Şimdi, bu da nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim.

Ne demek istiyorsun şimdi de diyebilirsiniz.

Hani; bayram değil, seyran değil amcam beni niye öptü gibi bir şey.

Arz edeyim efendim…

Geçen hafta sonu, Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin düzenlediği “Uluslararası 3. Mustafakemalpaşa Sempozyumu”nu takip etmek üzere ilçeye gitmiştim.

Antik çağlardan bugüne, Mustafakemalpaşa’da neler olduğunu öğrenmek için düzenlenen bir programdı bu.

Akademisyenler ve konu üzerinde araştırma yapanların sunumlarını dinledik 3 gün boyunca.

Bu sunumlar arasında çok ilginç çalışmalara da rastladık.

Bunlardan birisi de, Mustafakemalpaşa’nın “manda” varlığı idi.

Evet, bilenler bilir de, ben bilmeyenler için Mustafakemalpaşa mandalarından bahsetmek istiyorum.

Bundan önce, mandalar ile ilgili olarak birkaç sene evvel yaşadığım bir anımı paylaşmak istiyorum…

 ***

MANDA SÜTÜ ARARKEN BAŞIMIZA NELER GELDİ!...

Çok değerli dostlarımdan, Bursa Rıhtım Pastahaneler Zincirinin sahiplerinden Ali Genç beni arayarak, manda sütünü nereden bulabileceğimizi sordu.

Daha doğrusu; benim Mustafakemalpaşalı olduğumu bildiği için bu konuda yardımım olabileceğini düşünmüş.

Çünkü manda sütü her yerde buluna bir şey değil.

Çok nadir bulunuyor.

İnek sütüne göre de birkaç misli daha pahalı.

Ama, manda sütü çok değerli bir ürün.

Rıhtım Pastaneleri de; manda sütünü, sütlü tatlılarda ve dondurma imalatında kullanmak için arıyordu.

Yaptıkları araştırma ve soruşturmalar neticesinde manda sütünün en çok bulunduğu yerin Mustafakemalpaşa’nın Karaoğlan Köyü olduğunu öğreniyorlar.

Bu düşünceden hareketle kalkıp, Ali Genç ve yeğeni Ömür Genç ile beraber Uluabat üzerinden, Kumkadı Köyü, Ormankadı Köyü, Yeşilova ve Tepecik istikameti ile Karaoğlan köyüne intikal ettik.

Vakit de, ikindi ile akşam namazı arasındaydı.

Biz Karaoğlan Köyü’ne girdiğimizde, köyün mandaları da meradan otlamaktan geliyorlardı.

Çok büyük bir manda sürüsünün diziler halinde köyün orta caddesinden âdeta “tören geçişi” gibi yürüyerek evlerine dağıldıklarını gördüm.

Hayatımda bu kadar çok mandayı bir arada görmemiştim.

Kendi kendime; tamam dedim, burası tam da bizim aradığımız yermiş.

Neyse; mandalar evlere dağıldıktan sonra, biz de bazı köylülere meramımızı anlatarak yardım istedik.

Baktım ki, parası ile de olsa kimse süt vermeye yanaşmıyordu.

Şaşırıp kalmıştık.

Sonradan anladık ki, meğerse, köyün bütün sütlerini dışarıdan ve bilhassa da İstanbul’dan firmalar bağlamışlar.

Öyle gelip de, ben manda sütü istiyorum diyene hiç yüz vermiyorlar.

Hatta ben, tesirli olur diye köy meydanında bir de coşarak heyecanlı nutuk çektim ama faydası olmadı.

Neticede, biraz köyde kaldıktan sonra çekip Bursa’ya geri döndük.

Böylelikle, bizim Ali Genç’in manda sütüyle yapacağı tatlı ve dondurmalar da hayal olmuştu!

 ***

Ama, gel zaman git zaman bizim Ali Genç’in bu işten vazgeçmeye de niyeti yoktu ve beni devamlı arayarak bir çözüm bulmamı istiyordu.

Düşündüm, taşındım ve sonunda Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı değerli dostum Sadi Kurtulan’ı aramaya karar verdim.

Baktım ki; Sadi başkan da sütün verilmesine taraftar değil.

Bana; “Muratçığım bizim Mustafakemalpaşa’nın tek bir marka değeri var.

O da Kemalpaşa Tatlısı.

Biz bu manda sütünü Kemalpaşa tatlısı imalatında kullanıyoruz.

Ne olur bizim bu işimize dokunmayın” demez mi…

Vay anasına ya dedim kendi kendime.

Bu manda sütü de ne matah bir şeymiş!

Manda sütü temin etmek için Belediye Başkanından da icazet alamıyoruz!

Ali Genç’in, manda sütü için fiyatı konusunda bir itirazı yok hatta rayiç bedelinden daha fazlasını bile teklif etmesine rağmen, adamlar hiç oralı olmuyorlardı.

Baktık ki iş olmuyor; ben tekrar Sadi Kurtulan’dan rica ettim; yapmayın, etmeyin, acıyın bize filan dedim!

Yalvar yakar, sonunda Sadi başkanın araya girip rica etmesi ve fazla miktarda olmaması kaydı şartı ile manda sütü almayı başardık.

