İki günden beridir Mustafakemalpaşa’ya kamp kurmuş bulunmaktayım. Dünkü yazımda da belirttiğim gibi, bir ilçe belediyesi olan M.K.Paşa Belediyesi tarafından düzenlenen ve Cuma günü başlayan “Uluslararası 3. Mustafakemalpaşa Sempozyumu”nun 2. günü yapılan oturumda, Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kaya’nın açıklamaları gündeme damgasını vurdu.

Mustafakemalpaşa İlçesi’ni tarihten günümüze kadar pek çok değişik açılardan irdeleyen sunumlar yapan akademisyenler arasında, “Lozan Mübadillerinin M.K.Paşa’ya iskânı” konusunu inceleyen Niğde Üniversitesi Fen edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kaya’nın sunumu gerçekten de ilgiyle izlendi.

Mübadil bir ailenin evladı olarak sunumu heyecanla takip ettim.

Konu hakkında senelerden beri araştırmalar yapan ve bizzat gidip Yunanistan/ Selanik ve civarında incelemelerde bulunup yazılar yazan birisi olarak, katkı koyma talebimin “Oturum Başkanı” tarafından reddedilmesi, akademik anlayışın neresine uyar bilmiyorum doğrusu.

Hazretin gerekçesi de, sempozyumun insicamını bozacağı endişesiymiş.

Hatta kendileri, benim daha önce hiç sempozyuma katılıp katılmadığımı bile sorma nezaketsizliğinde bulundu.

Kendisine buradan, “Kardeş, ben senin yaşından fazla sempozyuma katılmış birisiyim” diyorum.

Yer yer, gerektiğinde saptama yapmak istediysem de, oturumu yöneten Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hayrettin Kuşçu’nun şekilci ve kibirli davranışı yüzünden, bazı tarihi hakikatlerin ortaya çıkması fırsatı zayi edilmiş oldu.

Bu nedenle, bu tür sempozyumlara gönderilen kişilerin müktesebatına ve idareciliğine dikkat edilmesi gerekliyor.

 ***

Lozan Görüşmeleri sırasında, 30 Ocak 1923’te imzalanan Türk-Yunan Mübadele Protokolü’ne göre; 1912 yılından önce İstanbul’da bulunan Rumlar ile Batı Trakya Türkleri hariç olmak üzere, Türkiye’deki Rumlar ile Niğde- Nevşehir bölgesindeki Karamanlı Türkleri olarak adlandırılan Hıristiyan Türkler ( Rum harfleri ile Türkçe yazan) mübadele kapsamında tutulmuş, Yunanistan’a gönderilmişlerdir.

Yunanistan da, Girit Adası’ndaki Türk olmamakla birlikte Müslüman olan halkı, sırf Müslüman oldukları için Türkiye’ye göndermiştir.

Mübadele kapsamında, Türkiye’den 1 milyon 200 bine yakın, Yunanistan’dan da 500 bine yakın mübadil yer değiştirmiştir.

Bu anlamda, M.K.Paşa’ya da Mübadiller iskân edilmiştir.

Eldeki bilgilere göre, 1200’den fazla Mübadil M.K.Paşa’nın merkez ve köylerine yerleştirilmişlerdir.

Gelen Mübadiller, çoğunluğu Selanik’ten olmak üzere, Manastır vilayetinden de gelmişlerdir.

Selanik vilayetinin Siroz(Seres) ve Yenice-i Vardar kazalarından, Manastır vilayetinden de Filorina kazasından ağırlıklı olarak gelmişlerdir.

M.K.Paşa’daki Şeyh Müftü, Lalaşahin, Hamzabey ve Orta Mahalle’de, Kumkadı, Feyzidere, Ayazpaşa, Zeybek köylerine ağırlıklı olarak yerleştirilmişlerdir. Az sayıda Mübadil de diğer köylere iskân edilmiştir.

Mübadillerin, büyük bir kısmının tarımla uğraşmalarından dolayı, kendi topraklarını işleyen çiftçiler ile gündelik tarım işlerinde çalışan rençperlik ile ağırlıklı olarak uğraştıkları, bunun yanında da dülgerlik ve benzeri diğer mesleklerle ilgilendikleri anlaşılmaktadır.

 ***

Mübadele sırasında, çeşitli sorunlarla karşılaşılmıştır.

Bu sorunları, yerel yöneticilerle, yerli hakla ve kendi aralarında olmak üzere üç ayrı gurupta ele almak mümkündür.

