Osmanlı hayranı Fransız Piyer Loti bir anısında şöyle anlatır;

“İstanbul’a gezemeye gelmek isteyen bir dostum benden Osmanlı ve Türkler hakkında bilgi istedi.

Ona dedim ki, İstanbul’a gittiğinde çarşıyı pazarı gezerken rahat ol. Korkma, ürkme.

Alışveriş yaparken şuna dikkat et, eğer bir Yahudi’nin dükkânından alışveriş yaparsan söylediği fiyatın dörtte birini teklif et o malı alırsın, eğer bir Ermeni esnaftan aşılışveriş yaparsan söylediği fiyatın yarısını teklif et alırsın, eğer bir Osmanlı Türk esnafından alışveriş yaparsan söylediği fiyatı pazarlık etmeden ver o malı al. Çünkü Osmanlı Türkü kanaatkârdır. Müşteriyi kazıklamaz, yalan söylemez, dürüst olur, sahtekârlığı bilmez”

Bu olay bin sekiz yüzlü yılların sonuna doğru Paris’te yaşanmış.

O günlerden bu günlere neredeyse yüz elli sene geçmiş.

O zamanki Osmanlı Türk esnafının  yabancı ve yerli insanlar üzerinde  bıraktığı etkiye, intibaya bakın bir de şimdiki zamanda esnaflarımızın haline bir bakın.

Üretilen ürünlerin kalitesine bir bakın.

Fiyatlardaki anormal farklılıklara bir bakın.

Her gün bunun nasıl olduğunu görüyor, yaşıyoruz zaten.

Şahit tutmaya gerek yok.

O yılların Müslüman Osmanlı Türk esnafı gitmiş yerine gözünü para hırsı kaplamış bir esnaf gelmiş.

Her esnafı her ticaret erbabını her sanatkârı kastetmiyoruz tabi.

Ama çoğunluğunun nasıl olduğunu bu ülkede yaşayan herkes biliyor, görüyor.

O günkü Yahudi esnafı gitmiş “Dürüst“ diye tanımlanan Yahudi esnafı gelmiş.

O günün paragöz Ermeni esnafı gitmiş yerine kanaatkâr esnaf gelmiş.

O günün kanaatkâr Osmanlı Türk esnafı gitmiş yerine paragöz tacir gelmiş.

Bir ürünü bir mağazaya değil birkaç mağazaya sorduğumuzda farklı farklı fiyat farklarını görüyoruz.

Amiyane tabirle ”Çarpıcı mıyız ne“? 

Bütün bunlara rağmen insanlarımız alışveriş yapıyorlar.

Yapmak zorundalar.

Ancak farkındaysanız ne kadar fahiş fiyata malınızı satarlarsa satsınlar kazanılan paranın bereketi yok.

Çünkü o kazancın helal mi değil mi olduğu tartışmalı.

Esnafa soracak olsan o da haklı.

Çünkü dükkan kiralarına bakıyoruz anormalin üzerinde anormal.

Mülk sahibi de kiraya verdiği malın kirasının hayrını, bereketini göremiyor.

Çünkü kazançların hemen hepsi tartışmalı.

Haa, eğer derseniz ki “Mecburuz" o zaman sizi tutan kimse yok esnaf kardeşim.

Amma şikâyet etmeyin.

Gelen zarardan, ziyandan, huzursuzluktan, bereketsizlikten, hastalıktan sakın şikâyet etmeyin.

O gün Osmanlı hayranı olan Fransız Piyer Loti acaba bu günkü Osmanlı torunlarının halini görse acaba ne derdi?

 Varın onu da siz düşünün...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246