1) Birisi konuşurken dikkatli bir şekilde dinle.

2) İnsanlara selam ver, soruları açık bir şekilde ve duyulabilir bir sesle cevapla.

3) Sandalyede uygun bir şekilde otur.

4) Başkalarına ait olan eşyaların, sana ait olmadığını anla.

5) Ayakkabılarını çıkardıktan sonra düzenli bir şekilde yerine koy.

6) Giysilerinin temiz olduğundan ve kırışık olmadığından emin ol.

7) Masanı ve çevreni düzenli tut.

8) Gece erken yatmayı, sabah ise erken kalkmayı öğren ve bu sorumluluğa alış.

9) Kahvaltıyı önemse.

10) Dişlerini her zaman fırçala.

11) Asla yalan söyleme.

12) Kimseyi dışlama ve kimseye dışlanmış hissettirme.

13) Eğer birinin bir problemi varsa ona yardımcı ol.

14) Kimse hakkında kötü şeyler söyleme.

15) İnsanlarla iyi geçinmeyi, oynamayı ve bir şeyler öğrenmeyi alışkanlık haline getir.

16) Sadece tek başına oynama. Başkalarıyla da oynayabilecek kadar sıcakkanlı ol.

17) Hem doğada zaman geçirip rahatlamak, hem de daha fazla hareket etmek için dışarıda oyna.

18) Eğer hata yaptıysan büyük bir ciddiyetle özür dile.

Ne bu liste?

Efendim Japonya’da velilere gönderilen ve çocuklarının uyması istenilen kurallarmış.

Sosyal medya da paylaşan paylaşana.

Şimdi sizden rica ediyorum, sizden derken bizim kuşağı kastediyorum özellikle de şimdilerde ellili, altmışlı yaşları süren kuşağı yani;

Rica etsem yazıya devam etmeden önce lütfen bu 18 maddeyi tekrar okur musunuz?

Okudunuz mu?

Güzel.

Japonlara mahsus diye içten içe kıskanılarak paylaşılan bu listenin farklı sözcüklerle de olsa sizin çocukluğunuzda da ebeveyniniz tarafından sıklıkla dile getirildiğini de hatırlamışsınızdır o zaman.

Yukarıda sayılan ne varsa onu bizi yetiştirenler yüzlerce defa söylediler.

Biz de yetiştirdiklerimize söyledik elbet ama tek farkla sadece aklımızda kalanları.

Şimdi de şaşırıp duruyoruz ne oldu da bu yeni nesil böyle oldu diye.

Yeni nesile bir şey olduğu yok.

Teknoloji de aramızı açmadı onlarla, bizim boş vericiliğimiz açtı arayı.

Listedekilerin önemini çocukların bitmez tükenmez isteklerine ve doyumsuzluklarına kurban ettik sonra da en ufak bir görgü kuralında bile çuvallayan eserlerimizi garip bir medyunlukla kutladık.

Baktık ki, işin sonu kötü

Bu yeni kuşak bir harika dedik kendimizi kandırdık.

Oysa yeni nesil harika filan değil.

Sadece yapması gerekeni yaptığında gereğinden çok daha fazla ödüllendiriliyor o kadar.

Bir de çocuk olduklarının farkında bile olunmayan bir kesim var ki, onların ailelerinin de listeden haberleri bile yok.

Ben dahil pek çok arkadaşım (belki sizde dahilsinizdir) çocuklarımızın bizim ebeveyinlerimize gösterdiğimiz ihtimamı bize göstermediklerinden yakınıyoruz.

‘’Valla herkesin çocuğu böyleymiş, dün Aysel hanımla konuştum da kızının/oğlunun vefasızlığından pek bir şikâyetçi kadıncağız” gibisinden cümlelere artık hepimizin aşina olduğumuzu düşünüyorum.

Elbette bir genelleme yapılarak şimdiki çocuklar bir tuhaf gibisinden yaftalar yapıştırılamaz hepsine.

Ama çocuğunun tuhaf olduğunu düşünen kim varsa kendi boynunda ki yaftaya da bir bakıvermeli.

Tuhaflığın kendisi kaynaklı olduğunu bilmediği sürece acı çekmeye devam edecektir çünkü.

Aileler çocuklarında normali alkışlamaya devam ettikleri sürece de bu acıdan kurtulmaları pek mümkün değil.

Uluslararası başarı oranları ortaya konulduğunda çocuklarımızın istisnaların dışında hemen her konuda Avrupa ve Dünya ortalamalarının altında kalmaları da ailelerin normali başarı olarak kabul ettiklerinin bir başka göstergesi bence.

Demem o ki;

Çözüm elalemin listesini bayıla bayıla paylaşmakta değil.

Kendi listemizi unutmadan çocuklarımıza aktarmakta.

O yüzden diyorum ki;

O liste aslında bizim liste.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246