Bu haber kez okundu.

Doların yükselmesi esnaf ve sanatkarı da vurdu
Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Talat Dinçer, son dönemde doların ateşinin yükselmesinin esnaf ve sanatkarın maliyetini inanılmaz şekilde artırdığına dikkat çekerek, kepenklerin kapanmaması için hükümetten destek beklediklerini söyledi. Dinçer, “Esnafın kepengini havada tutmaya mecburuz. Hükümetimizden, esnafa vergi desteği ve teşvik vermesini bekliyoruz” dedi.
Son dönemde doların sürekli yükselmesi ve rekor üstüne rekor kırması, Avrupa Birliği (AB) ile gerilen ilişkiler ve restleşmeler, Türkiye’nin bölgesinde yaşanan savaş ve sıkıntılar, esnaf ve sanatkarı da vurdu. Piyasada var olan durgunluktan borçlarını ödeyemez duruma gelen esnaf ve sanatkar, yaşananlardan en çok etkilenen kesimlerden biri oldu. Mersin ESOB Başkanı Dinçer, esnafın maliyetlerinin azaltılması için hükümetin acil olarak bir takım önlemler alması ve esnafa destek vermesi gerektiğini söyledi.
“Doların yükselmesi maliyetleri artırdı ve inanılmaz bir maliyet yükü bindi”
ESOB Başkanı Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, şu anda flu bir manzarayla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Dolar tüm dünyada en etkin para birimi olduğuna işaret eden Dinçer, bugün Türkiye’de de gerek küçük esnaf ve sanatkarın gerek orta boy işletmelerin gerekse büyük ölçekli işletmelerin temin ettikleri hammaddelerin iş yerlerine maliyetinin hep dolar üzerinden olduğunu, Çin’den gelen malların bile hep dolar kuru üzerinden işlem gördüğünü dile getirdi. “Dolayısıyla doların yükselmesi sonucu büyük sıkıntı çekiliyor” diyen Dinçer, şöyle devam etti: “Doların dalgalanması piyasadaki maliyetleri artırdı ve inanılmaz bir maliyet yükü bindi. Bunun sonucunda esnaf sıkıntıya girdi. Merkez Bankası’nın faiz artırımına gitmesi bile çare olmadı ve doların yükselişini durduramadı. Doların ateşinin mutlaka düşürülmesi gerekiyor.”
“Trump’un seçilmesi ve AB ile yaşadığımız sıkıntılar da dolar uçurdu”
Doların yükselmesinin, Türkiye’nin dışında diğer ülkelerde gelişen bazı olaylara da bağlı olduğunu belirten Dinçer, ABD’de bir başkan değişikliği olması ve yeni başkan Trump’un da çok radikal demeçler vermesinin de doları hareketlendirdiğini ifada etti.
Öte yandan, Türkiye’nin AB ile ortaya çıkan sıkıntılarının da doların yükselmesini tetiklediğini vurgulayan Dinçer, “AB, bizi yıllardır zaten zorluyor. Yıllardır mücadele veriyoruz, her türlü kriteri yerine getirmeye çalışıyoruz ve müzakereleri bir noktaya getirdiğimiz sırada rest çekiyorsun. Zaten AB’de yer alan ülkeler genelde dini etnik yapıya bağlı. Genç nüfusu yüksek olan Müslüman bir ülkenin de o topluluğa girmesini AB genelde kabul etmiyor. O nedenle bizi sürekli zorluyorlar. Sonunda müzakereleri dondurma kararı aldılar. Üzücü bir karar. Bu karara iş dünyası da çok üzüldü. Avrupa Parlamentosu’nun bu kararı tavsiye niteliğinde de olsa önemli bir karar. Bunun olmaması gerekiyordu. Göçmenlerle ilgili birçok anlaşma yaptığınız, ticaretin bütünleştiği ve her şekilde Türkiye’ye ihtiyaçlarının olduğu bir dönemde böyle bir kararın alınması Türk halkını derinden üzdü. Biz diyalogun, müzakerelerin devam ettirilmesinden yanayız. Çünkü Türkiye ihracatının önemli bir bölümünü AB ülkelerine gerçekleştiriyor” diye konuştu.
Bu iki unsurun doları uçurduğunu söyleyen Dinçer, “Dolar ülkemizde üst üste tarihi rekor kırdı dolar. Uzun bir süredir hiç bu kadar şiddetli yükselmiyordu. Bunun artık son bulacağını ve belli bir seviyeye oturacağını ümit ediyoruz. Ama ABD Başkanı makamına oturup politikasını ortaya koyuncaya kadar bu dalgalanma devam edecek gibi görünüyor ve bu dalgalanmanın bize maliyeti de çok yüksek” ifadelerini kullandı.
