen hastalığın klinik bulgularını ve beyindeki bozuklukları ilk tanımlayan kişidir. Dr. Alois Alzheimer, 14 Haziran 1864 tarihinde, Almanya’da Würzburg şehrinin yakınındaki Markbreit kasabasında doğmuş ve  19 Aralık 2015 tarihinde Breslau (Bu günkü adı Wroclow-Polonya) şehrinde erken sayılacak bir yaşta, kalp hastalığından ölmüştür.

Dr. Alzheimer, tıp eğitimine Berlin’de başladı, Tübingen ve Würzburg’da sürdürdü. 1887 yılında tıp doktoru olduktan sonra 1888 Aralık ayından itibaren Frankfurt şehrindeki , Akıl Hastalıkları ve Epilepsi Hastaları’nın yatırıldığı bir hastanede Psikiyatri ve Nöropatoloji eğitimine başladı.

Dr. Alzheimer’in Nöropatoloji alanında özelleşmiş Psikiyatri Uzmanı olarak çalıştığı bu hastanede, 1901 yılında, 51 yaşındaki Auguste Deter isimli kadın hasta dikkatini çekmiştir. Söz konusu olan hastanın özellikleri: kocasını paranoid düzeyde kıskanması, bellek bozukluğu, zaman ve mekan duygusunun bozulması, işitme hallusinasyonları (olmayan sesleri duyma), öldürüleceği ya da cinsel tacize uğrayacağı şüpheleri ve idrar kontrolunun kaybı ile yatalak olarak 4,5 yıl gibi kısa sürede ölmesi. İşte Dr. Alzheimer, öldükten sonra bu hastanın beynini inceleyerek, bugün Alzheimer hastalığı için tipik olan, beyin hücrelerindeki bozuklukları saptamıştır. Bu bozukluklar: Sinir Hücreleri’nin içinde Yumaklar, hücrelerin birbiri ile haberleştikleri sinir uçlarına yakın bölgelerde (Sinapslarda) Plaklar oluşmaktadır. Sonuçta bu oluşumlar Sinir Hücreleri’nin ölümüne, dolayısı ile de beynin küçülmesine (Atrofisine) neden olmaktadır.

FOTOĞRAFLAR

Dr. Alzheimer, Beyin Bozuklukları ile seyreden bu hastalığı, önce 2006 yılında bir bilimsel toplantıda sunmuş sonra da, 2007 yılında bir bilimsel dergide yayınlamıştır. Ne yazık ki meslektaşlarından beklediği ilgiyi görememiştir. Daha sonra bu hastalık Alzheimer Hastalığı olarak isimlendirilmiştir. 

Aradan geçen 100 yıldan fazla süre içinde, Alzheimer Hastalığı’nın nedeni hala tam olarak anlaşılamamış ve tedavisi de bulunamamıştır. Kullanılmakta olan ilaçlar ancak hastalığın gelişmesini bir miktar yavaşlatmaktadır.

ALZHEİMER HASTALIĞI NIN KLİNİK BELİRTİLERİ

Klinik  belirtilerde, en erken belirti, bellek kaybıdır. Sonra lisan, görsel-mekansal beceriler, düşünme ve yargılamada bozulma, kişilik ve davranış değişiklikleri, psikiyatrik bozukluklar (Paranoid/Gerçek dışı şüpheci düşünceler,Hallusinasyonlar/gerçek dışı görme ve duyma  algıları, Aktivite Bozuklukları, Agresyon/Öfkelenme, Gece-Gündüz  Ritminin/Uyku ve uyanıklık ritminin bozulması, Duygulanım Bozuklukları/Depresyon, Anksiyete ve Fobiler, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Kendine Bakım Yetersizlikler (Günlük ev işleri, yemek hazırlama, ev gereçlerini kullanma, nakil araçlarını kullanma, telefon kullanma, alışveriş, para kontrolü, hobiler ve ileri dönemde öz bakım; banyo yapma, giyinme, yemek yeme, yürüme) ve son evrede fizik işlevlerin tamamen kaybolması ile yatalak hale gelir.

ALZHEİMER HASTALIĞI NIN KLİNİK SEYRİ

Alzheimer Hastalığı’nın klinik seyri pratik olarak üç aşamada izlenir: hafif, orta, ileri evreler. Özet olarak : hafif evrede, ilk belirti olan unutkanlık, alışveriş, araba sürme, hobilerde sorunlar ve Depresyon. Orta evrede: yakın bellekte bozulma (son öğrendiklerini çabuk unutma), günlük yaşam aktivitelerinde yardıma gerek duyma, amaçsız gezinmeler, uyku bozuklukları ve paranoid, şüpheci düşünceler. İleri evrede: Çok sınırlı dil, konuşma güçlüğü, günlük yaşam aktivitelerinin kaybı, huzursuz ve öfkeli davranışlar, idrar ve gaita kontrolunun olmaması ve sonunda tam yatalak olarak bir hastaneye yatırılmak zorunda olunması. Bu klinik dönem yaklaşık 8-10 yıl sürmektedir. Ender olarak 4-5 yıl sürebilir.

Bu klinik bulgular ile Alzheimer Hastalığı’nı kısaca özetleyecek olursak: Alzheimer Hastalığı, beyin dokusunun incelenmesi ile , Dr. Alzheimer’in tanımladığı bozuklukların görülmesi, Kognitif (Bilişsel) İşlevlerde (Bellek, Dikkat, Algı, Öğrenme, Düşünme) bozulma ile kendini gösteren Dejeneratif (Beynin giderek bozulup küçülmesi), ilerleyici ve geri dönüşümü olmayan bir Demans (Bunama) türüdür. Sinsi başlayan Bellek Kaybı  ve Davranış Bozuklukları ile karakterizedir. Tüm Demans’ların % 60-70’i Alzheimer Hastalığıdır. Tüm Dünyada 34 Milyon, Türkiye’de yaklaşık 600.000 dir.

