"Güçlü Kahraman Nergal söz dinledi,

                        Yeraltının bir kapısını acele açtı:

                        Enkidu'nun ruhu bir nefes gibi yeryüzüne yükseldi.

                        O vakit' birbirlerinin kucağına atıldılar,

                        Onlar çok soruyorlar, sağa sola yalpalıyorlardı.

Gılgamış                    'Ah söyle, dost, söyle bana, ey dost,

                                   Gördüğün Yeraltı Düzenini, bana anlat!'

Enkidu                                  'Söylemem onu, dost, onu söyleyemem!

                                   Söylersem eğer, gördüğüm Yeraltı Düzenini -

                                   Aşağıya düşersin, yapamazsın ağlamaktan başkasını!'

G                                'Bırak beni aşağıya düşeyim, bırak beni ağlayayım!'

E                                 'Bak, candan kucakladığın vücuduma,

                                   Böcekler yiyor, eski bir elbise gibi.

                                   Evet, sevgi ile dokunduğun vücudumu, çürüme yakalıyor, toz   toprak dolduruyor!'

O vakit Gılgamış sordu, tozların içinde büzülerek,

O vakit Gılgamış sordu, tozların içinde...

G                                'Ateşte yanarak ölen Birini gördün mü?

E                                 'Onu iyi gördüm, sessiz gecenin içinde yatıyordu

                                   Uyuduğu yerde, berrak suyu içerek!'

G                                'Savaşanlar arasında şehid düşen birini gördün mü?

E                                 'Onu iyi gördüm, kıymetli ebeveyni ve zevcesi

                                   Başını tutuyordu ona doğru eğilmiş!'

G                                'Birini gördün mü, cesedi bozkıra atılmış?

E                                 "Yazık bana - bunu da iyi gördüm:

                                   Onun ruhu toprağın içinde pek huzursuz!'

G                                'Birini gördün mü, ruhu bakımsız?'

E                                 'Onu da iyi gördüm: Tenceredeki artıkları,

                                   Caddedeki kırıntıları yemeğe mecbur ...'

            ‘Halkın, öbür dünya ile ilgili ümitlerinin çok iyimser olduğunu gören din adamları, onları uyarmak için bu karanlık, hüzün verici tasvirleri yaratmış olabilirler. Ruhlar arasında sadece, savaşta şehit düşen yahut da ateşte ölenler(şehrin zaptedilmesi sırasındaki kızgın ateşte) katlanılabilir bir hayata sahiptirler. Ölülerin yeryüzündeki yaşamlarına göre, yeraltı dünyasında karşılığını göreceğine dair tahayyüllerin ne zaman başladığı kesin değildir. Fakat her kim, İnanna'nın  her şeye hayat verici olduğuna inanırsa ve sevgilisi Dumuzi'nin de her yıl sonbaharda, insanların acı feryatları arasında Yeraltı Dünyası'na indiği ve  ilkbaharda tekrar dirilerek, onların sevinç çığlıkları ile karşılandığı inancına bağlanırsa, böyle bir dönüş hakkına sahip olabilir. Hatta ebedi "Öl ve Ol" un bir üyeliğine yükseltilebilir. Böyle güçler, her iki İlah'ın ibadetlerine ve bilhassa Kutsal Düğün Törenleri'ne katılmak sureti ile elde edilebilir ve bu inanış gerekliliklerini yerine getirenlerin Yeraltı Aleminden korkmasına, kaçınmasına gerek kalmaz.’

Kalın sağlıcakla, sevgiyle, bereketle, huzurla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254