banner262

… ve birgün Tanrı; insanların iyilikten, doğruluktan, hoşgörüden uzaklaştıklarını, vermiş olduğu emirlere riayet etmediklerini, o emirlerin dışına çıktıklarını, bencilleştiklerini, sapkınlaştıklarını, kötülük içerisine girdiklerini görür. Bunun sonucu olarak da insanların cezalandırılması gerektiğine karar verir.

Fakat sonra, insanların içindeki Hz. Nuh’un kusursuz olduğunu görür ve Nuh ile ailesini bu cezalandırmanın dışında tutmaya karar verir. Hz. Nuh altı yüz yaşındadır. Yüce Tanrı tufanı başlatmadan önce Nuh’dan bir gemi yapmasını ister. Bunun üzerine Hz. Nuh Tanrı’nın emrettiği şekilde bir gemi yapmaya başlar. Geminin her katının yüksekliği on zira (parmak ucundan, dirseğe kadar olan uzunluk)’dır ve  üç giriş kapısı vardır. Geminin altı ya da dört ziralık kısmı suyun altında kalmaktadır. Kanatları da vardır geminin ve üst katına da yiyecek-içecekler için de dolaplar yapmıştır Hz. Nuh. Geminin tahta kısımlarını çivilerle birbirine tutturmuş ve tahtaların arasından su sızmaması için içerden ve dışardan ziftlemiştir. Gemi üç katlıdır, bir katı evcil ve yabani hayvanlara, bir katı insanlara, bir katı da kuşlara ayrılmıştır ve her katta ışığı görebilmeleri için pencereler açmıştır. Gemiye; Hz. Nuh ile karısı ve oğulları Ham, Sam ve Yafes de eşleriyle birlikte binmiş, her canlıdan da birer çift alınmıştır.

Hz. Nuh ve ailesi, beraberinde taşıdıkları her iki cinsiyetten tüm hayvan çiftleriyle birlikte, önce Habeş ülkesini, sonra Cidde’yi, Rum ülkesini ve sonra da Mekke Haremi olmak üzere tüm dünyayı dolaşırlar, 150 gün dalgalarla boğuşurlar. Kırk gün kırk gece yağmur yağar, sular yükselir ve tüm yeryüzü sular altında kalır. Daha sonra gemi Ağrı/Cudi Dağı’nın tepesine oturur. Hz. Nuh, ayak basacak bir yer olup olmadığını anlamak için bir karga gönderir ama karga geri dönmez. Bu kez bir güvercin gönderir ve güvercin ağzında bir zeytin dalıyla geri döner. Böylece sular çekildikten sonra hayat kaldığı yerden devam edecektir. Hz. Nuh ve ailesi kurtulur ve yeniden dünya üzerinde üreyerek yayılırlar. Hz. Nuh’un tufandan sonra 350 yıl yaşadığı rivayet edilirken, üç oğlu üç kavmin atası olarak kabul edilir. Oğullarından Sam Arabların, Yafes Rumların, Ham Habeşlerin atasıdır. İnsanların birinci atasının Hz. Âdem, ikincisinin de Hz.Nuh olduğuna inanılır.

Çok eski çağlardan beri gerek pagan, gerek semavi dinlere ait tüm inanç sistemlerinin içinde yer alan Tufan miti; toplumların doğrulardan uzaklaşmaları sonucunda, doğru yola gelmeleri için, tanrı ya da tanrılar tarafından cezalandırıldıklarına dair ezelden süregelmiş olan bir inançtır. Dünya üzerinde yaşamış olan toplulukların mitolojileri incelendiğinde, ders verilme niyetiyle toplumların maruz bırakıldıkları bu felaketler, gerek toplumların birbirlerinden etkilenmesi yoluyla, gerek kendiliğinden oluşmuş bir kültür olarak, ufak tefek değişikliklerle birlikte, tüm topluluklarda varlığını gösterdiği anlaşılmaktadır.

*‘Sel Mitleri’, ‘Mitolojinin Kültürel Tarihi’ temel kaynak olarak alınmıştır.

Kalın sağlıcakla, sevgiyle, bereketle, huzurla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Münif Fehim 5 gün önce

Hikaye bunlar efendim!

Misafir Avatar
Rahmiye Dalgıç 5 gün önce @Münif Fehim

Tufan Kur’an’da da; (Ankebut, 14-15), (Hud,40-44)’de geçiyor ama… Sizin için hikayeyse hikayedir Beyefendi.

Beğenmedim! (0)
Avatar
macit tunalı 2 hafta önce

insanların bilgilenmesi adına paylaşıyor olmanız çok güzel teşekkürler Rahmiye dalgıç üstad

Misafir Avatar
Rahmiye Dalgıç 2 hafta önce @macit tunalı

Çok teşekkür ediyorum kıymetli hocam, sağolasın varolasın.

Beğenmedim! (0)

banner259

banner193

banner246

banner254