“Hükümetimiz, esnafa destek ve teşvik vermeli. Amacımız, kepenklerin kapanmaması”
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) olarak hükümetle sürekli görüşme halinde oldukları bilgisini veren Dinçer, hükümetten beklentilerini şöyle dile getirdi: “Hükümetimizin de bu maliyeti azaltacak veya sübvanse edecek esnafa yönelik bazı önemli kararlar alması gerekiyor. Doların yükselmesi her şeyden önce inanılmaz bir şekilde vergilerimize yansıyor. Bu vergilerde hem genelde hem yerelde teşvik uygulamasına gidilebilir, esnafın biraz rahatlaması sağlanabilir, vergi indirimi gerçekleşebilir. Bunun yanında küçük esnaf sanatkarımızı rahatlatılması ve ayakta kalınması adına uzun vadeli faizsiz kredi desteği verilebilir. Çünkü bir anda her şey inanılmaz bir şekilde yükseldi. Zaten küçük esnaf sanatkar emek yoğun çalışan bir kesim ve sermaye gücü yok. Bu kesimin kepenklerini indirtmekten ziyade bu kepenkleri açık tutmak adına biraz desteğe ihtiyaç var. Amacımız kepenklerin kapanmaması” şeklinde konuştu.
Türkiye’de işsizlik oranının zaten çok yüksek olduğuna da dikkat çeken Dinçer, özellikle Mersin’de işsizliğin çok daha fazla olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Esnafımızın sadece kendisi çalışsa bile bugün 60 bin kişinin fiili olarak çalışan olduğu anlamına gelir. Bu esnafımız yanında bir-iki eleman çalıştıracak şekilde teşvik edilebilse işsizlik oranımızda gerçekten inanılmaz bir düşüş olacağını düşünüyorum. Onun için bu teşviklerin esnafa verilmesi lazım. Esnafın herhangi bir sorumluluğu olmadan gerçekleşen maliyet artışlarını ancak bu şekilde biraz sübvanse edebiliriz. Bunu açıkçası bekliyoruz. Gerçekten çok olumsuz etkilenme oldu.”
“Kepenk kapatmaların önüne, hükümetin vereceği destek ve teşvikle geçilebilir”
Son dönemde Mersin’de esnafın bir bir kepenk kapattığını belirten Dinçer, yıl sonunda kapanan iş yeri sayısının 5 binin üzerine çıkmamasını dilediğini de ifade etti. Mersin’de her yıl 3 bin 500 ile 4 bin 500 civarında esnafın iş yerini kapattığını dile getiren Dinçer, “Dilerim ki, bu sayı daha yukarılara çıkmasın. İnsanların iş yerlerini kapatmalarının ana nedeni kar elde edememiş olmaları. Bir ticari faaliyette para kazanamıyorsanız ve maliyetleri karşılayamıyorsanız bir noktaya kadar dayanırsınız, ondan sonra ‘ben bu kepengi indireyim, durup dururken borçlanmayayım’ diyorsunuz. Şu anda zaten esnafın hemen hemen tamamı borçlanarak ticari faaliyetini devam ettirebiliyor. Sonuçta bu kapanışların önüne geçmemiz gerekiyor. Kapanışların önüne de hükümetin esnafa destekler vermesi ve teşvik etmesiyle geçilebilir. Bunlar en azından esnafın kepengini bir müddet daha kapatmayacaktır. Bunun mutlaka yapılması gerekiyor” dedi.
“Kepenkleri havada tutmamız gerekiyor”
Destek verilmemesinin hem küçük esnafın hem devletin hem toplumun aleyhine olacağına vurgu yapan Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen hemen her evde bir işsiz olacak. Zaten genç bir nüfusumuz var ve genç işsizimiz de çok fazla. Yeni iş imkanları da yok. Böyle bir durumda mevcut küçük işletmeleri de kapattırmamak gerekiyor, bunların kepengini havada tutmamız gerekiyor. Bunu yapmaya mecburuz. Aksi takdirde inanılmaz bir işsizlik ortaya çıkacak. Ülkede uzun bir süredir enflasyon da belli bir seviyede gittiği için kar marjları eskisi gibi değil. Eskiden kar marjı yüzde 40-50’ye kadar çıkan işler vardı. Şimdi ise en iyi işte kar marjı yüzde 10’u geçmiyor. Birden doların yükselmesiyle de aradaki makas çok daraldı. Bunun sonucunda da insanlar geçinemez duruma düştü. Ortada bir pasta var ve insanlar çalışarak bu pastadan payını almaya çalışıyorlar. Ama pasta küçüle küçüle bir dilim kaldı. Dilimden de ne alabileceksiniz, aldığınızla geçinebilecek misiniz? Onun için hem Mersin ESOB olarak hem TESK olarak, küçük esnaf sanatkarın desteklenmesine ve teşvik edilmesine ihtiyacımız olduğunu beyan ediyoruz.”
(KYM-Y)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.