“Nankör” kelimesi dilimize Farsçadan gelmiş.

“Kadir kıymet bilmez”

“Kendisine yapılan iyiliğin değerini bilmez”

“İyilikbilmez” anlamlarındandır.

Yani, biri veya birileri tarafından bir iyilik bir güzellik yapıldığı zaman…

Bir ihtiyaç giderildiği zaman…

Bir toplumun gereksinim duyduğu önemli bir ihtiyacı giderildiği zaman… 

Bir yok olan ortaya konduğu zaman bunları yapan veya yapanlara yapılanların karşılığı olarak o kişi veya kişilere veya o topluma karşı sorumluluk olarak…

Sadece yapılan iyiliğin altında kalınmaması…

Bir şekilde karşılığının verilmesi…

Teşekkür edilmesi akla gelir.

İnsan nankör olmamalı.

Kişiler nankör olmamalı.

Toplum nankör olmamalı.

Kendisine yapılan her tülü iyiliğin karşılığını vermeli.

Karşılık vermek demek ille de maddi açıdan olacak demek değildir.

Yapılan bir iyiliğin karşılığı bir sıcak tebessüm ile bile olur.

Yapılan iyiliğin altında ezilmekte vardır.

İyiliğin ağırlığı olur.

Yükü olur.

İltifatı beklenir.

Nefis, iyilik yapıldığı zaman karşıdaki kişinin karşılığını vermesiyle huzur bulur.

Mutlu olur.

İyiliğin ağırlığı insanı ezer.

İyiliğin altında ezilmemek, kalkmak için en azından sıcak bir selam ve tebessüm gerekir.

Eğer bir şey isteniyorsa vermek gerekir.

İyilik yapan kişi veya kişilere herhangi bir konuda yardımcı olmaktır.

İyilik yapan kişinin bir ihtiyacı olduğu zaman eğer imkânı varsa hemen ona yardımcı olmaktır.

İsteğini yerine getirmektir.

“Yapmasaydı, etmeseydi, zorla mı yaptırdık” gibi serzenişlerde bulunmamak lazım.

Nankör olmamak lazım.

Elbette ki hiçbir iyiliğin karşılığı beklenmez.

İyilik yapan bunun karşılığını almak için bunu yapmaz.

Bu nedenle atalarımız:

“İyilik yap deniz at, balık bilmezse Halık bilir” demişler.

Yani balık nankörlük etse…

Yapılan iyiliğin karşılığını bilmese bile yaratıcı olan Halık yani Allah(cc) yani “halk eden, yaratan” kişinin yaptığı bu iyiliğin karşılığını mutlaka verir.

Balık nankörlük edebilir çünkü nefis sahibidir.

Fakat yaratıcı olan, Halık olan Allah (cc) kullarından kendilerine vermiş olduğu her şey için sadece şükür etmelerini ister.

O nedenle Kur’an da birçok yerde Allah cc:

“Doğrusu insan çok nankördür“ buyurur.

Çünkü insan kendini beğenmiştir.

Kendisini yaratan, nimetler veren, hayatı bağışlayan o’na bu fani dünyada parayla, pulla satın alamayacağı kadar önemli nimetleri vermiştir ve sadece insanlardan, bizden şükür etmemizi ister.

Dolayısıyla insan nefsinin ve şeytanın esiri olduğu için bunu yapamaz.

Yapmayabilir.

Yapamayabilir.

Üşenir veya birçok nedenler ile ibadet etmez.

Şükür etmez.

Bu da kendisini nankör yapar.

Yani, yapılan veya verilen bir şeylerin karşılığı olarak yaratıcısına bile şükretmekten acizdir.

Dolayısıyla nankördür.

İnsan nankör olmamalı.

Yapılan her iyiliğin, ortaya konulan her hizmetin karşılığını vermelidir.

Görmezden gelmemelidir.

Nankör olmamalıdır.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246