Mübadillere, arazi ve ev tahsisinde yerel yöneticilerin yaptığı usulsüzlükler, yerli halkl arazi konusundaki anlaşmazlıkları, Mübadillerin gerek hemşerileri ile aynı yerde olmak düşüncesi, gerekse kendilerine verilen arazileri yetersiz görmeleri sebebi ile belirlenen iskân alanları dışında başka yerlere gitmeleri söz konusudur.

Ayrıca, iskânda örneğin tütüncülükle uğraşan bir Mübadilin bağ ve zeytinliklere iskan edilmesi sıkıntı yaratmıştır.

Bundan başka, özellikle Batı Anadolu’dan gidenler zeytincilik, incir, üzüm gibi sanayi ürünleri konusunda uzmanlaştıklarından, yeni gelen Mübadillerin kendi alanları dışındaki bu ürünlerin ekiminde bilgi sahibi olmadıklarından, bölgedeki sanayi üretiminin belli bir süre olumsuz yönde etkilenmesine, kendi inisiyatifleri dışında sebep olmuşlardır.

 ***

 

Mübadillerin Türkiye’ye gelişlerinde Türk hükümeti denizcilik firmalarından Selanik başta olmak üzere diğer liman kentlerine Mübadillerin taşınması için gerek Türklere ait gerekse yabancı şirketlerden vapurlar kiralamış, bu vapurlar sayesinde liman şehirlerine getirilmişler, buradan da iskân edilecekleri yerlere çeşitli araçlarla götürülmüşlerdir.

 ***

Yunanistan’ın, Mübadilleri bir an önce göndermek konusunda acele etmesi yüzünden, gerek ulaşım araçlarında ve gerekse bu araçlara sevkler sırasında sağlık koşullarına dikkat edilmemiş, bunların gemi ve trenlerin gelişleri için bekledikleri süreler içinde çeşitli hastalıklara yakalanmalarına ve bu hastalıklardan ölmelerine neden olmuştur.

Mübadiller, Türkiye’ye gelişlerinde kurulan karantina merkezlerinde sağlık taramalarına tabi tutulmuşlar, hastalık bulunanlar tedavileri sonrasında iskan edilecekleri yerlere gönderilmişlerdir.

Konu ile ilgili yazılarımız devam edecek.

Şimdilik kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan Can 1 yıl önce

Sempozyumun dinleyicilerinden birisi olarak açıkça söylemeliyim ki gazeteci olduğu iddiasındaki bu şahıs katıldığı bütün oturum ve etkinliklikleri, cehaletini de ortaya koyan soru ve çıkşları ile sabote etmiştir. Sayın Hayrettin Kuşçu'nun çıkışı gayet yerinde ve olması gerekendir. Lütfen bu tür etkinliklere daha düzeyli arkadaşları gönderiniz ki yerel medyanın imajı da yerle yeksan olmasın..

Avatar
faruk 1 yıl önce

ben gazeteciyim istediğim gibi davranırım, herkes bana iyi davranmak zorunda edasıyla hareket eden bu yazar davranışlarını en kısa sürede düzeltmeli bence. çok antipatik birisi. olumlu anlamda kendini gösterirsen başarıyı yakalayabilirsin. bu şekil yanlış. herkes gibi kurallara uymayı bilmelisin.başarılar yazar bey.

Avatar
Hayrettin Kuşçu 1 yıl önce

Yazar!, bilimsel bir sempozyumda, konuşmacı sunumunu yaparken sunuma müdahale ettiği için kibar bir dille uyarılmış, sunum bittikten sonra katkı sağlaması istenmişse de itiraz ederek oturumu sabote etmiştir. Durumu şahsi algılayarak hakkımda nezaketsiz, şekilci ve kibirli yakıştırmaları yapmıştır. Öğle yemeğinde nezaketen yanına gidip afiyet olsun deyip iletişim kurmak istesem de hakkımda olumsuz yazı yazacağını belirtmiştir. Ben de eğer bilimsel sempozyuma katıldıysanız bu işlerin nasıl yürüyeceğini bilirsiniz dedim. Şahsına yönelik hiç bir hakaret ve aşağılayıcı davranışta bulunmama rağmen, kendisi tarafsız gazeteciliğini bir kenara bırakıp, sadece kendisinin ilgi duyduğu tek bir sunumla ilgilenmiş ve bunu haber yapmıştır. Ayrıca, hem akademik kimliğime hem de şahsıma hakarette bulunmuştur. Kamuoyuna ve Bursa Haber editörüne arz olunur.

banner161