Alzheimer Hastalığı genel olarak 65 yaşından sonra başlar. 65 yaşındakilerde yaklaşık %5 iken her 10 yılda ikiye katlanarak artar. 95-100 yaşında %40-45’i bulur. 

TÜRKİYE NÜFUSUNUN YAŞLANMASI VE ALZHEİMER HASTALIĞI NIN ARTMASI

Türkiye nüfusu giderek yaşlanmakta. Genel nüfus: 2013’te 76.481.847; 2013’te 84.247.088 iken 2050’de 93.475.575 olacak. Bu genel nüfus artışı içinde 65 yaş üstü nüfus da giderek artacak. 2013’de 5.878.603;2023’de 10.144.719; 2050’ de 19.484.836 olacak. Yani genel nüfusun yaklaşık %20 ‘si 65 yaşın üzerinde olacak. Bu da yaklaşık 2 Milyon Alzheimer Hastası demek olur. Bu günden bu gelişmeyi önlemenin Stratejileri üzerinde yoğun çalışılması gereklidir.

ALZHEİMER HASTALIĞI NIN ÖNLENMESİ

Alzheimer Hastalığı’nın klinik bulgularının ortaya çıkışından yaklaşık 15-20 sene önce beynin bozulmaya başladığı bugün bilinmektedir. Tedavisi olmayan ve ilerlemesi durdurulamayan Alzheimer Hastalığı’nı acaba klinik öncesi dönemde yavaşlatabilirmiyiz, gelişmesini önleyebilirmiyiz  düşüncesi bugün için ön plana çıkmaktadır.

ALZHEİMER HASTALIĞI İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

Alzheimer Hastalığı için en büyük risk faktörü yaşlılıktır. Hastalığın çok az bir yüzdesi, %2-3’ü ailevidir. Geri kalan %95’in üzerindeki büyük çoğunluğu sporadik dediğimiz cinstendir. Yani ailede herhangi birinde gelişebilir. Bu sporadik Alzheimer hastalığında çok sayıda, değiştirilebilir denen risk faktörleri bulunabilir.

DEĞİŞTİRİLEBİLİR YA DA ÖNLENEBİLİR RİSK FAKTÖRLERİ

1-Diabet/Şeker

2-Sigara

3-Yüksek Tansiyon

4-Yüksek Kolesterol

5-Obezite

6-Homosistein

7-Alkol

8-Düşük Eğitim Düzeyi

9-Depresyon

10- Kafa travması

PEKİ ÖNLEMEK İÇİN NE YAPALIM

Yukarıda belirtilen 10 faktör için gereken sağlık kontrolleri ve tedavi uygulamalarının yapılması gerekir.

BUNLARIN ÖTESİNDE YAPILMASI GEREKENLER

1-Zihninizi zinde tutun .Öğrenmenin yaşı yoktur. Öğrenmeye devam edin. Örneğin yabancı dil öğrenin, Sudoku ve bilmece çözün.

2-Fiziksel olarak aktif olun. Hergün düzenli yürüyün, spor yapın.

3-Sosyal yaşama katılın

4-Stresle başa çıkmanın yollarını arayın. Duygularınız hakkında yakınlarınız ya da doktorunuzla konuşun, Meditasyon, Yoga, Tai Chi deneyin, Dinlenmek için düzenli aralar verin.

5- Sağlıklı beslenmek. Sağlıklı beslenmede sebze ve meyveyi ön plana almak, örneğin Akdeniz Diyeti’ni uygulamak son derece yararlıdır.

RİSK FAKTÖRLERİNİN AZALTILMASININ SONUÇLARI

Yukarıda belirtilen risk faktörlerini azaltılarak alınan önlemler  sonucu, Alzheimer Hastalığı’nın yaklaşık %50 oranında azaltılabileceğini belirten yayınlar bulunmaktadır.

ALZHEİMER HASTALIĞI INDA BAKIM SORUNLARI

Alzheimer Hastalığı’nın giderek ilerlediği ve desteğe ihtiyacı olduğu dönemlerde önce yakınlarına, sonra da bu alanda yetişmiş olan bakıcıya ihtiyaç vardır. 

İster en yakın akrabası olsun ister bir bakıcı, her ikisi için de çok yorucu bir iştir. Hastaya bakarken kendilerini de düşünmek zorundadırlar. Arada dinlenmek ve kendini de rahatlatmak gerekir.

ALZHEİMER BAKIMEVLERİ

Alzheimer hastaları için bakımevleri ne yazık ki yok denecek kadar azdır. Bakımevlerinin, hastalığın erken evreler için Gündüz Bakımevi şeklinde olması, ileri evreler için de Yatılı Bakımevi olması gerekir. Önemli olan, her iki tip bakımevinde çalışan kişilerin bu alanda iyi yetişmiş ve yeterli sayıda olmalarıdır.

Bursa’da bu alanda yoğun çalışan Nilüfer ve Osmangazi Belediyeleri,  açılma aşamasına gelmiş Alzheimer Gündüz Bakımevi yapmışlardır. Fakat daha fazlasına ihtiyaç var. Bunlar örnek olabilir.                                          

İLETİŞİM                                                                                  

ADRES: BARIŞ MAH FSM BULVARI AKDENİZ APT KAT 2 D 4 NİLÜFER BURSA                                         

E POSTA: bilgentaneli@gmail.com                                          

TEL 0224  4526667- 4526666                                             

GSM 0532 2832585

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254