Bu haber kez okundu.

Yılların Tecrübesi  Filiz Tuhafiye

HABER VE FOTOĞRAF:ERDEM BERK

 

 

Filiz Tuhafiye yetkilisi Mustafa Sezer ile sektörü ve filografiyi konuştuk.

 

Öncelikle sizi tanıyalım…

 

Elbette Ben Mustafa Sezer 1954 Bursa doğumluyum. İş hayatıma tekstil sektöründe başladıktan sonra torna tesviye bölümüne geçiş yaptım ve daha sonra  tuhafiyecilik işine başladım, 30 senedir bu sektörün içerisindeyim ve artık bu mesleği çocuklarıma devretmek üzereyim.

 

Genelde ne tarz ürünler satıyorsunuz?

 

Hobi el sanatları Tuhafiye ürünleri, yün çeşitleri, filografi ürünleri ve bunun gibi diğer çeşitlerde mevcut tabi artık sektör ölmek üzere özellikle yün  bölümünde. Satışlar artık yok denecek kadar az bunun en büyük nedeni ise yünün tanesi 5 lira bir kazak örmek için beş tane yumak almaları gerekmektedir haliyle 25 TL'ye maliyeti var. Ama artık günümüzde hazır kıyafetler 10 15 TL'ye satılabiliyor ve bu da sektörün ölmesine neden olmaktadır.

 

Filografi aparatının mimarı…

 

Ben aynı zamanda patentini aldığım Filografi aparatı icat ettim. Filografi nedir peki? Bence filografi çivi ve telin  buluşmasıdır. Tuhafiyecilik sektörü günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş sektörlerden bir tanesi olsa da ben halen umutluyum. Eğer kendinizi değiştirirseniz zamana göre kendinizi yeniler ve sektörü iyi takip edersiniz mutlaka bir çıkış yolu bulursunuz diye düşünüyorum. Çok şükür bizim müşteri portföyümüzü oldukça iyi bunun en başlıca nedeni ise kaliteli ürünler ve hizmet kalitesi ön planda olması. Tabii ki vizyonumuzda yenilikçilik olması da bunun için büyük bir etkendir.

 

Filografi nedir?

Filografi ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasından teller geçirilerek belli örgü teknikleri kullanılarak çeşitli desenler meydan getirilmesi sanatıdır. Bu sanat Orta Doğu'da doğmuş batıya ve uzak doğuya yayılmıştır.

Ülkemizde pek tanımayan bu sanat; zorluğu, sabır gerektirmesi nedeni ile az uygulanmakta olup bütün dünyada unutulmak üzeredir.

 

Filografi Nasıl Yapılıyor?

Filografi sanatçısı önce kafasında bazı motifler tasarlıyor. Daha sonra bu motifleri oluşturmak için tahta panolar üzerine bildiğimiz çivilerini belli bir düzene göre çakıyor. Bu çiviler boyanıp verniklendikten sonra çivilerin arasından çeşitli renklerde iplikler sıkıca geçirilerek önceden tasarlanmış motifler ortaya çıkarılıyor. Ancak bu iplik geçirme de bir ustalık gerektiriyor. Öyle rasgele bütün çivilerden aynı şekilde iplikleri geçirirseniz hiçbir şey elde edemiyorsunuz. Ayrıca bu ipliklerin hem sağlam hem kolay temizlenebilir olması ve hem de temizleme esnasında renklerinin solmaması gerekiyor.

Gerek tahta panonun ve gerekse kullanılacak ipliklerin rengi önceden sanatçı tarafından tasarlanıyor. Seçilen renklerin hem birbirine uyumlu olması hem de motifi ortaya çıkaracak şekilde olması gerekiyor. Yani ne renkler birbiri arasında boğulacak ne de çok fazla zıt renkler kullanılarak insan gözü rahatsız edilecek. Burada bütün iş sanatçının yaratıcı yeteneğine ve ustalığına kalıyor.

 

Yün Tarihi

Eskiçağlardan beri insanların soğuktan korunmak için yararlandıkları yün, günümüzde de giysi yapımında ve dokumacılıkta yaygın olarak kullanılır. İlk insanlar önceleri hayvanın postuna sarınarak soğuktan korunurken, daha sonra bu kıllardan iplik yapmayı ve kumaş dokumayı öğrendiler.

Yün çoğunlukla koyundan elde edilir. Ayrıca Ankara tavşanı, tiftik elde edilen Ankara keçisi, deve, kaşmir denen üstün nitelikli yünü veren Kaşmir keçisi, Peru keçisi, lama ve alpaka da yününden yararlanılan hayvanlardandır. Yün, uzun ve kaba kılların altında, hayvanın derisini ince bir katman olarak örten çok yumuşak lif ya da kıllardır. Zamanla, özellikle yünü için üretilen koyunlar ıslah edilmiş, üstteki kaba ve uzun kıl katmanı yok edilerek, yumuşak tüylü koyunlar üretilmiştir.

Yün; iklim koşullarına göre, koyunlar yılda bir ya da iki kez kırkılarak elde edilir. Türkiye’de koyunlar genellikle, ilkbahar sonu ya da yaz başında ve sonbaharda olmak üzere iki kez kırkılır. Yaz başında kırkılan kış yünü yapağı olarak adlandırılır. Bu yünün kılları daha uzun ve ince olur.

 

Koyunyünü kırkım zamanına bağlı olarak dört ana sınıfa ayrılabilir:

Genç kuzulardan kırkılan kuzu yünü;

İlk yıl kırkılmamış kuzulardan elde edilen kuzu yünü;

İkinci ya da daha sonraki kırkımlarda elde edilen ana yünü;

Ölmüş ya da kesilmiş koyun derilerinden kırkılan ya da kireç ve başka kimyasal maddelere yatırılıp gevşetildikten sonra yolunan, deri ya da tabak yünleridir.

 

Ürünlerimiz

Filografi

İpek Koza Nakışı

Quıllıng Sanatı

Punch Nakışı

Tel Kırma kitaplar

Kasnaklar

Keçe Nakışı

Patchwork (Kırkyama) El Nakış İplikleri

İğneler tuhafiye

Kumaşlar

Rölyef Malzemeleri havlu goblen

 

 

Adres: Belediye altı çiçek ızgara pasajı no: 24/25 Osmangazi/Bursa

Tel: 0 224 222 51 18

Www.filizyun.com

 

 

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193