Uzun süren karantina dönemleri, yaşları küçük olduğu için çocukların sokağa çıkma kısıtlaması ve okulların kapatılması gibi sayılı günler geldi, geçti. Şimdi de 31 Ağustos’ta açılacağı açıklanan okullar tartışılmaya başlandı.

Tartışmanın ana konusu, okullar ne kadar güvenli?

Okul idareleri, ne gibi önlemleri aldı? Alacak? Almalı?

Öğrencilerin okullara gidiş gelişlerinde nasıl bir yöntem uygulanacak? Eskiden olduğu gibi 15 kişilik minibüslere 30 tane öğrenci servis adı altında alınacak mı?

Denetlemeleri kim ve nasıl yapacak?

Akıllara pek çok soru geliyor. Ama, en önemli soru, velilerin birbirlerine sordukları, “çocuğumuz okula gittiğinde hastalık bulaşırsa biz ne yapacağız?”

İşte, Mart ayından bu yana insanları evlerine hapis ettiği konuşulan Covid-19 Koronavirüsle ilgili olarak ilk akla gelen sorular.

Okulların açılmasına karar verildi. Fakat, top yine Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kuruluna atıldı. Her ne olursa olsun, duruma bakıldığında, galiba özel okul işletmecilerinin de yaptığı baskılar nedeniyle tıpkı turizm sektörü için alınan kararlara benzer bir kararda okullar ve eğitim için alındı.

Ağustos ayı sonrasında ders zili çalacak ve okullarda eğitim-öğretim başlayacak. Önce, geçen dönem pandemi nedeniyle yapılamayan veya eksik kalan eğitim ve dersler için telafi eğitimi yapılacak. Sonra da Eylül ayı içinde normal dönem derslere başlanılacak.

Durum şimdilik böyle.

Veliler tedirgin. Hastalıkla ilgili açıklanan günlük rakamlara göre, salgına yakalananların sayısı düşmüyor. Vefat edenlerin sayısında düşüş olsa bile, salgının devam etmesi, tehlikenin varlığı anlamına geliyor. Sağlık Bakanlığı bu konuyla ilgili olarak 18 maddelik bir Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi hazırladı.

Bazı maddeler şöyle;

-Çalışanların kullandığı kişisel koruyucu ekipmanlar evsel atığa atılmalıdır. Okullarda COVID-19 şüpheli kişi bulunduğunda bu kişilere ait atıklar çift poşetlenerek evsel atıklara atılır.

-Sık dokunulan kapı kolları, merdiven korkulukları, elektrik düğmeleri gibi yüzeylerin temizliği ve dezenfeksiyonu sık sık yapılmalıdır.

-Kovid-19 bulaşma riskini artıracağından salgın döneminde zorunlu olmayan toplu etkinlikler yapılmamalıdır. Yapılması gerekli görülen etkinliklerin açık alanda yapılması tercih edilmelidir. Etkinliklerde maske takılmalı, sosyal mesafe kurallarına uyulmalıdır. Okullarda öğretmen, yönetici, personel toplantıları gibi idari toplantılar temastan kaçınmak amacıyla mümkün oldukça telekonferans yöntemiyle yapılmalıdır. Bunun sağlanamadığı durumlarda Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Kurum İçi Düşük Katılımlı Toplantılarda Alınması Gereken Önlemler"e uyulmalıdır.

-Hem öğrenciler hem de personel arasındaki okula devamsızlıklar takip edilmeli, devamsızlıklardaki artışlar İl/ilçe sağlık müdürlüğü/toplum sağlığı merkezlerine bildirilmelidir.

-Öğrenci ve personelin salgın döneminde ruh sağlığı/ psikososyal destek ihtiyaçları için okullarda bulunan PDR (Psikolojik Danışma Rehberlik) Birimleri Sağlık Bakanlığının bu konudaki önerileri doğrultusunda hareket etmelidir.

-Okulun ilk haftasındaki başlangıç derslerinde öğrencilere COVID-19'un bulaşma yolları ve korunma önlemleri hakkında bilgi verilmelidir.

-Ateş, öksürük, burun akıntısı, solunum sıkıntısı belirtileri olan/ gelişen, 398 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI COVID-19 tanısı alan veya temaslısı olan öğretmen, öğrenci ya da çalışanlar tıbbi maske takılarak, COVID-19 yönünden değerlendirilmek üzere sağlık kurumuna yönlendirilmelidir.

-Okulda iken semptomu başlayan öğrencilerin en kısa sürede ailesi ile iletişime geçilmeli ve hasta öğrenci ayrı bir yerde izole edilmelidir. Hasta öğrencilerin yakın temaslısı öğrenci ve personel evlerine gönderilmelidir. İl/ilçe sağlık müdürlüğüne bildirilmelidir.

-Öğrenciler, öğretmenler ve diğer çalışanların tümü kuralına uygun maske takmalı, maske nemlendikçe ya da kirlendikçe değiştirilmeli, değiştirilmesi öncesinde ve sonrasında el antiseptiği kullanılmalıdır.

-Öğrenciler ile 1 metreden yakın temas olasılığı olan öğretmen ve diğer çalışanların tıbbi maskeye ek olarak yüz koruyucu da kullanması sağlanmalıdır. Yüz koruyucu %70'lik alkol ile silinerek tekrar kullanılabilir.

Bütün bunların hepsi sağlık için. Peki, önümüzdeki yıllarda ülkemizi, milletimizi teslim edeceğimiz bugünün gençleri, çocukları, öğrencilerinin, sağlıklı yaşaması ve sağlıklı bir eğitim sistemine sahip olunması için yapılan bu açıklamalar yeterli olacak mı?

Yoksa, “bana bir şey olmaz” söylemi, bazı okullar ve öğrenciler için de geçerli olacak mı?

Merak edilen konu bu. Veliler, sağlıklı ve huzurlu hayat istiyorlar, tıpkı bizim gibi. Dünyadaki her insan gibi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254