Bu haber kez okundu.

"Birbirimizi dinlemek en sağlıklı arabuluculuktur"

"Türkiye'nin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulamalarının Geliştirilmesi Projesi"nde görev almakta olan Gülgün Ildır 2012 yılından bu yana Bursa Barosuna kayıtlı avukattır.

Gülgün Hanım arabuluculuk hakkında kısa bilgi verebilir misiniz?

Arabuluculuk uyuşmazlıkların çözümünde alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Diğer alternatifler nelerdir?

Bizler uyuşmazlık doğduğunda doğrudan yargıya müracaat ederiz. Ancak uyuşmazlıkların çözümünde tek yol yargı değildir. Kişiler uyuşmazlıklarını doğrudan müzakere yolu ile kendileri çözümleyebilecekleri gibi, bazen de tarafsız bir üçüncü kişiden yardım alarak yine müzakere yoluyla uyuşmazlığı çözümleme yoluna gidebilirler.

Bu alternatiflerin başında en bilinen yol tahkimdir. Ancak tahkimden başka

-Uzman Tespiti

-Tarafsız Ön Değerlendirme

-Arabuluculuk-Tahkim Karması gibi yöntemler örnek verilebilir.

Dünyada uyuşmazlıkların çözümünde hangi yollar tercih edilmektedir?

Günümüzde artık uyuşmazlık tarafları, uyuşmazlığın çözümü için doğrudan mahkemeye gitmemekte, önce dostane bir çözüm yolu arabuluculuk yoluna gitmeyi tercih etmektedir. Dünyada 160 ülkede arabuluculuk ilk başvurulan uyuşmazlık çözüm yoludur.  Bununla hem zamandan tasarruf edilmekte, hem de ilişkiler korunabilmektedir.

Arabuluculuk yolu neden tercih edilmektedir?

Bilindiği gibi mahkemelerde taraflardan yalnız bir tanesi davayı kazanmakta ve diğeri kaybetmektedir. Üstelik verilen karar ile uyuşmazlık sona ermemektedir. Bir dava açılmış olması beraberinde bir çok yargısal işlemi daha gerektirmektedir. Kararın temyiz edilmesi, icra edilmesi, ceza davası gibi.  Tüm bunlar yargının iş yükünü artırmakta ve adalete erişimi uzamaktadır.

Arabuluculuk yoluna gitmek mahkeme yolunu kapatır mı? Anayasal hak arama özgürlüğü kısıtlanıyor mu bu yolu seçmekle?

Kesinlikle kısıtlamaz. Çünkü arabuluculuk, ister tarafların isteği ile gidilsin isterse, başvuru zorunluluğu bulunsun, taraflar istemedikçe bağlayıcı değildir.  Ne zaman ki taraflar bir anlaşma metni üzerinde uzlaşırlar ve metni imzalarlarsa o andan itibaren artık bağlayıcı bir belge haline dönüşür.

Peki bu anlaşma metni ne anlama geliyor?

Taraflardan biri, bu imzalanmış metne icra edilebilirlik şerhi alırlarsa ilam niteliğinde bir belge halini alacaktır.

Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılmak zorunda mıdır? Avukatları aracılığıyla temsil edilebilir mi? Ya da avukatları ile birlikte bu görüşmelere katılabilirler mi?

Taraflar bu görüşmelere bizzat katılmak zorunda değildir. Avukatına arabuluculuk konusunda yetki verirlerse, bu görüşmelere yalnızca avukatları katılabilir. Ancak tarafların bizzat bu görüşmelere katılması çözüm sürecini kolaylaştırmaktadır. Avukatlarının da beraberinde olması yasal konularda bilgi almalarını kolaylaştırmakta ve çözüm konusunda etkili olmaktadır. Bu nedenle biz tarafların avukatları ile birlikte bu görüşmelere katılmalarını öneriyoruz.

Her uyuşmazlık için arabuluculuk için uygun mudur?

