Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğu günden bu yana geçen siyasi hayatında hep ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda politikalar üretmeye ve siyasette dik duruş sergilemeye devam ediyor.

Özellikle, ülkemizdeki Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesi ve 24 Haziran 2017 seçimlerinde izledikleri ve oluşumuna katkı sağladıkları, temellerin atılmasında imza sahibi oldukları Cumhur İttifakı ile ilgili çok olumlu siyasi gelişmelere yol açtılar.

Şimdi, 31 Mart 2019 tarihindeki Mahalli seçimlerle ilgili MHP ve AK Parti arasında bir birliktelik daha söz konusu. MHP ve AK Parti kurmayları Cumhur İttifakının da mahalli seçimlerde aynen devam edeceğini açıkladılar. Genel Başkanlar bir araya gelip, Cumhur İttifakı konusundaki görüş birliğini açıkladılar. Sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Lideri Devlet Bahçeli, birkaç gün önce, Çarşamba günü tekrar bir araya gelip, yerel seçim çalışmaları ve ittifakla ilgili son gelişmeleri gözden geçirdiler.

Neticede, her iki parti de birbirlerine jest yapacak. Bahçeli, bu duruma çok güzel bir örnek verdi; “bizim görüşümüz jest olmalı. Başkalarının görüşü rest olabilir. Bakın, jest ile rest arasında sadece en başındaki harf farkı var. Anlam farkını varın sizler değerlendirin” sözleriyle Türk siyasi tarihine bana göre yeni bir terim kazandırmış oldu.

Evet, mahalli seçimlerle ilgili çalışmalar sürüyor. Siyasi parti genel merkezleri bu konularla ilgili fokur fokur kaynıyor. Bazı il merkezleri ile ilçelerdeki kaynamalar ise nerede ise kazanların kapaklarını fırlatmış, ortaya çıkan duruma göre, kazanın altındaki ateşler sönmek üzere.

Tabi, bizim gazetecilik mesleğinin en arandığımız zamanı seçimlerin yaklaşması ve adayların belirlenme sürecidir. Bugünlerde de maşallah epey aranıp soruluyoruz. Gerçi, işini doğru dürüst yapanların kalemi güçlü olup doğruları yazanların bizim meslekteki var olmaları süreklidir. Bazıları ise sabun alevi gibidir. Birileri, “yahu şu vatandaşı işe alın. Parasını ben vereceğim. Ama kimseye söylemeyin. Kendisinin de haberi olmasın. Ara sıra da prim verirseniz, ilan reklam primi gibi sevinir…” gibisinden bazı gazeteci denilen kişilerin bazı mahalli gazetelere bazı siyasi kimlik taşıyan kişilerce pazarlanmak istenmesine şahitlik ederim.

İşte, bu kişilerden bazıları, seçim başladığı zamanlar kalemlerinin ne yazacağını şaşırıveriyorlar. Sanırım, kendilerini borçlu sandıkları kişilere karşı borçlarını ödeme adına satırları yazmaya başlıyorlar. Sanırsınız ki, partinin genel başkanı olmuşlar, milletvekillerine, genel merkez yönetime, parti teşkilatları ile parti örgütlerine akıl fikir veriyorlar. Kendilerince yol gösteriyorlar.

Diyorlar ki, açıkça da yazmaktan kendilerinde bir sakınca görmüyorlar herhalde, “bakın bu kişiyi aday yapmazsanız, ona destek olmazsanız …”

Bursa yerel medyası, bu ve buna benzer kişileri artık çok iyi tanıdığı için ne yazdıklarına itibar ediliyor ne de konuştuklarına. Fakat bizim meslek için üzücü bir durum.

Gelelim, MHP ile AK Parti arasındaki ittifakla ilgili olarak Devlet Bahçeli’nin dün sabah gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında söylediklerine.

“Cumhur İttifakı önemli ve hayırlı bir ittifaktır. Yenikapı ruhunun devamıdır. Türkiye'yi siyaseten şekillendirecek bir adımdır. Cumhur İttifakı 95 yıllık Cumhuriyet evresinin 3'üncü evresi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sırrı olmuştur. 9 Temmuz'da Cumhurbaşkanı yemin törenini gerçekleştirmiş, yarım saat sonra da Cumhurbaşkanlığı hükümetini kurmuştur.

24 Haziran seçimleri de bugünkü hali vermiştir. Cumhur İttifakı'nın 24 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne evrilmesinden sonra karşısına 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri gelmiştir. Bu seçimi iyi okumak lazımdır. Bu seçimin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne etkisini ölçmek lazımdır. Karşılıklı bir anlayışla, Cumhur İttifakı'nın bakış açısıyla Mahalli İdareler seçimlerine yaklaşmakta fayda vardır.

MHP bir formülle gelmiştir. X+Y=Z olması lazım. X AKP'dir, Y MHP'dir, Z de yüzde 52'dir. Cumhur İttifakı yüzde 52'nin altına düşmeyecek bir formülü sağlayabilirse yanlışlıklardan Türkiye'yi kurtarmış olur. Cumhur İttifakı devam etmektedir. Sağlam bir zeminde yürümektedir. “

Peki, bu konuşmadan ortaya çıkan sonuç nedir?

Mahalli seçimlerde AK Parti ile MHP yine kader birliği içinde seçimlere girecek, halkımızdan seçmenlerden oy isteyecektir. Bu oy toplamı, en az yüzde 52 olmalıdır. Oy oranlarının aşağıya doğru değişmesi demek Cumhur ittifakında yaraların açılmasına yol açabilir. Muhalifler, Cumhurbaşkanlığı sistemini yeniden gündeme getirip sorgulamaya ve seçim rakamlarıyla “halkın size güveni kalmadı” şeklinde yaygaralara başlayabilir. Oy oranının korunması demek ise Türkiye’nin milli birlik ve beraberliğinin korunması anlamına gelir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246