Pazartesi akşamı gündem buluşmalarında Mustafa Bozbey ilginç bir şey paylaştı. Yüksek gerilim hatlarının ister yeraltından ister yer üstünden geçtiği noktalarda oturum olması durumunda bazı hastalıkları tetiklediğini bizlere anlattı.

Hal böyle olunca bir konuyu tekrar gündeme getirme ihtiyacı hissettim.

Zaman zaman gündemde sıcaklığını kaybetse de bu kentte bazı gelişmeleri hatırlatmakta fayda var.

O da Demirtaş Organize Sanayi Bölgesine yapılması planlanan santral…

***

Malum bu santral konusunda iki medya grubu arasında savunma ve karşı gelme gerekçeleri ile ilgili birçok haber okuduk.

Ama şu aralar suskunluk dikkatlerden kaçmıyor.

Acaba neden?

Santral yapımına karşı gelen medya grubunun sahibinin bölgedeki arazilerinin satıldığı yakında oralara lüks konutlar yapılacağı iddia edilmişti.

Doğru veya yanlış…

***

Ama benim oraya karşı gelme gerekçem şehrin içine bu tür santrallerin yapılmayacağının daha doğru olacağına inandığım için.

Sağlığı direkt veya dolaylı yoldan etkiliyor.

Yoksa bölge yakınında biri bakıp görmüş,  daire satacak bu beni ilgilendirmez.

Eğer inandığım şey doğruysa üzerinden çağlar da geçse benin fikrim aynıdır.

***

Şu anki düşüncem ise buraya santral yapılması halinde konutlardaki insanların etkilenip etkilenmeyeceğinin belli olmamasıdır.

Eğer etkilenirse işte o zaman sıkıntı olur.

Yoksa zaten sorun yok.

Ben inandığımı sonuna kadar bu köşede yazmaya devam edeceğim.

Bu noktada sıra akademik odalarda…

*****************

Anlamlı Sözler

“İnsan özgürlüğü uğrunda neyini vermez ki! Boğazına ip geçirilmiş hangi milyoner, bir soluk hava için milyonlarını harcamaz? “  

- Dostoyevski

*********

Bilge kadının taşı

Dağlarda gezen bir bilge kadın, nehirde değerli bir taş bulmuş.

Ertesi gün kendisi gibi bir seyyahla karşılaşmış. Ama seyyahın karnı açmış.

Bilge kadın torbasını çıkarmış ve yemeğini onunla paylaşmış. Aç seyyah, bilge kadının torbasındaki değerli taşı görmüş ve taşı çok beğendiğini söyleyip onu kendisine vermesini istemiş. Bilge kadın hiç tereddüt etmeden taşı ona vermiş.

Seyyah karşısına çıkan bu şansa çok sevinip, bilge kadının yanından ayrılmış. Taşın, yaşamının geri kalan kısmını güvence altına alacak kadar değerli bir taş olduğunu biliyormuş.

Fakat bundan uzun yıllar sonra seyyah, uzun uğraşların sonunda bulduğu bilge kadının karşısına yeniden çıkmış.

Seyyah, bilge kadına, “Senden bu taşı değil, bundan daha değerli bir şeyi istiyorum. Bana onu verebilir misin?” demiş.

Bilge kadın, seyyahın kendisinden ne istediğini sorunca, seyyah yanıtlamış : “Bu taşı bana vermeni sağlayan şeyi.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.