Siyasete bulaşmamaya çalışsak da zaman zaman dayanamayıp yazıyoruz.

Bu ülkede gerçekten muhalefet partileri, muhalefetten başka her şeyi yapıyor.

Biraz daha açalım.

Neredeyse hepsi, parti adlarının önünde yer alan “muhalefet” sözcüğünün ne anlama geldiğinden bile bihaber…

Ya da liderler ve de yetkilileri; “muhalefet” sözcüğünü, karşısındakine laf atmak, gerekirse ağır konuşmak olarak algılıyor.

O zaman da!..

Bu partilere gönül verenler haklı olarak şu çıkışı yapıyor:

“Bize laf değil, eylem lazım!..”

***

Hatta bu muhalefet partileri, kendi aralarında bile “muhalefet” yapmayı beceremiyor.

Şu anda gündemde oldukları için, MHP içinde yaşananlar örneğin…

Meral Akşener, Sinan Oğan, Koray Aydın ve Ümit Özdağ.

Bir süreden beri liderleri Devlet Bahçeli’ye başkaldırarak olağanüstü kurultay istiyor.

Bahçeli de büyük bir inatla “Kurultay’ın 2018’den önce yapılamayacağını” savunuyor.

Mahkemeler, idari tedbirler, tedbirin kalkması, tekrar konması, icra mahkemesi kararı, temyiz süreci…

Falan filan; İnter Milan!

***

“15 Mayıs’ta biz bu kongreyi yaparız!”

“Hayır yapamazsınız, Yargıtay’ın kararı beklenmeli!”

İnatlaşması…

Önce!..

Muhalefet bloğunda yer alan dörtlü cephenin:

“Hep beraber salonun önüne gidip, hep beraber döneceğiz. Bildirgeyi de Yusuf Halaçoğlu okuyacak. Biz herhangi bir açıklamaya yapmayacağız!” sözleri…

Ardından!..

Üçü meydanı terk ettikleri halde, bloğun dördüncüsü Meral Akşener’in delegelerle mitingvari buluşması…

..Ve meydanı terk edenler için; “Erken ayrıldılar!..” demesi.

Bu lafın altında kalmayan ve başı Koray Aydın’ın çektiği diğer üç adayın Akşener için “Yaptığı etik değildi!..” çıkışları…

Filan derken…,

Rüzgar gibi gelip geçen, “15 Mayıs…”

***

Bu gelişmelerden sonra, şunları gündeme getirmemiz ve sormamız gerekiyor.

Bir genel başkana karşı, dört muhalifin çıkması elbette önemli.

Zira partinin siyasi tarihin de böyle bir tepki yok.

Ancak!..

Daha kurultay bile yapılamadan bu dört adayın birbirilerine girmeleri sadece Bahçeli’nin işine yaramayacak mı?

İki!..

Diyelim ki !..

Yargıtay bu muhaliflerin lehinde ve de Bahçeli’yi pes ettirecek bir karar verdi:

“Kurultay yapılacak!..”

O zaman da!..

Ortalıkta “fol ve yumurta yokken” birbirilerini kıracak hale gelen muhalifler.

Liderleri Bahçeli’yi devirme planını nasıl uygulayacaklar?

Başka bir sakınca da!..

Eğer son anda yarattıkları dargınlık yüzünden ayrı ayrı seçime gireceklerse, bu savaşı peşinen kaybetmiş olmayacaklar mı?

Öyle ya !..

Bahçeli de koltuğunu kaybetmemek için bazı önlemler alacaktır.

Onun da “bayağı bir taraftarı olduğu” bilindiğine göre.

Parçalanmış bir muhalefetin arasından tekrar Devlet Bahçeli’nin çıkmayacağını kim garanti edecek?

Parti içi muhalefetin Bahçeliyi değiştirmesinin tek yolu var.

O da, 4 adayın “tek aday etrafında” birleşerek sandığa gitmeleri…

Ancak!..

Görülüyor ki; o ihtimal bu son gelişmelerden sonra biraz zor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.