Perşembe günü ikindi namazına müteakip Şehit Jandarma er Bahadır Aydın'ın Cenaze namazı Ulu camide kılınıp törenle ebedi yolculuğuna uğurlanacaktı namazdan yaklaşık bir saat önce Emek eski belediye başkanımız Cafer Güler ile birlikte 616 yıllık tarihi Ulu Camiye geldik ve yine tarihi bir kalabalıkla tarihi bir olaya tanıklık eden Ulu cami çevresi adeta mahşeri bir kalabalıkla dolup taşmıştı. Tanıdık birçok dostla karşılaşmamızın yanı sıra halkın büyük teveccühü insan olarak sizi duygulandırıyor, Cenaze öncesi ister istemez yıllar öncesine gittim çünkü Şehidimiz Bahadır Aydın gibi askerliğimi aynı bölgede yani Siirt'te yapmıştım. Arazinin zorluğunu iklim şartlarının özellikle yazın kavurucu sıcağını çok iyi biliyordum bazen hafif bir rüzgar estiğinde sanki yüzünüze bir avuç kor atılmış gibi hissedersiniz ve bu sıcaklara dayanamayan bazı askerlerin ya aniden burnu kanar ya da bayılırdı bunlara çok şahit oldum yaklaşık 25-26 yıl önce ve kimi zamanda ölümün soğukluğunu ensenizde hissettiğiniz anlar olur ve her askerin psikolojisi sağlam olmayabilir nöbet görevinde bazen karanlık bölgeye nöbete giden askerlerin bayıldığını da gördüm nöbet anında uyku ve uykusuzluk arasında gidip gelirken bir anda panik yaparak karşısında teröristleri gördüğünü sanarak panikle sağa sola ateş eden askerleri de gördüm bazen psikolojiniz zayıflık gösterirse bunları yaşayabilirsiniz.

Askeri eğitimlerin yetersiz olduğunu düşündüğüm ve iklim şartlarına uygun olmayan kişilerin bu tehlikeli bölgede görev yapması asla uygun olmamış ve kayıpların fazla olmasına sebep olmuştur bazı komanda taburları bu şartlara uygun olarak eğitim alsa da sınıf ve görev farkı olan askerler de bu bölgelerde görev almak mecburiyetindedir bazen düşünürsünüz düşmanınızla çatışmaya girersiniz vurur yada vurulursunuz bunu anlarız ancak Askeri araçla gidiyorsunuz ve bir anda korkunç bir patlama ile ne olduğunu anlamadan ölüyorsunuz  yani kalleşliğin daniskasını yaşıyor ve savunma hakkınız olmadan hayata veda ediyorsunuz işte bu insanı kahrediyor ve kabullenemiyorsunuz.

Cenaze töreninde duygu yoğunluğunun yaşandığı ve göz aşlarının döküldüğü anlar oldu Sağlık bakanı Müezzinoğlu'na tepkiler artınca hoş olmayan olaylar yaşandı Sağlık bakanı Cenazeye gelmesi olumlu karşılanmalıdır, ancak Süleyman Demirel'in bir sözünü hatırlatmalıyım. Siyasette ne söyleyeceğin değil ne söylemeyeceğin önemlidir: Geçen afta pazar günü Osmangazi ziraat odası başkanı ve aynı zamanda Dereçavuş mahallesi muhtarı dostumuz Hakan Ekim'in davetlisi olarak Gündoğdu'da yapılan festivale davetliydim davete icabet ederek gittik Sağlık bakanı Müezzinoğlu orada konuşma yaparken bazı konuları vurgulamakla Başkan olma yetkisini verseydiniz bunlar olmaz gibi cümleler kurdu orada tepki konulmadı fakat bu cümle birazda Televizyon ve sosyal paylaşım sitelerinde çığ gibi büyüyerek tepki toplamaya başladı. Perşembe günü Şehit cenazesinde de patlama noktasına geldi ve Demokrat Bursa'ya yakışmayan görüntüler ortaya çıktı. Terör konusunda tüm siyasi partilerin ortak söylem ile aynı platformda buluşması gerekir buna MHP ve HDP'nin kapris yapmadan destek koyması şarttır bu Cennet vatan hepimizin hiç kimsenin tekelinde değildir,

Cenaze töreninin ardından Gençosman'da bulunan HDP Osmangazi ilçe örgütü binasına giden bir gurup Polis kontrolünde Binanın üstüne Bayrağımızı asıyor ve sanki memleket kurtulmuşçasına fotoğraflar çekiliyor videolar yayınlanıyor! Bu tarz durumları yıllardır izliyoruz gaz alma operasyonundan başka hiç bir manası yok İlçe örgütünün üst katından bayrağı tepki koyanlar değil orada görev yapan HDP'li siyasiler asacak esas önemli olan budur ve bunu kavraması gereken tüm ülke halkıdır, inatlaşmanın hiç kimseye getirisi olmamıştır olmayacakta bunun yansımasını 7 Haziran seçimlerinde Meclise gönderilerek temsil hakkı verilen AK Parti, CHP, MHP, HDP ile gördük çözüm yerine çözümsüzlüğe götürülen bir Türkiye tablosu görüyoruz 1 Kasım’da yeniden erkenin erkeni seçimi yapılırsa ve tablo aşağı yukarı aynı çıkarsa ne olacak? Zaman kaybetme lüksü olmayan bir ülkemiz var etrafımız düşmanla ve akbabalarla çevrili akıllı olmak zorundayız dışarıdan bakıldığında net ve güzel görünmeyen bir Türkiye var birçok casus ve terör örgütü militanların yuvası olan Türkiye bu zayıflığı ile bir çok acı yaşamaya gebe görünüyor. Yapılması gereken siyasileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, işçisi, işvereni, esnafı, memuru, köylüsü ile tek yürek olarak Türkiye’yi el birliği ile düze çıkarıp nefes almasını sağlamaktır. Esen kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234