Şimdi ard arda konulan yeni vergilerden, daha önce koyulmuşların da bedellerinin yükseltilmesinden  şikayetçi olanlarımız var ya;

İşte onlara şikayet değil tarihin bu anına denk geldikleri için dua etmeleri için birkaç örnek.

Hem şükretsinler hem de yüreklerine sular serpilsin diye…

Önce bize ait olanlardan başlayalım;

Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk döneminin fenomen vergilerinden yani.

İlk vergimiz şimdilerde de adı sıklıkla anılan bir vergi türü. Bu günkü karşılığı MTV diyenler yanılırlar ama.

Arpalık Vergisi :  Osmanlı döneminde sarayda çalışan üst düzey yöneticilere verilmek üzere at besleyenlerden alınan özel bir vergi türüymüş.

(Saray çalışanlarının dünyalıkları en azından halkın sırtında değilmiş.)

İkinci vergi biraz atar gider barındırıyor;

Aynaroz Vergisi : 1569 yılında II. Selim döneminde Padişah'ın kızdığı Aynaroz halkından özel olarak topladığı bir vergi türüymüş. Aynaroz bugün Yunanistan sınırları içinde kalan özel bir ada. O dönemde ada halkının önemli bir bölümü eşcinselmiş.(Bunun vergi ile bir bağlantısı var mı orasını bulamadım.)

Üçüncü vergi madem öyle o zaman şöyle mealinden bir vergi.

Bad-ı Heva Vergisi : Osmanlı döneminde evlenen genç kızlar ve dul kadınlardan alınan vergi çeşitlerinden birisine verilen admış.

Dördüncü vergiyi koyanın odu ocağı yanmış olabilir.

Kibrit Vergisi : Cumhuriyet’in ilk yılarında ve Osmanlı’nın son döneminde ülkemizde üretilen ve satılan kibritlerden alınan özel bir vergi türüymüş.

Beşinci vergi ise tamamen halkın ali menfaatleri göz önüne alınarak uygulanmış.

Hadımağa Vergisi : Osmanlı sarayında çalışan hadımağaların ücretlerini ödemek amacıyla halktan toplanan bir çeşit vergi türüymüş.

Altıncı vergi alınan ve ödeyenlerin biraz tuhaf olmasına karşın son tahlilde nikahta kerametin kadı efendi için geçerli olduğunun bir kanıtı.

Gerdek Vergisi : Osmanlı döneminde alınan ilginç vergilerden biri de gerdek vergisiymiş. Bu vergiyi, nikahı kıyan kadı efendi tahsil ediyor,vergi ise; zenginden bir altın, fakirden 12 akçe, orta halli olanlardan da bu ikisinin arasında belirlenen tutarda alınıyormuş.

Yedinci vergimiz tam bir toprak reformu.Gerçi kaynaklarda verginin adını bulamadım ama,olaydan tek karlı çıkanın her zaman olduğu gibi sermaye sahibi olduğunu göz önüne alınca  olsa olsa hep bana Rabbena vergisi olurdu diye düşünüyorum.

Toprak sahibinin arazisinde yaşayanların evlenmesi durumunda, vergi alma hakkı da vardı. Verginin tutarı, evlenecek olanın bakire olması halinde 60, dul olması halinde 30 akçe imiş.

Bir kaynananın başının altından çıktığı kuvvetle muhtemel olan sekizinci vergimiz de kısa ömürlü olmuş.

Gelinlik Vergisi : Osmanlı döneminde uygulanan Tanzimat döneminde kaldırılan evlenen kızlardan alınan bir çeşit vergiymiş.

Dokuzuncu vergimiz damadın makus kaderinin bir tezahürü gibi.

Bennak Vergisi : Osmanlı döneminde bir süre uygulanan sonra kaldırılan evli erkeklerden alınan bir vergi türüymüş. Zaten Bennak sözcüğü de tebadan alınan bir tür kazanç vergisi olup hiç toprağı olmayan veya yarım çiftten az toprağı olan evli Müslümanlardan alınan vergiymiş.

Onuncu vergiden Türk milletini Allah korumuş.Bekarlığın sultanlığına alenen tecavüzün konu alındığı vergi neyse ki yasalaşmadan tarih olmuş.

Bekarlık Vergisi :Cumhuriyetin ilk yıllarında Yozgat milletvekili Süleyman Sırrı Bey, bekar erkeklerden vergi alınmasını istemiş ve TBMM’ye bu konuda önerge sunmuş. Kurtuluş Savaşı’nda azalan nüfusun artmasını amaçlayan bu veri önergesi yasalaşmamış ve kadük kalmış.Bu önergeye tepki gösteren ünlü yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar ”evlenmedim, evlenmeyi de düşünmüyorum, bekarlığın ceremesi kaç lira ise çekmeye hazırım” diye cevap yazmış.

On birinci vergi örneğimiz de, bizim belediyelerin hala tartışmalı olsa da ısrarla uyguladıkları  yol kenarlarını  geçici oto park yeri ilan ederek aldıkları paraların deniz görmüş hali.

