Bu haber kez okundu.

NEVÜ’den Muharrem matemi ve yas orucunda lokma ikramı

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) tarafından, ’Muharrem Matemi ve Yas Orucu’ dolayısıyla Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin huzurunda lokma ikramında bulunuldu.

Alevi-Bektaşi inancının önemli merkezlerinin başında gelen Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesinde bulunan Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin dergahında düzenlenen ’Muharrem Lokması İkramı’na NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Nevşehir İl Emniyet Müdür Yardımcısı Erdem Eyleyen, Hacıbektaş Belediye Başkan Vekili Gül Karabacak NEVÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cesur Pehlevan, Genel Sekreter Nihat Çavuşoğlu, NEVÜ Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Yılmaz ve Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Gör. Hamidreza Sohrabıaabad, NEVÜ Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü, Azerbaycan Üniversitesi ve Azerbaycan Respublikası Tahsis Cemiyeti işbirliğinde düzenlenen ‘“1. Uluslararası Tasavvuf Sempozyumu: Nesimî 650” etkinliğine katılmak üzere Nevşehir’de bulunan Azerbaycanlı misafirler ve davetliler katıldı.

Bağlı: “Bu Matemi Yüreğimizde Bir Kor Ateş Olarak Devam Ettireceğiz”

‘Muharrem Lokması İkramı’ öncesinde günün anlam ve önemine dair konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Mazhar Bağlı, "Kıymetli canlar hepinizi öncelikle muhabbete selamlıyorum. Malumunuz olduğu üzere üniversitemiz Hacı Bektaş Veli Hazretleriyle ilgili her sene çok çeşitli etkinlikler yürütmekte. Muharrem orucu dolayısıyla da burada her yıl Muharrem Mateminin son gününde bir araya gelmekteyiz. Bu günlerin anılmasında, özellikle ser çeşme Hz. Hüseyin efendimizin şahadet anını anmak ve o günden bugüne var olan o acıyı ve matemi yüreğinde taşıyarak bugüne kadar bize getiren bu geleneğin devam ettirilmesi ve yaşatılması bizim için hakikaten çok önemlidir. Malum olduğu üzere bu matemin devam etmesiyle ilgili iki mesele ciddi olarak karşımıza çıkıyor. Bunların birincisi; haksızlığa, zulme ve derebeyliğe karşı insanlığımızın, milletimizin Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın yüreğinde dinmeyen adeta bir coşkunun var ola geldiğini görüyoruz. İkincisi de; ’Ehl-i Beyt’in bize bırakılan bir emanet olduğunu ve ’Ehl-i Beyt’e sahip çıkmanın ne kadar gerekli ve ne kadar önemli bir şey olduğunu biliyoruz. Ehl-i Beyt’e yapılan zulümleri burada anlatmanın edep dışı olduğunu düşünenlerden birisiyim. Ama huzura çıkarıldığı ve sorulan her soruya ayetle cevap verdiği zaman ’Bu da Ehl-i Beyt’tendir, bunun da kellesini istiyorum’ diyen Yezitlerin ve Muaviyelerin olduğu bir durumda elbette biz bu matemi yüreğimizde bir kor ateş olarak devam ettireceğiz” dedi.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinin Alevilik ve Bektaşilik üzerine önemli çalışmalar yürüttüğüne de değinen Rektör Bağlı, “Bu ve benzeri konulara üniversitemiz ön ayak olmak üzere önemli çalışmalar yürütmekte. Bu kapsamda üniversitemiz bünyesinde bulunan Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitümüzün aktif bir şekilde çalışmalarını yürütebilmesi için önünü açtık. Böylelikle ilk kez Türkiye’de Alevi-Bektaşi konularında araştırma yapmak isteyen akademisyenler bu enstitümüzde yüksek lisans ve doktora programına kayıt yaptırarak gerekli akademik çalışmalarını yapabiliyorlar. Aynı zamanda üniversitemiz bünyesindeki kütüphane, bir özel ihtisas kütüphanesi olarak hizmet vermekte. Alevilik ve Bektaşilik üzerine çalışmalar ve araştırmak yürütmek isteyenlerin yanı sıra bütün İslam ve Türk coğrafyasına hizmet verme gayreti içerisindeyiz. Arzumuz ve gayemiz, bu coğrafyanın sosyolojisinin şekillenmesinde ilk mayayı çalan gönül erlerinin yaptığı hizmetleri bir sonraki nesle aktarmak ve kendimize bu gönül erlerini rehber kabul etmektir. Ben tekrardan mateminizi candan paylaştığımı belirtmek istiyorum” diye konuştu.

NEVÜ Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Yılmaz ise, “Hepimizin ortak üzüntüsü olan Kerbela Mateminin 10. gününde Muharrem orucunda kederimizi paylaşmak üzere bir aradayız. Enstitümüz bunu Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin huzurunda üçüncü kez tekrarlıyor ve bundan sonra da geleneksel olarak devam ettireceğiz.

Sevgili Peygamberimizin bize iki güzide emaneti var. Birincisi Kur’an, ikincisi ise ‘Gözümün nuru’ dediği ‘Ehl-i Beyt’i. Şu anda Kur’an’la ile hala imtihan ediliyoruz. Bize emanet ettiği Ehl-i Beyt ile iyi bir imtihan verdik mi derseniz bununla ilgili iyi bir cevap veremem. Çünkü daha Peygamberimiz vefat eder etmez kızı Hz. Fatıma küstürülmüş, mirasına el konulmuş ve altı ay sonrada üzüntüsünden vefat etmiştir. Hz. Ali halife olur olmaz kendisine muhalif olanlarla mücadele etmek zorunda kalmış ve bir harici tarafından camiye giderken öldürülmüş. Hz. Hasan Müslümanlar kırılmasın diye halifeliği Muaviye’ye vermiş ama yine Muaviye tarafından öldürülmüştür. Yine Hz. Hüseyin malumunuz olduğu gibi Kûfelilerin daveti üzerine kafilesiyle yola çıkıyor ama Kerbela’da yolunda baskıya ve zulme boyun eğmeyerek on muharrem günü şehadete kavuşuyor. Peygamberimizin bize emaneti olan Ehl-i Beyt’e yapılan zulümler bunlarla son bulmamıştır. Bundan sonra da bu zulümler devam etmiştir. Bu yaşanan acıların tümü hepimizin ortak acısıdır ve bu kederli hadiselerin üzüntüsünü hep birlikte yaşamaktayız” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından katılımcıların Cemal Şahin Dede’nin ’Lokma Duası’ eşliğinde oruçlarını açmasıyla devam eden program, Tebriz’den Grup Müştak’ın Kerbela anma mersiyesi ve nefesiyle son buldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246