Bu haber kez okundu.

‘Romans Kuaför’ Makasın Aşkla Dansı

Samimiyet karşı tarafa yansır ve bunun yanı sıra biz meslekte farklıyız işimizi ask ile yapıyoruz diyen Sait Diğer ‘işimize sanat değil  zanaat olarak yaklaşıyoruz’ dedi.

 

HABER VE FOTOĞRAF: ERDEM BERK

Sait Bey  önce sizi tanıyalım mı?

Elbette 1986 Bursa doğumluyum 11 yaşında Bu sektöre başladım. 2007 yılında Ünlü Cadde’de Romans Kuaförü kurduk üç yıldır da Nalbantoğlu’nda hizmet vermekteyiz.

İnsanlar neden sizi tercih ediyorlar?

Neden bizi tercih ediyorlar; Çünkü samimiyet karşı tarafa yansır ve bunun yanı sıra biz meslekte farklıyız işimizi ask ile yapıyoruz. Bursa’da aşağı yukarı Romans Kuaför tanımayan yoktur. Hatta zaman zaman şehir dışı gezilerinde Eskişehir, İzmir, İstanbul Yalova gibi illerde de temamızı tanıyan insanlarla karşılaştığım oluyor biz işimize sanat değil  zanaat olarak yaklaşıyoruz.


Hedefiniz nedir?

Hedefim Öncelikle huzur. Şu an başka şubelerde açabilirim Fakat benim öncelikli hedefim yanımdaki kişileri yükseltmek. Hedefimin bir tanesi de belki ileride bayan kuaför hizmeti ne de  yeniden geçebilirim.

Solaryum hizmetiniz var mı?

Evet bay ve bayanlara ayrı olmak üzere solaryum hizmeti de vermekteyiz. Ben aynı zamanda estetisyenlik  yapmaktayım. Bununla alakalı 3 yıl eğitim aldım cilt bakımı ve saç analizi de yapıyorum. Bunun yanı sıra mekânımızda Porselen makyaj hizmetleri verilmektedir bunun ana teması da  ciltteki bütün parçaları kapatmaktır.


BERBERLİĞİN TARİHÇESİ

            Berberlik ilk olarak Hz. Muhammed peygamberimiz zamanında Selmani Pak tarafından ortaya çıkmıştır. Hz. Muhammed’in yanında birçok hizmetlerde bulunmuştur. Hz. Muhammed’in saçlarını tıraş ettiği için Selmani Pak adını almıştır. Hz. Muhammed Selman bizdendir, ev halkımızdandır diyerek kendisine yakınlığını vurgulamıştır. Peygamberimizin zamanla değiştirdiği üç saç şekli vardır. 
          1-Çok kısa 
          2-Ortadan ayırarak
          3-Omuzlarında uzun 
IV. Murat zamanında içki ile birlikte kahve içme yasağı da konunca tüm kahvehaneler kapatıldı. Bu arada berberler de mekânlarını yitirerek çoğu seyyar olarak çalışmaya başladılar. Padişahın ölümüyle yasak kalkınca berberler yine eskiden olduğu gibi kahvehanelerin kendilerine ayrılan bir köşesinde çalışmalarını sürdürdüler. Berberlerin mekânsız, dükkânsız kalması olayı, Yeniçeri Ocağının kaldırılması sırasında da yaşandı. Özellikle yeniçerilerini işlettiği kahvehaneler kapatılınca, berberler bir kez daha işsiz ve mekânsız kaldı. Ama Berberlere duyulan gereksinim yetkililer tarafında dikkate alınarak kimi kahvehanelerin yalnızca berber işlevi görme koşuluyla açılması gündeme geldi.
Berberlerin kendilerine özgü tek tip giysileri yoktu ama giysilerinin kullanılış şekli birbirlerine benzerdi. Usta, kalfa ve çırak benzer şekilde giyinirdi. Bellerinde ibrişimden dokunmuş peştamal, ayaklarında ise takunyalar müşteriye temiz görünmesi için çorapsız giymek şarttı. Mintanlarının kollarının yine el , kol temizliğini göstermesi açısından dirseklerine kadar sıyrılmış olması gerekirdi.
Berberlerin çalıştıkları yerlerdeki zeminin taş ve tuğla döşenmiş olmasına da özen gösterilirdi. Böylesine bir tedbir, yere düşen kılların süpürülüp temizlenmesinden kaynaklanıyordu.
Tıraş etme yöntemleri ise günümüzdekinden biraz farklı idi. Tıraş dizde yapılırdı. Müşteri peyke oturtulur, berber iki tarafındaki sakal kılını ustura ile kazıyıp aldıktan sonra evvela sol ayağını müşterinin oturduğu peykeye dayar, dizine temiz bir peşkir koyar, müşterinin başını dizine yatırır, sağ tarafını perdah eder, sonra sağ ayağına dayar, başı öbür dizine alır, sol yanağı perdah ederdi.

