Unuttuğunuz bir gerçek, ölüm. Öyle yiyor içiyorsunuz ki, görende hiç ölmeyeceksiniz sanacak! Oysa 'her canlı ölümü tadacaktır' emri halen gerçekliğini koruyor. Artıları ve eksileri ile bu hayat bitecek. Ve herkes vicdan denen o umursamadığı çukurda kendisi ile bir gün baş başa kalacak. Son dönemde yaşayanları çok yazdık. Adlarını sıralamaya kalksak, buradan İran'a gidiş geliş otoban olur. Ölümü sevenleri ise hep unuttuk. Çünkü onlar, enaniyet duygusu ile yaşamadılar hiç.

Bursa'nın ilk belediye başkanı, ilk meclis üyesi, Bursaspor'un ilk kalecisi, ilk sanayi müteşebbisi kim desem kaçınız bilir? Peki, Bursa'nın yüzölçümü ne kadar, hangi evliyaları var, kentte Osmanlı sarayı var mı gibi sorulara kaçımız yanıt verir? Kentten kopuk bir eğitim ve siyaset ile karşı karşıyayız. Eğitim dediğimizde hemen aklınıza Milli Eğitim Müdürlüğü gelmesin. Kentsel eğitim, kent kültürü, kentlilik bilincinden bahsediyorum. Eskiden Bursa'da izcilik kampları olurdu. Kent rehberliği çalışmaları ile öğrencilerden hafta sonlarında kentin önemli yerleri hakkında ödev hazırlamaları istenirdi. Yılda en az iki müze gezmek gerekirdi. Yine okul piknikleri meşhurdu. Siyaseti, teşkilatlar yapardı. Ve her partili diğerinin evinin içine kadar bilirdi. Ayıplar kapatılır, acılar paylaşılırdı.

Şairin dediği gibi, o iyi insanlar atlarına binip gittiler…

Çorbacı Fazıl Usta

Karıştırmadan olmayan bir diğer tatta çorbadır. Son birkaç senedir Fazıl Ustanın Hürriyet çıkışı Soğukkuyu dükkânının müdavimi oldum. Tabi burada gececi Alaattin Usta ve ekibinin gösterdiği samimi ilginin de payı yüksek.

Bursa ve Bursaspor kokan bir mekan Çorbacı Fazıl Usta. Ama Fazıl Usta'yı görenler kendisinin iyi bir aşçı ötesinde, yemek sever olduğunu da hemen anlayacaktır. Hem yemekten hem insandan iyi anlayan bir adam Fazıl Yetiker. Aslen 1959 Bursa doğumlu. Baba mesleği lokantacılıktan itibaren bakkal, market, pastane, tekstil işlerine arada kaymış olsa bile, kokoreç yeniden isim yapmaya başlayınca çorba ve kokoreç mahareti ile sahalarda yerini yeniden almış. Şimdi nerden çıktı Çorbacı Fazıl Usta muhabbeti diyeceksiniz. Çorbacıya sadece akşamcılar gider diye bir tabir vardı eskiden. Şimdilerde ise, geceler uzun muhabbetler koyu, çaylar ise bol karbonatlı olduğu için herkes çorbacı ya da kokoreç dükkânlarında…

Ara sıra gitmeyi sizlere tavsiye ederim. Orada enteresan insanlar vardır. Şöyle sessizce onlara kulak kabartınca kenti duyarsınız. Ve sadece bir kelle işkembe karışık çorba da çözersiniz kentin o gün ki gündemini… Ve yine orada ki damak tadını hiçbir yerde bulamazsınız.

Geçmişi özlüyorum…

Son dönemde çok fazla yaşlandığımı düşünür oldum. Bilenler bilir beni, ben pek fazla uyumam. Hani şöyle iki üç günde 8 saat ha uyurum ha uyumam. O nedenle sosyal medyadan uzak duruyorum. Beni takip ederken uykusuz kalanlar daha fazla eziyet çekmesin diye.

Yaş 40'a dayandı. Eee kız da artık 4 yaşına geldi. Yani anlayacağınız 10'da bir yetiştiriyoruz. Kızım ile oynarken veyahut onu sağa sola götürürken görüyorum ki, eski Bursa'yı çok harcamışız. Bayram da çocukluk arkadaşlarımla sohbet ettik. Geçmiş çok daha güzeldi. Ve yine lise yıllarımız. Öyle ki, benim ilkokul ve ortaokul arkadaşlarımın çoğu halen denk gelir bir yerlerde. Hayat hepimizi farklı hikâyelerin içerisine attı.

 

Ve bence kenti yönetenler geçmişin pozitif hatıraları ile yüzleşerek yeniden inşa etmeli bu Ulu ve Kutsal kenti. Velhasıl, Bursa yeniden yeşerirse, Dünyada yeşerecektir inancındayım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246