banner252

Milli takım deyince herkesin aklına ilk ve genellikle de tek olarak milli futbol takımı gelir.

Medyasından, siyasisine, kahve müdaviminden sokaktaki insana kadar herkes milli futbol takımının teknik direktör ve futbolcularının  “Bu sefer olmadı ama gelecek sefer şeytanın bacağını kıracağız” mealinden başarısızlıklarını sözcüklere gizleme çabalarına aşinalardır.

Her maç ayrı bir heyecan çok maçta hüsran olup giderken yıllar yılları kovalar. Milli Futbol takımının uluslararası başarılarını bir kuşak görürse diğeri göremez.

Futbola bu kadar ilgi ve yatırımın olduğu bir ülkede şeytan her defasında kaçar bacağını kırdırmaz.

“Bizden bi şey olmaz abicim” cümlesi kazındıkça bizden neler olduğunun farkına bile varılmaz.

Futbol dışındaki spor branşlarının uluslararası organizasyonlarda elde ettikleri başarılar bile sayın basınımız tarafından kaale alınmazken spor dışı milli takımlarımız ne yapsın?

Sadede geleyim de sizi de milli takım filan deyip çileden çıkartmayayım bu sıcaklarda.

Haberi dünya çapında tanınan Keman virtiözü sayın Cihan Aşkının paylaşımından okudum. Dedim ki bir de siz okuyun.

Ama önce bir itiraf;Arabesk hariç müziğin her türünü seven özellikle yaylı çalgılara ayrıca hayranlık duyan bir dinleyici olarak bizim bir Keman Milli Takımımız olduğunu ben de Cihan beyin paylaşımı sayesinde öğrendim. Sonra bir araştırıp baktım ki; Ooo ben bu konuda amatör dinleyici bile değilmişim.

Takım her ne kadar Türkiye’nin genelinde ki tüm yetenekli çocukların katılımları ile oluşmasa ve bir federasyonu olmasa da başarılarının milliği asla tartışılamayacağından Keman Milli Takımı denilmesinde hiçbir sakınca olmadığını düşünüyorum.Gönülden dilerim ki bir gün tescillenip keman millilerinin iskeletini oluşturup bu ülkenin Milli Takımları içerisinde ki yerlerini alsınlar. 

Takımının nasıl kurulduğuna dair bilgileri yazmayacağım;merak edenler için nette bu konuda pek çok bilgi var.

Ben Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin ünlü Liszt Akademisinde yapılan 2. Ilona Feher Keman Yarışmasında Küçükler kategorisinde birincilik ödülünü paylaşan Duru Önhon, İdil Olgar ve Naz İrem Türkmen’i,diğer kategorilerde üçüncülük ödülünü alan Elfida Su Turan’ı ve Yarışmaya Türkiye’den katılan ve sekiz kemancıdan oluşan ’Türk Milli Keman Takımı’nın büyük başarılara imza atarak kazandığı dört ödülü yazmayı seçtim..Hem yazdım hem de milli olmak budur işte deyip keyiflendim.

Bu arada yarışmanın konseptini de şuraya iliştireyim de yarışmanın öyle lay lay lom türünden körlerle şaşıların birbirlerini ağırladıkları üçüncü sınıf bir organizasyon olduğu akla gelmesin.

Yarışma, Macar keman okulunun önemli isimlerinden ve 1901-1988 yılları arasında yaşamış olan İlona Feher’in anısına yapılıyor.Yarışmanın jürisi Feher’in öğrencisi olan Shlomo Mintz’in başkanlığında Macaristan, Türkiye, ABD, Almanya’dan katılan jüri üyelerinden oluşuyor. Jüri üyelerinin isimleri ise şöyle: Éva Ácsné Szily, Cihat Aşkin, Victor Danchenko, László Dénes, Herbert Greenberg, Ute Hasenauer, Miklós Szenthelyi, Mimi Zweig.

Yarışmaya katılan ülkeler ise,Macaristan ve Türkiye dışında İngiltere, Ukrayna, Finlandiya, Almanya, Amerika, Avusturya, Polonya, Çekya, Makedonya, Montenegro, Güney Kore, Kanada.

Cihat Aşkın’ın yarışma ile ilgili yorumu bu yazının özeti niteliğinde.Diyor ki üstad ‘’Çocuklarımızın takım halinde kazanmış oldukları bu ödüllerin bugüne kadar Türk Keman Okulu’nun uluslararası alanda kazanmış olduğu en önemli başarı olduğunun altını çizerek kendilerine olanak sunulduğu takdirde çocuklarımızın başka ülkelerde de yarışmaları önde götüreceklerine olan inancım sonsuzdur’’

Ayrıca Shlomo Mintz, Mimi Zweig, Herbert Greenberg ve Victor Danchenko gibi uluslararası otoriteler  takımımızın  Feher yarışmasındaki performansının yüksekliğini vurgulayarak Türkiye’nin bu güne dek düzenlenen müzik yarışmalarında en güçlü şekilde temsil edildiğini söylemişler ki,bence bu da bir başka başarı ödülüdür.

Bir yerde bir başarı varsa,o başarının da bir mimarı vardır.Son paragrafım o mimara;

Kemancı  Cihat Aşkın, hem doğu, hem de batı dünyasına hakim olan ve ayakları dünyanın iki kıtasına basmış bir kültür insanı olarak şekillenen kimliği ile Türk Keman Okulu’nun uluslararası temsilcisi olarak tanınıyor.Sanatçı  ilk resitalini 12 yaşında veriyor ve 15 yaşına geldiğinde tüm Paganini Kaprisler’i yorumlayarak  ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı Orkestrası yurt çapında tanınıyor. Daha sonra Londra’da bulunan Royal College of Music’de Rodney Friend ve The City University’de Yfrah Neaman ile çalışmalarına devam ederek Master ve Doktora programlarını bitiren Aşkın  olağanüstü yeteneği ve disiplinli çalışmaları ile keman ile bütünleşiyor.

Menuhin ve Flesch yarışmaları dahil ulusal ve uluslarası birçok ödülün sahibi olan Cihat Aşkın   Roma Foyer des Artistes ve The Kennedy Center – Altın Madalya ve Buenos Aires Fahri Hemşehrilik Madalyalarına da sahip. Jesus Lopez Cobos, Alexander Dmitriev, Yoel Levi, Shlomo Mintz ve Ida Haendel gibi dünyaca ünlü müzisyenler ile aynı sahneyi paylaşan sanatçı müzik otoriteleri tarafından günümüzün önde gelen keman virtiözlerinden biri olarak kabul ediliyor. Konserlerinde Jean-Baptiste Vuillaume (1846) ve Gaetano Sgarobotto (1924) kemanlarını kullanan ve 2001 yılında çocukların erken yaşta müzik estetiği ile tanışmasını sağlamak amacı ile Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesini hayata geçiren sanatçı bu hareket ile Türkiye’de ve yakın coğrafya da çok sayıda yetenekli sanatçının sahne kariyerini başlatması müzik dünyasında büyük bir devrim hareketi olarak algılanmış.

Onunla ilgili en son habere de Türk Milli Keman Takımı 4 Ödül Alarak Tarihe Adını Yazdırdı’ başlığı atılmış.

Daha ne olsun;

Milli isen gereğini yapacaksın.

Bu toz duman içinde dahi Ata’nın çağdaş medeniyetler ülküsünün peşinden ayrılmayacaksın

Bayrağı aldıysan eline göndere çekmeden bırakmayacaksın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246