 ***

Geçenlerde Ali Genç’e sordum; ne oldu manda sütü almaya devam ediyor musunuz diye. Arkadaşlar oraya soğutma dolabı koymuşlar ve haftada bir iki defa gidip biriken sütleri alıp imalatta kullanıp leziz ürünler imâl ediyorlarmış.

Şayet yolunuz düşerse, FSM’deki Rıhtım Pastanesi’ne uğrayıp, ben manda sütünden yapılmış tatlı veya dondurma istiyorum derseniz; size Rıhtım Pastanesi’nin güler yüzlü ve tatlı dilli personelleri büyük bir memnuniyetle getirip sunacaklardır.

Eminim ki; siz de, hoşlanarak ve kemali afiyetle bu gerçekten çok leziz ürünlerden yiyip beğeninizi ifade etmekten geri durmayacaksınız.

 ***

SEMPOZYUMDA MANDALAR!

Biz de, manda sütünün faziletini anlatmak için ta nerelerden başladık anlatmaya…

Rahmetli Erbakan Hoca’nın sünnetidir bu!

Erbakan Hoca, bir konuyu anlatmaya başladığında, ta Hz. Adem’den başlarmış konuyu hülâsa etmeye!...

Bizimki de bu sefer öyle oldu.

Neyse, biz yine konumuza dönelim.

 ***

Mustafakemalpaşa Sempozyumu’ndaki sunumlardan birisinin de “mandalar” olduğunu giriş bölümünde bahsetmiştim.

Bendeniz de, mandalara karşı aşırı derecede bir muhabbet(!) beslediğim için sempozyumdaki bu konunun sunumunu çok büyük bir dikkatle takip ettim.

Hatta; birkaç kez kendimi tutamayıp, sunuma fikren katkı koymak gayesi ile müdahale etmeye kalkıştıysam da, bu sempozyumun organizasyonunda Sadi başkandan sonra en büyük paya sahip olan değerli Belediye Başkan Yardımcımız Mustafa Eren’in “Sempozyumun insicamını bozdurmama” konusundaki kararlı tutumu ve anında müdahalesi ile girişimim sert bir şekilde geri püskürtüldü ve ben de bu anti demokratik, baskıcı ve tahakkümcü anlayışı protesto ettiğimi bildirerek, oturumu terk etmek mecburiyetinde kaldım!

Ben, “Tank Hasan”ın(Hasan Celâl Güzel) talebesiydim ve her türlü darbeci, baskıcı ve jakoben anlayışa karşıydım!

Burada tamamen bir şekilcilik hâkimdi.

Aynı durum, “Mustafakemalpaşa’ya gelen Selanik Mübadilleri” konusunun sunumunda da yaşandı ve çok iyi bildiğim bu konu hakkında saptama yapmak istemem de, bu sefer hem Oturum Başkanı ve hem de Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Eren’in yine konuşturmama defansına muhatap oldum. Sonradan soru sorulmasına müsaade edileceğini söylemelerine rağmen; yine soruya müsaade edilmedi.

Onlar için önemli olan; bazı hakikatlerin ortaya çıkmasından ziyade, sunumun, tespit edilen kısa zaman süresi(15 dk) içerisinde bitirilmesini temin etmekti.

Bu konuda, son derece başarılı(!) olduklarını da söyleyebilirim!

 ***

MANDA SÜTÜNÜN YAPISI VE FAYDALARI!

Sempozyumda, “Mustafakemalpaşa İlçesine Bağlı Karaoğlan Köyünde Anadolu Mandasının Değerlendirme Olanakları” başlığıyla sunum yapan Dr. Taşkın Değirmencioğlu’nun söylediğine göre; Bursa’daki mandaların yüzde 81’i Mustafakemalpaşa’da bulunuyor.

Mustafakemalpaşa’da 1200 adet manda varmış.

Bu mandaların da, neredeyse tamamına yakını Karaoğlan Köyü’nde bulunuyor.

İki tür manda var.

Anadolu mandası ve bataklık mandası.

Karaoğlan Köyü’ndeki mandalar, “Anadolu mandası” sınıfına giriyor.

Bataklık mandaları ise daha çok Tayland taraflarında görülüyor.

Manda, hastalıklara karşı dirençli bir hayvan.

Süt verimi düşük(4-5 kilo) ama sütünde yüzde 7 oranında yağ bulunuyor.

A vitaminine sahip olan manda sütünün bağırsak kanserine karşı etkili olduğu söyleniyor.

Mandalara antibiyotik vurulmayıp doğal aşı uygulandığı için manda yapısının gen popülasyonu korunuyor.

Mandalar tamamen doğal koşullarda, meraya dayalı olarak besleniyor ve bu bakımdan organik bir süt manda sütü.

Litresi 3,5- 4 liraya satılıyor.

İstanbul’daki uyanık firmaların manda yetiştirme çiftlikleri kurdukları da ifade edildi.

Türkiye İstatistik Enstitüsü (TİK) verilerine göre, Türkiye’de toplam 135.000 Anadolu mandası var.

Çok kaliteli sütü olan mandalara sahip çıkmamız gerekiyor.

Aksi halde, gitgide soyu tükenmekte olan mandalardan mahrum kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağız.

Bu konuda, devletin teşvik tedbirleri var.

2015 yılından bu yana, manda başına 400, malak başına ise 150 lira teşvik veriliyor.

Ben bu konuda, daha da kalıcı tedbirlerin süratle alınmasına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.