 Sabun hususi yapılmış berber leğeninde el ile köpürtülür ve yüz kılları bu sabunla ve yine el ile iyice yıkanıp ovularak yumuşatıldıktan sonra ustura verilirdi. Tıraştan sonra da mutlaka baş yıkanırdı.


Baş yıkamada stil adı verilen özel bir kap kullanılırdı. Bu kaplar berberin ekonomik gücüne ve müşterisine göre değişiklik göstererek topraktan, bakırdan, hatta gümüşten olurdu.
Her berber günümüzün sağlık memuru yada sağlık ocakları gibi çalışır, berberlik kadar dişçilik ve sünnetçilik de yapardı.
II. Abdülhamit döneminde her alanda olduğu gibi bazı değişiklikler göze çarptı. Berberler perükar adını aldılar. Yeni mekanlarla bu mekanlara uyum sağlayan yeni mesleklere doğru yöneldiler. Giyim kuşamlarını, uğraş aletlerini ve yöntemlerini daha pratik ve sağlıklı bir şekle soktular. Müşterilerini peykeye oturtup tıraş etme yerine, baş yastıklı, arkalıklı, döner ve şilteli koltuklar kullanmaya başladılar. II. Meşrutiyet sonrasında altın devrini yaşayan perükarlar, günün modasını da yakından izleyerek müşterilerinin arzularına göre davranırlardı.

SOLARYUMUN FAYDALARI

Solaryum son yıllarda giderek kazandığı popülerliği sürdürüyor ve doğru şekilde uygulandığı zaman zararlara değil oldukça güzel faydalara sahip bir uygulama. Ancak bunun için elbette işinin ehli bir uzman ile çalışmak gerekiyor ve böylece solaryumun sağladığı ışınların yararlı etkilerini görmek mümkün hale geliyor. Özellikle az güneş alan ülkelerde insanlar tarafından yoğun olarak kullanılan solaryum ülkemizde de kışın esmer olmak isteyenlerin favorileri arasında yer alıyor.

Solaryum ışığı deriden içeri girdiğinde beyinde bulunan fiziksel aktiviteleri düzenler ve daha sağlıklı bir hormon salgılanışını sağlar. Bunun yanında vücuda sadece güneş ışınları aracılığı sayesinde dahil olabilen D vitamini de solaryum sayesinde vücut tarafından salgılanabilir hale geliyor. Bu vitamin kadınlarda en sık rastlanan rahatsızlıklardan olan kemik erimesine karşı oldukça güçlü bir koruyucudur.

Güneş ışınlarının psikolojik olarak beyni uyardıkları ve pozitif duyguları harekete geçirdikleri biliniyor. Solaryum sırasında da güneşi taklit eden ışınlar vücudunuza nüfuz ettikleri için solaryumun ardından çok daha neşeli ve olumlu bir bakışa sahip olacağınız kesin sayılır. Stres ve günlük hayatın zorlukları karşısında esmerleşmek amacınız olmasa bile solaryumun faydasını görebilirsiniz

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Adres :Nalbantoğlu Mahallesi Taşkapı Sokak Kent Apartmanı No:1 kat:1 Osmangazi/BURSA

Telefon :0 533 562 60 98


 

Bursa Haber Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193