Şamandıra Vergisi : Osmanlı döneminde deniz kıyısında bulunan şamandıralardan alınan bir vergi türüymüş.

Biraz da yaban memleketlerde ki akıllara zarar vergilere bakalım da tam olsun;

Bu grubun ilk vergisi şimdilerde ödediğimiz onlarca verginin atası konumunda.

Gölge Vergisi : Venedik’te 18.YY’da belediye yol kenarındaki işyerlerinde gölgelik ve teneke kullananlardan gölge vergisi alınıyormuş.

İkinci sırayı  ‘Amman vergiyi maliye duymasın, Alimallah bir duyarsa ertesi gün resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girer,sağlam da ciro yapar.’Dediğim bir vergi alıyor;

Korkaklık Vergisi : İngiltere’de 16.YY’da asker kaçaklarından alınan özel bir vergi türüymüş.

Grubun üçüncü sırasında tam bir Deli Dumrul vergisi ve hala yürürlükte.Gine hükümeti dünyayı çoktan ele geçirmiş ahaliyi de burada yaşıyor diye vergiye bağlamış.

Dünya Vergisi : Gine hükümetinin herkesten aldığı bir kelle vergisidir.Ülkede yaşayan herkes dünya vergisi ödüyormuş. Dünya üzerinde yaşama nedeni olarak gösterilen bu vergi herkesi kapsıyormuş.

Dördüncü vergi türü de  Ginen in Dünya vergisinden pek farklı değil.Onlar da Güneşi zimmetlerine geçirmişler doğuşuna batışına bakandan bakmasaydın birader vergisi alıyorlar.

Güneş Vergisi : Balear Adasında güneşin doğuşunu ve batışını izleyenlerden hükümet vergi topluyormuş.Günlük 1 Euro.

Beşinci vergimiz,her ne kadar doğal gaz vergisini andırıyorsa da,konulduğu dönemlerde doğal gaz olarak sadece yellemenin bilinmesinden dolayı adını da buradan alıyor;

Yellenme Vergisi :Estonya hükümetinin inek sahiplerinden aldığı bir vergi türüymüş.Ülkede çok sayıda inek çiftliği bulunduğu için bu çiftlikleri vergiye bağlamak isteyen hükümet ineklere yellenme vergisi getirmiş. Gerekçesi ise ineklerden çıkan gazın atmosfere metan gazı saldığını bununda ekolojik dengeyi bozması imiş. Hükümet her yıl veteriner raporuyla ortalama bir sayı çıkartıp bunun üzerinden vergi alıyormuş.Benzer kararı Yeni Zellanda hükümeti de getirmiş ama çiftçiler yemeyip sokaklara dökülünce aman ağzımıza yellenmesinler diyerek bu vergiden vazgeçilmiş.

Altıncı vergi her ne kadar vergi olarak ifade edilse de alenen bir bedelmiş.Yani parayı veren o zaman da düdüğü çalıyormuş.Şimdilerde bunun bir versiyonu var ama hatırlayamadım.Hatırlayan varsa içinden söylesin.

Özgürlük Vergisi : Antik Roma'da köleler belli bir süre sonunda özgürlükleri kendilerini serbest bırakan sahiplerine için vergi ödemekteymiş.

Yedinci vergi de sonuçları açısından enteresan bir vergi.Şimdilerde konulsaydı adı kesin tuz koktu vergisi olurdu.

Tuz Vergisi :Fransa'nın uyguladığı tuz vergisi halkta büyük öfkeye yol açmış. Fransa’da Gabella adı verilen tuz vergisi, Fransız halkını çok kızdırmış ve Fransız İhtilaline katkıda bulunan nedenlerden biri olmuş.

Yer olsa daha yazardım;

Daha Bıyık Vergisi,Sakal Vergisi,Baca Vergisi, Şömine Vergisi , Peruk Vergisi,Tekerlek İzi Vergisi,Şapka Vergisi,İkinci Koca Vergisi,Vaftiz Vergisi,Çizme Vergisi, İdrar Vergisi,sabun vergisi,Pencere Vergisi,Çinli, Kafa Vergisi, Mum Vergisi filan bir sürü vergi türü daha var.

Geçmişte ki örneklerinden de görüldüğü üzere vergi denilen şey her dönemde halk için halka rağmen tahsil edilen paralardan oluşan bir uygulama.

Ama her nedense hiçbir ülke ‘Sabır vergisi’ koymayı akıl edememiş.

Peki insanlar yüz yıllar boyu kimileri ‘sorma ver’formatın da olup,kendilerinden alınarak ona buna buna dağıtılan  bu vergilere nasıl sabır göstermişler ve çoğunun şimdilerde ki evrilmiş hallerine de sabır göstermeye devam ediyorlar ?

Diğerlerini bilmem ama o sabır da bizde,

Allah vergisi işte…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254