Elbette hayır. Her şeyden önce iki tarafın da bunu istemesi gerekir.  Ayrıca, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konularda arabuluculuğa elverişlidir. Bunlara örnek verecek olursak, bütün alacak talepleri, tazminat talepleri, eşler arasındaki mal paylaşımları, işçi işveren arasındaki işçilik alacakları ve işe iade talepleri, kiracı kiralayan ilişkilerinden kaynaklanan, tüketici taleplerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir.  Hizmet tespit talepleri, iflas, boşanma, velayet gibi konular arabuluculuğa elverişli değildir.  

Uyuşmazlığı arabulucu mu çözüyor?

Arabulucu uyuşmazlığı çözmez. Arabulucu sistematik teknikler uygulayarak tarafların çözüme ulaşmasını sağlayan bir kolaylaştırıcıdır. Arabulucu ne bir hakimdir ne de hakem. Yalnızca profesyonel bir kolaylaştırıcıdır. Çözüm tamamen tarafların kararıdır.  

İnsanımız bir karar bekliyor ama?

Bizler Dernekler olarak, tek çözüm yolunun karar olması gerekmediğini anlatıyoruz aslında.

Çağ değişti. Teknoloji başta olmak üzere artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Bunca değişimin yaşandığı bir dünyada hukuk düzeni de bu değişime kapalı kalamaz. Elbette toplumu düzenleyen temel yasalara, hukuk düzenine, devletin temel bir erki olarak yargıya ve adalete muhtacız. Ancak bu demek değil ki, her uyuşmazlık için mahkemeye koşalım. Konuşarak anlaşma fırsatı bu günün insanına mutlaka sunulmalı. Evde küçük çocuklarımıza dahi artık istemediği bir şeyi zorla dayatamıyoruz. Çözümler neden bize ait olmasın. Üstelik parçası olduğumuz çözümleri benimsememiz daha kolay. İcra dairelerini de böylece meşgul etmeyeceğiz. Çözüm bana aitse ona uymak isterim çünkü. 

Bir taraf isterse ve diğer taraf istemezse arabuluculuk yoluna gidilemiyor mu?

Buna evet diye cevap vermek gerekir. Ancak, bir taraf arabuluculuk yoluna gitmek istiyorsa,  bu talebini karşı tarafa ileterek onu arabuluculuğa davet edebilir. Buna rağmen diğer taraf bu yola gitmek istemiyorsa, arabuluculuk yoluna gidilemez. Yani tamamen iradi bir sistem geçerli.

Arabuluculuk süreci boyunca, taraflar bir takım teklifler sunarsa, bunlar daha sonra aleyhine bir durum yaratmaz mı?

Kanun, bu konuda tam bir güvence veriyor. Görüşmelerin gizliliği yanı sıra, tarafların bir anlaşmaya varamaması ve arabuluculuğun anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde ileride açılacak bir davada süreç boyunca ileri sürülen teklif ve bu amaçla düzenlenmiş belgeler için mahkemelerde delil olarak sunulamayacağını garanti ediyor Kanun. Yani kişilerin ileride açacakları davalarda, arabuluculuğa katılmış olması haklarına herhangi bir zarar getirmiyor.

Arabuluculuk yoluna başvuru zorunluluğu var mı?

Bu gün için hayır. Ancak yakın bir gelecekte, arabuluculuğun tanınması ve tercih edilmesinin artırılması bakımından bazı uyuşmazlıklarda başvuru zorunluluğu getirilmesi gündemde. İş  Mahkemeleri Kanunu Taslağı Tasarısı ile ilk olarak işçi işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk için başvuru zorunluluğu getirilmesi planlanmakta. Daha sonra, ticari uyuşmazlıklarda, tüketici uyuşmazlıklarında, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda ve küçük meblağlı uyuşmazlıklarda başvuru zorunluluğu getirilmesi planlanıyor.

Kimler arabuluculuk yapabilir?

Türkiye'de arabulucular, en az 5 yıl kıdeme sahip hukukçulardır. Bunlar asgari 48 saat eğitim alarak, yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmuş kişiler arasından, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı bünyesinde tutulan sicile kayıtlı olanlardır.

Arabuluculara nasıl ulaşabiliriz?

