Gösteriş meraklısı olmakla, gösteri yapmak çok farklı bir şey olduğundan dolayı, gösteriyi yapabilmek için sanatçı olmak gerekiyor.

Yani kültüre ve sanata değer vermek, gelişmesi için çaba sarf etmek, aslında geleceğe yatırım yapmanın adı. Bizim kültürümüzde de insana yatırım yapmak, odalar dolusu hazineye sahip olmaktan daha önemli olduğu belirtiliyor, buna devamlı vurgu yapılıyor.

Nilüfer’de 17. yılını geride bırakan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gazetemizin konuğu oldu. Bozbey misafir gibi davranmadı, bizim mahalledeki Yakup amca gibi samimi ve içten konuştu.

Çocukları Nilüfer’de sanatla, kültürler buluşturup, gelecekte barışın çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarından bahsetti.

Onun için yazıya başlarken,  sanata ve kültüre neden önem verilmesi gerektiğini vurgulamaya çalıştım.

***

Aslında kültüre değer vermeyi Çin atasözüyle de tanımlayabiliriz. “Kuyunun dibindeki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.”  O zaman kuyudan çıkmak gerekiyor, yani art niyeti bırakmayı denemek lazım, Kazım.

Mustafa Bozbey, 17 yılda yaptıkları en önemli olanını şu cümlelerle özetledi. “Kimseyi ötekileştirmiyoruz, bizim oluşturmak istediğimiz anlayış bu.”

Bozbey amaçlarının, hedeflerinin; Nilüfer’de mutlu, huzurlu bir ortamda insanların yaşamasını sağlamak olduğunu dile getirdi.

Sonra da o meşhur sloganı yapıştırdı. “Gülümseyin Nilüfer’de siniz.”

Başkan Bozbey, Bursalıların ezberlediği o sloganın çok iddialı bir söz olduğunun altını çizerek, “Herkesi gülümsetme çabası içindeyiz. Onun için yoğun çaba sarf edip, projeler üretiyoruz.”

Daracık caddelerde yürüyen, otomobil süren insanlar bırakın gülümsemeyi, etrafa nefretle baktıklarına her Allah’ın günü şahit oluyorum.

***

Genelde de bu şahitliklerim, şehrin doğusu ve eski Bursa denilen yerlerde yaşanıyor. Ama batıya, yani Nilüfer’e geldiğinizde hakikaten yüreğinizi ablukaya almış olan endişe trafiği bile bedeninizi terk ediyor.

Demek ki, gülümsetmek hakikaten sanat ve kültüre önem verenlerin işi olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oluyor.  Kenti yönetirken, ben bilirim mantığını çöp sepetine atınca da ortaya çağdaş bir şehir çıkabiliyor, Nilüfer’de olduğu gibi.

***

MAHALLE KOMİTELERİ

Çok enteresandır, Nilüfer şehrimizin her yanından göç almasına rağmen, çarpıklığın, karmaşanın olmadığı bir yaşam alanı.

Başkan Bozbey,  Nilüfer’i mahalle komiteleriyle yönettiklerini söyledi. Her şey belediye başkanının iki dudağı arasında olmadığına dikkati çekti. Uzlaşmacı bir tavırla yol alıp, Nilüfer’i tercih edilen bir kent yaptıklarını belirtti.

 Bu adım, yerel yönetimlerde çığır açacak bir proje aslında.

Ne yapmış Bozbey ve ekibi?

Yönettiği Nilüfer’e hizmeti kendisi ve ekibinin planlamadığını,  yapılacak projenin halka sunulduğunu, vatandaşın karar vererek hizmetin geldiğini belirtti.

Bunu da…

Mahalle komiteleriyle başardıklarının altını çizdi.

Peki,  kimler var bu ekibin içinde?

Mahalle muhtarı ve azalar, cami derneği yöneticileri,  sivil toplum örgütü üyeleri ve spor kulübü başkanları doğal üyeler.”

Mustafa Bozbey,  konuşurken beni çok etkileyen bir şey söyledi.

Kentsel dönüşümü anlatırken: “Kentsel dönüşüm, insanla başlar, insanla biter” diyerek çok önemli bir konuya değindi.

***

Gerçi şunu da unutmamak lazım,

Nilüfer yeni yerleşim yeri olduğu için daha şanslı. Eski binalar, çarpık planlama, daracık sokaklarla uğraşmak gerekmiyor. İyi ve akıllıca bir yönetimle birçok sorunun üstesinden daha kolay gelinebiliyor. Böylece ferah ve düzenli bir yapılaşma kendiliğinden meydana gelmiş oluyor.

Bu avantajlı durum “insanlıkla” harmanlanınca, herkesin memnun olduğu yaşam merkezleri oluşuyor.

Demek ki şehirleri yönetirken insanlara değer verirsen; ortaya gülümseten, sevindiren görüntüler daha çabuk ve daha az sıkıntıyla ortaya çıkıyor.

 Nilüfer’in, Mustafa Bozbey’in sırları ortada; balkondan, pencereden, parklardan bakınca, nefes alabileceğiniz, huzuru yakalayabileceğiniz yaşam alanları görülüyor. Saklanan, gizlenen bir şey yok ortada yani, Sırrı abi!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.