27 Haziran 2018'deki kongreden yeniden başkan olarak çıkan Ali Ay genel kurula yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söylemişti:

‘Öyle alternatifli bir takım yaratacağız ki; yenilse bile alkışlanacak. Seyircimizin yüzü artık gülecek. Girdiğimiz bu sınavdan yüzümüzün akıyla çıkacağız.’

Bursaspor camiasının oy birliği ile verdiği sınav notunu açıklıyorum:

Otur, sıfır!..

Sınavın sonunda 'Boğaziçi Üniversitesi'ni beklerken, 'Açıköğretim Fakültesi'ne bile fit olan işin kötüsü boşta kalma ihtimali çok çok yüksek öğrenci velisi gibiyiz!

Nedenini açıklıyorum…

Sayın Ali Ay’ın üç yıllık yönetim sürecinde takıma gelenin, gidenin hesabı yok da ondan!

Çünkü…‘Deneme yanılma’ yoluyla kamyonu dolusu adam alındı ama sonuçta…

‘Deneme yamulma’ yoluyla her seferinde kahrolunup karalar bağlandı!

Kaleci Rüştü Reçber'in İspanya'ya transferi sonrası yaptığı açıklamayı hatırlamanın tam sırası: "Barcelona'ya gittiğimde bana Frank De Boer'un dolabını verdiler. Dolabın üstünde onun, hemen altında da benim ismim yazıyor. Barça’da oynayıp ayrılan her futbolcu için bu işlem geçerli.’

Bu uygulama sadece son 3 sezon için Bursaspor'da yapılsa değil soyunma odasının dolapları… Özlüce’deki kulüp tesislerini çevreleyen duvarlarda yazacak bir satırlık yer kalmazdı! 

3 yıldan beri altta-üstte, kenarda-dışarıda ne kadar isim varsa kadroya dolduruldu ama…

Bu kalabalıkta bırakın yerinin adamını bulmayı, birbirinin yedeği/alternatifi bile çıkmadı?

Mesela; bu hafta sonu oynanacak Malatya’daki ‘tamam ya da devam’ maçı…

Savunmanın göbeğindeki Ertuğrul-Chedju ikilisi sarı kart cezalısı!

Hadi stoperde Vergini’ye forma verdiniz peki; onu kiminle eşleştireceksiniz?

Eldekilere bakıyorum da; orada oynayacak isim böyle hayati maçta ‘çakma stoper’ olacak!

Bu nasıl alternatifli bir kadro mühendisliği Allah aşkına?

Genelde iş adamları kulüp başkanı olur ve aynı kefeye konulur ama bir fark vardır…

İş adamı kendi parasını kötü kullanır iflas eder. Futbol patronunun kamburu ağırdır.

‘Büyük bir kalabalığın mesuliyetini taşır bedelini öder ’ diyeceğiz ama maalesef öyle değil!

 Daha iyi anlaşılsın diye bir fıkra ile bağlayalım…

Fadime Temel’e seslenmiş:

‘Şu kuzuyu kesersen akşama sana nefis bir yemek yaparım.’

‘Niçun’ diye soran Temel’e öfkelenmiş Fadime…

Evliliğimizin onuncu yılı daa…

Temel köpürmüş: ‘Benim hatamı niçin kuzu çeksin!’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246