Bu kişilere www.adb.adalet.gov.tr adresinden "güncel arabulucular listesi" nden ulaşılabilir.  

Ayrıca, adliye bünyelerinde yer alan arabuluculuk merkezlerin de bu listeler yer almaktadır.

Arabulucuyu kim seçer?

Arabulucuyu taraflar seçer. Bunu uyuşmazlık doğduktan sonra yapabilecekleri gibi örneğin bir kira sözleşmesinde ya da satış sözleşmesinde önceden de belirleyebilirler.

Dava sırasında da arabuluculuğa gidebilir miyiz?

Evet bu da mümkün. Kanuna göre, hakim arabuluculuk yoluna gitmek isteyip istemediğinizi sorar. Hatta uygun olduğunu düşündüğü uyuşmazlıklarda teşvik eder, arabuluculuk hakkında bilgi verir. Ancak bu, taraflara arabuluculuğa gitmek için bir zorunluluk getirmez. Ancak bu bilgilendirme genelde taraflarda,  hakim öneriyorsa denemekle bir şey kaybetmeyeceği yolunda bir kanaat oluşturmaktadır.

Dava için avukata giden biri arabuluculuk konusunda bilgilendiriliyor mu?

Evet. Avukatlık Kanununa göre, avukat yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde müvekkilini bu konuda bilgilendirir.

Arabuluculuk yolunun tanıtımında derneğinizin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Derneğimiz, 2013 yılında 7 kişi ile kurulmuş olup bu gün 60 civarında üyesi bulunmaktadır. Türkiye'de arabuluculuk alanında kurulmuş ilk derneklerdendir. Kurulduğu günden bu yana, başta meslektaşlarımıza yönelik olmak üzere, arabuluculuğun ve mesleğinin tanıtımı faaliyetlerinde bulunduk.  Meslektaşlarımızla ve iş dünyası ile uygulama örneklerini paylaştık.  Hizmetin dökümante edilmesi alanında, etik kurallar hakkında, Kanunların hazırlanmasında görüş ve önerilerimizi sunduk.  

Derneğimiz,  akademik ve iş dünyasına dönük olarak ilk tanıtım faaliyetini Adalet Bakanlığı, BTSO, Uludağ Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Okan Üniversitesi iş birliği çerçevesinde geniş katılımlı bir sempozyum ile gerçekleştirdi.  

Bursa ilinin pilot il olması nedeniyle Pilot Mahkemeler İl Koordinasyon Kurulu ile birlikte, arabuluculuğun tanıtımına dönük olarak, meslek odalarına, belediyelere, şirketlere yönelik tanıtım faaliyetlerinin içinde yer aldık.   İş dünyasına ve işçi işveren uyuşmazlıklarına katkı sağlamak amacıyla, İkayder, Peryön  gibi İnsan Kaynakları Yöneticilerine yönelik geniş katılımlı seminer faaliyetlerimiz oldu.

Bunları yaparken, bir yandan "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu" nu tanıttık, bir yandan, uyuşmazlık çözümüne yönelik canlandırmalar yaptık.

Bursa'da 400 civarında arabulucu adayına Bursa Dernekler Yerleşkesinde, mülakat sınavına hazırlık eğitimleri verdik. BTSO ev sahipliğinde ve sponsorluğunda gerçekleştirilen ilk "ileri arabuluculuk" eğitiminin danışmanlığını ve koordinasyonunu gerçekleştirdik.    

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Aile içinde iletişim ve müzakereye ihtiyacımız var. Aslında tüm ilişkilerin temelinde ihtiyacımız birbirimizi dinlemek ve anlamaya çalışmak.Toplumsal barışa hizmet edeceği umut ve inancı ile herkesi daha fazla iletişime, sağlıklı müzakereye, arabuluculuğa ve arabuluculuğu denemeye davet ediyoruz. Teşekkürler...

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ

ALTINŞEHİR MAH. ATA BULVARI

GİZEMLER PLAZA 2. A BLOK K:5

D:19 NİLÜFER/BURSA

TEL: 0224 271 84 00

 

HABER VE FOTOĞRAF: ÖZKAN YILDIRIM 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.