banner262
banner263

2020 senesi, dünya tarihine kara kalemle yazılırken, sanırım yazılan sayfalardaki karalarda önümüzdeki yıllarda insanlık adına ve insanlık tarihi adına salgın hastalıklar ve kara lekeler olarak hatırlanacak.

2020 yılı bir geldi, bizler, sağlık, huzur, mutluluk, bol para ve ülkemizdeki birlik, beraberlik, savaşların bitmesi, terörün yok olması, dünyada barış sağlanmasını beklerken, koronavirüs nedeniyle ortaya çıkan Covid-19 hastalığının pençesinde bulduk kendimizi.

Okullar kapatıldı. İnsanlarımız evlerinde kalmaya yönlendirildi. Sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaları getirildi. 65 yaş üstündeki vatandaşlarımız için “sağlığınız için tehlikeli, evde kalın, sokağa çıkmayın” uygulaması yapıldı. Hala devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65 yaş üstünün 10 Mayıs Pazar günü saat 11 ile 15.00 saatleri arasında sokağa çıkabileceğini açıkladı. Burada, dikkat edilmesi gereken bir husus var. Cumartesi Pazar günü, yani hafta sonu yine sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Fakat, 65 yaş ve üstündeki vatandaşlarımız, evlerine, ikametlerine yürüme mesafesinde sokağa çıkabilecekler. Süreleri 4 saat.

Yine, Korona illetine karşı mücadele kapsamında evde kalmaya zorlanan genç bir gurubumuz var. 20 yaş dahil çocuklarımız, sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle evlerinde kalmak zorundalar. Hükümet, aldığı kararla 20 yaş altı içinde sokaklara çıkıp nefes alabilecekleri uygulamayı iki grup için gerçekleştirilecek. 0-14 yaş grubu 13 mayıs Çarşamba günü, 11.00 ile 15.00 saatleri arasında, 15-20 yaş grubu ise 15 Mayıs cuma günü yine saat 11.00 ile 15.00 arasındaki 4 saatlik sürede aynı şartlarda dışarı çıkabilecek. Yani, çocuklar ve gençlerde evlerine yürüme mesafesinde dışarıda kalabilecekler. Bu mesafeye uymayanlar hakkında ise 3 bin 150 TL para cezası uygulanacak.

Ne diyelim. Buna da şükür.

İnsanlarımız sağlıklı olsunlar, ülkemizdeki virüs tehlikesi son bulsun, sağlıklı ve mutlu günlere yeniden geri dönelim. Biraz olsun sabırla, evlerimizde kalmaya devam edeceğiz. Başka çare yok.

Bakın, Sağlık Bakanlığınca açıklanan istatistiklere göre, korona savaşında ülkemiz başarılı bir grafik sergiliyor. Bu başarıdaki en önemli etken ise insanların evlerinde kalması, sosyal mesafe kurallarına uymaları ve birbirleriyle olan ilişkilerde, koruma kurallarına riayet etmeleri olarak göze çarpıyor.

İnsanlarımız evde kaldıkları için, virüs yayılma imkanı bulamadı. Yine, insanlarımız koruma kurallarına uydukları için toplu yaşam merkezlerinde virüs yayılamadı. AVM’ler kapalı tutulduğu için virüs insandan insana geçebilme imkanı bulamadı. Hal, durum ve vaziyet böyle olunca da virüs ülkemizdeki etkisini kaybetmeye başladı.

Bu bilimsel deneylerle açıklanan gerçek.

Bir başka gerçek daha var. Uzmanlar uyarıyor. Rehavete kapılmayalım. Normalleşme başladı başlamasına ama tehlike geçmedi. Bu bela, koronavirüs hala havamızda mevcut. Bazı insanlarımızın üzerlerinde mevcut. Hastalık derecesinde olmasa bile taşıyıcı olmadıkları anlamına gelmiyor.

Bu durumda yapılması gereken en önemli hareket, tedbiri elden bırakmamaktır. Hastalıkla mücadelede sadece kendimizi değil, etrafımızı da düşünmemiz gerekiyor. Devlet yasak koymuş, “sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması var” demiş.

Bazı kişiler ise bu duruma saygı gösterip, evde oturmaya, hastalıkla mücadeleye katkı sağlama adına sabırla beklemesi gerekirken, sokağa çıkmış, etrafa cirit atıyorlar. İşte bu olmadı. Olmaz.

Koronavirüsle mücadele kapsamında, ülkemizdeki 30 büyükşehir ve Zonguldak dahil 31 ilde şehir merkezi dışına çıkılmasına izin verilmeyen kararlar uygulandı. Yeni alınan kararla ise Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya, Mersin ve Muğla gibi 7 il için seyahat kısıtlamasının kaldırıldığını açıklandı.

Bizim Bursa yine yasaklı iller arasında kaldı. Yasağın kaldırıldığı kentlere baktığımızda, daha çok turizm ekonomisi yaşanılan iller dikkat çekiyor. Malum yaz geldi. Pek çok kişi tatil ve deniz, kum, güneş özlemini çekiyor. Virüs önlemleri alındığı günden bu yana, ekonomide gözle görülür, elle tutulur bazı gerilemeler oldu. Tabi, bu durum sadece Türkiye için değil, başka ülkelere sınırlarını kapatan bütün ülkeler için geçerli. Sağlık her şeyden önemli olduğuna göre, bu zarar ziyana da katlanılması gerekiyor.

Başka çare yok.

Ülkemizdeki son ekonomik verilere bakalım; TÜİK, Nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE'de, Nisan ayında %0,85 artış yaşandı. Yıllık enflasyon ise %10,94 olarak gerçekleşti.

Nisan'da sarımsaktaki fiyat artışını yüzde 37,5 ile kuru soğan, yüzde 31,02 ile patates izledi. Nisan'da fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 30,45 ile kivi, yüzde 26,66 ile portakal, yüzde 20,16 ile havuç, yüzde 17,91 ile elma, yüzde 16,86 ile limon, yüzde 14,96 ile yumurta, yüzde 14,32 mücevher (altın) ve yüzde 12,62 ile mercimek yer aldı.

Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 43,57 ile patlıcanda gerçekleşti. Bunu yüzde 36,99 ile salatalık, yüzde 34,23 ile kabak, yüzde 20,73 ile LPG (araba tüpü dolum) ücreti, yüzde 20,44 ile sivri biber, yüzde 14,48 ile kıvırcık, yüzde 11,5 ile tüp gaz ücreti, yüzde 10,32 ile benzin izledi.

Çarşı- Pazar enflasyonu böyle. Birde, piyasaların ihtiyacı olan likidite ile ilgili sıkıntılar var. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 13 ay (399 gün) vadeli, kuponsuz devlet tahvilinin yeniden ihracını gerçekleştirdi. İhalede basit faiz 8,32, bileşik faiz yüzde 8,29 oldu. Nominal teklifin 10 milyar 688 milyon lira olduğu ihalede, nominal satış 6 milyar 366 milyon lira, net satış 5 milyar 834 milyon lira olarak gerçekleşti.

Umarım, normalleşmeye adım attığımız şu günlerde, yapılan bu satışlar piyasalar için can suyu olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254