Bu haber kez okundu.

Mahmut Eroğlu Müzesinin Kapılarını Açtı

 Yaşayan Tarih olan Mahmut Eroğlu Türkiye Şampiyonaları, Avrupa Şampiyonaları, Dünya Şampiyonaları, Kış Olimpiyatları ile ilgili yüzlerce binlerce fotoğraf olan müzesinin kapılarını Bursa Haber’e açtı.

HABER VE FOTOĞRAF: ÖZKAN YILDIRIM

Mahmut Eroğlu'nu tanıyalım.

1931 yılında Sarıkamış'ta doğan Eroğlu, 1956-60 Kış Olimpiyatları'nda Türkiye adına yarıştı. 50 kez milli formayı giydi. 3 yıl (1957-58-61) Türkiye Şampiyonu oldu. 5 yıl da Milli Takım antrenörlüğü yaptı.

"En ilginç olaylardan biriside şuan ki restoranımızın bulunduğu yerin alış hikâyesi, o zamanlardan dağdan baktığımda Mudanya ile Bursa'nın gelecekte birleşeceğini düşündüm ve oralardan bende bir arazi almaya karar verdim. Çok aradım en sonunda uygun bir yer buldum, yerin sahibi Ankara' da bir paşaydı. Aradım görmem lazım dedi görüşelim dedim fakat bir türlü o an görüşemedik. O dönem karşı köylerde tuğla yaptım. Çok çalıştım. Paşayla görüşmek üzere Ankara'ya gittim. Ve ben Kayakçı Mahmut Paşa’ya çıktım, görüşelim dedim. Görüştük, yerin fiyatını öğrendim, Paşam dedim ben aldım ama param yok dedim, Ben Sarıkamışlıyım dedim.  Kızdı, bağırdı. Senin Arazini sırtıma alıp götüremem dedim, Mudanya' ya gelince tapu masraflarını da ödersin dedim. Şubat 15'de Senet ve İpotek edersin dedim. Dedi ki sen müthiş adamsın, Tamam verdim gitti dedi. Allaha ısmarladık dedik ayrıldık, Senet yaptık, tapu masrafını da ödettim. Yılbaşında parayı hazırladım ve ödedim artık arazinin sahibiydim. Buralarda o zamanlar bataklıktı mandalar yüzüyordu, hanımlar ve eş dost çevremiz geldiğinde parayı çok kumara yatırdın şimdide çamura yatırdın diye çok söylenmişlerdi." dedi.

Muhammet haylazın hocalığını da yapmış olan Mahmut Eroğlu;

Kayaktaki başarısını tenis kortunda da kanıtlamayı kafasına koymuş, Bursa-Mudanya karayolu kenarındaki arazisinde bir kort yapmış. Başarılı olmak için gece - gündüz demeden çalışan biri... Mahmut Hoca uzun uzun düşünüp,  iyi bir tenisçi yetiştirmeyi kafasına koymuş. Tenis kortu ve evinin yakının da bulunan Emek köyündeki üç çocuklu bir ailenin, hayatını eskicilik yaparak sağlayan bir babanın oğlu Muhammet Haylaz' ı tenise başlatmış. Mahmut Eroğlu, Muhammet' e sadece tenis hocalığını yapmamış; okul eğitimi, beslenmesi gibi çağdaş bir sporcunun sahip olması gereken her imkânı sağlamış. Henüz 13 yaşında olan Muhammet' in işi çok zor. Kayaktan bildiğimiz kadarıyla Mahmut Hoca ile çalışmak, onun temposuna katlanmak gerçekten yürek ister! Muhammet sabretmiş ve teniste şimdiden marka olmaya başlamış. Bu başarıda büyük pay Mahmut hocanın payı hiç kuşkusuz.

1980 yıllarda tek tek dokümanları getirerek bizlere tek tek teknikleri öğretmeye çalışıyordu.

Yine Mahmut Hoca'ya kulak veriyoruz;

"Ankara' lı Paşadan araziyi aldıktan sonra, Çıkan hafriyatı aşağı dolduruyorduk, eğimli olduğu için uzun çalışmalar yaptık 2 usta çalışıyordu, ustalara harcı ben yetiştiriyordum. Tenisçiler sayesinde buralara sahip çıktım, Şuan tenis oynayanlardan kimse gelmediğinden şimdi artık paraya da ihtiyacım yok artık huzur arıyoruz." Dedi.

Mahmut Hoca, evleneceklere de bir öğütte bulunuyor.

"Evleneceğiniz de öğle bir bayan alacaksınız ki, hem sekreterliğinizi yapacak hem de işinizde yardımcı olacak" dedi.

Alt kattaki güzel ve şirin müzesine girdiğimizde gözlerimize inanamadık. Aman Allah’ım yüzlerce fotoğraf, Türkiye Şampiyonaları, Avrupa Şampiyonaları, Dünya Şampiyonaları, Kış Olimpiyatları ile ilgili yüzlerce, binlerce fotoğraf ve yine Mahmut Hocamıza dönüyoruz.


    "Bizler eski zamanlarda Kürt kökenli arkadaşlarımızla, dostlarımızla, dünya şampiyonalarında, Avrupa şampiyonalarında, Kış olimpiyatlarında sırt sırta vererek her zaman birbirilerimizle dayanışma halinde olarak başarılara ulaştık. İşte görüyorsunuz fotoğraflarda Kürt kökenli arkadaşlarla omuz omuza verdiğimiz fotoğraflar, şuan ki duruma örnek teşkil edebilecek durumlar. Benim gibi Sarıkamış' lı bir vatandaş bile milli sporcu olup, kış olimpiyatlarında bile kayak yaparak bayrağımızı dalgalandırdığımıza göre, herkese ülkemizde fırsat eşitliği vardır sadece eksik olan çalışma ve azimdir." dedi.

Yaşayan Tarih olan Mahmut Hocamız ve değerli eşleri hanımefendiye de teşekkür ederek bu güzel sohbetli röportajımızı burada bitiriyoruz.

Yolda dönerken bile o kadar etkisinde kalmışız ki arkadaşlar arasında yol boyunca Mahmut Hocamızdan onun güzel fıkralarını ve hayat hikâyelerinden konuştuk kulaklarını çınlattık.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192