7 Haziran 2015

Yüzde 16 ile geçen on yılın en yüksek oy oranına erişti.

Arası hayli yakın bu seçim arasında alınan bu iki uç sonuç sadece milletvekilleri düzeyinde değil, delegeler bazında da yankı buldu.

MHP’den bahsediyorum.

Zira 1 Kasım seçimlerinde oy oranı yüzde 12'ye milletvekili sayısı ise yarıya inerek 40'a düştü. Seçim sonuçlarını takip eden aylarda ise 547 delege olağanüstü kurultay taleplerini MHP Genel Merkezi'ne iletti.

Böylece

1 Kasım seçimlerinde aday gösterilmeyen Meral Akşener, aynı ayın sonunda yaptığı açıklamayla olağanüstü kurultay çağrısı yapmıştı.

Daha önce eski MHP milletvekilleri Sinan Oğan ve Koray Aydın da aynı çağrıda bulunmuş ve genel başkan adayı olduklarını açıklamışlardı.

Bunun üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olağanüstü kurultay çağrılarını reddetmiş ve konuyu son olarak mahkemeye taşımıştı.

BAHÇELİ DE MUHALİFLER DE KARARLI

MHP içinde yaşanan son büyük gelişme ise Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ'ın istifası ve MHP'nin önde gelen isimlerinde Yusuf Halaçoğlu ve Özcan Yeniçeri’de Özdağ’ın yanında yer almasıydı…

 BAHÇELİ'YE YÖNETİMDEN REST

Devlet Bahçeli, Kurultay tarihi olarak 2018'i işaret etse ve daha öncesinde bir olağanüstü kurultayın mümkün olmadığını söylese de muhalifler  Mahkemenin kayyum atamasıyla partiye yeni bir soluk bir hava geldi..

MHP'yi yakından takip eden analistler ve yönetim ise bu konuda farklı noktaları vurgularken

BBC Türkçenin sorularını cevaplayan Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan Bulut, “Partinin tabanında ve il teşkilatlarında genç ve dinamik bir ekip olduğunu vurgulayarak "Partinin yönetiminin vasat ve vasatın altındaki tutumu ve yanlış politik tercihleri insanları küstürüyor ve insanlarda bu kadar yanlışı yapan yöneticilere karşı bir tepki ve partiden de bir soğuma oluyor" demişti…

Bende MHP’de ki gelişmelerle ilgili şunları sormak isterim…

1-MHP Partisi Sayın Bahçelinin tapulu malı mıdır ki; ‘Teslim etmem’ diyor?

2-“Onlar mahkeme hakkını kullandı, şimdi sıra bizde Yargıtay, Anayasa mahkemesi ve AİHM’ye kadar gideriz” derken kimden güç almaktadır ve Partiyi Avrupa’ya şikâyet etmeyi göze almıştır?

Eğer parti bir miras olsaydı şimdi başında Tuğrul Türkeş’in oturması gerekmez miydi?

Bundan sonraki gelişmeleri merakla bekleyeceğiz…

***

 

Tebessüm

 

Temel aniden çok hastalanmış. Doktora gitmiş. Doktor onun akciğer kanseri olduğunu ve en fazla 2 ay yaşayabileceğini, durumunun ümitsiz vaka olduğunu söylemiş. Artık öleceğini anlayan Temel eşiyle dostuyla helalleşiyor muş. Fakat gördüğü herkese kanser değil de AİDS olduğunu, 2 ay sonra öleceğini söylüyormuş ve haklarını helal etmelerini istiyormuş. Dursun bunları görünce şaşırmış ve Temel’e:

– “Ula Temel Kanser oldun sen ölüyorsun. Niye millete AİDS oldum diyorsun?” demiş.

Temel de:

– “Ula Dursun kanser olsak da öleceğim AİDS olsam da öleceğim. Bari karıyı sağlama alalım demiş.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161