Bu haber kez okundu.

Dr. Acı: “Ramazan’da Üç Öğünü Tamamlayın Ve Sahuru Atlamayın”
Mersin’in Bozyazı İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Hakan Acı, yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerektiğini bildirdi.
Bozyazı Sağlık Müdürü ve Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Acı, bir açıklama yaparak, Ramazan ayında oruç tutanlara sağlıklı beslenme konusunda önerilerde bulundu. İnsanların oruç tutarken günlük yaşantılarında, özellikle beslenme alışkanlıklarında değişiklik olduğunu kaydeden Acı, “Normal yaşantımızda 3 ana öğün, 2-3 ara öğün şeklinde beslenirken oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli değişmekte. Hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması ve öğün sayısının iftar ve sahur olmak üzere ikiye inmesi bazı sağlık problemlerine neden olmaktadır. Bireylerin bilinçli davranarak oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeyi ön planda tutmalarını öneririm” dedi.
“ÜÇ ÖĞÜNÜ TAMAMLAYIN, SAHURU ATLAMAYIN”
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerektiğini belirten Acı, “Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin zararlı olduğunu hatırlatmak isterim. Sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmeleri, yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durmaları uygun olacaktır” diye konuştu.
Ramazan ayının dikkat çeken bir özelliğinin de iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluk olduğunu ifade eden Acı, “İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. Beyin doyma emrini yemek yemeye başladıktan 15-20 dakika sonra vermektedir. Kan şekeri çok düşük olduğu için kişi fazla yemek yeme isteğiyle kısa sürede tüketmesi gerekenden daha fazla yemek yemektedir. Çok hızlı yemek yenmesi, kısa sürede gereğinden fazla tüketilmesi, enerji oranı yüksek besinlerin tüketilmesi sağlık için risk oluşturmakta ve sonraki günler için kilo alımına zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle bireylerin her zaman olduğu gibi Ramazan ayında da beslenmelerine dikkat etmeleri önemlidir“ şeklinde konuştu.
Ramazan ayında öğünlerin sahur ve iftarda iki ana öğün ile iftardan sonra 1-1,5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Dr. Acı, oruç tutanlara şu önerilerde bulundu: “Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Bulgur pilavı, kepekli ekmek, tam buğday ekmeği veya kepekli makarna gibi posalı besinler tercih edilmelidir. Günde ortalama 2-2,5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları içmeye özen gösterilmelidir. İftarda sütlü tatlılar sütlaç, güllaç, muhallebi veya meyve tatlıları tercih edilmelidir. Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir.”
“İFTARDAN SONRA KISA YÜRÜYÜŞLER YAPIN”
İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmenin, kısa mesafeli yürüyüşler yapmanın sindirime yardımcı olması açısından yararlı olacağını vurgulayan Acı, “Ramazan ayında özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır. Ramazan ayında oluşabilecek kabızlığı önlemek için yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar, kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Acı, şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, karaciğer yetmezliği ve benzeri kronik hastalığı olanların veya hamile ve emzikli kadınların uzman hekime danışmadan oruç tutmamalarını da önerdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192