Bu haber kez okundu.

Arap Halk Ozanı Süleyman Reyhani’nin Hayatı Belgesel Oldu
Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi ile Kilikya Nehir Derneği, 1923-1982 tarihleri arasında yaşayan Arap Halk Ozanı Süleyman Reyhani’nin hayat hikayesini anlatan "Sowt" (Ses) adlı belgesel film gösterimi düzenledi.
Akdeniz Belediyesi Kültür-Sosyal İşler Müdürlüğü ile Kilikya Nehir Derneği ortaklığında gerçekleştirilen belgesel film gösterimine ilgi yoğun oldu. Yönetmenliğini Gökhan Evecen’in, yapımcılığını Nihat Çay’ın yaptığı “Sowt” adlı belgesel filmin Karacailyas Mahalle Evi’nde düzenlenen gösterimine, Nihat Çay’ın yanı sıra belediye ve dernek yetkilileri ile mahalle sakinleri katıldı. İzleyenleri geçmişle buluşturan ve Arap Alevi kültürünün unutulmaması konusunda önemli mesajlar veren Sowt adlı belgesel filmde, bir zamanlar Hatay’ın Antakya ilçesinde hemen her Arap vatandaşın evinde kaseti bulunan, ünü Dikmece köyünü de aşarak Suriye ve Ürdün’e kadar yayılan Arap Alevi Halk Ozanı Süleyman (Yıldız) Reyhani’nin hayatı anlatıldı. Büyük bir duygu yoğunluğu altında izleyenlerle buluşan filmin Barcelona ve Roma film festivallerinde gösterime girdiği öğrenilirken, filmin gösteriminden sonra Yapımcı Nihat Çay, izleyicilerle Arapça ve Türkçe söyleşi gerçekleştirdi.
"Türkiye’de yaşayan Arap Aleviler olarak bizi anlatma ihtiyacı hissettik. Çünkü ülkemizin ’öteki’ halklarından birisiyiz" diyen Çay, anadillerin önemine ve sahip çıkılarak geleceğe taşınması gerektiğine dikkat çekti. Çay, "Bu ülkede halklar ne yazık ki ötekileştirilmiş. Keşke öyle olmasaydı ama tarih bazen birilerini mazlum durumuna sokuyor. Ancak, mazlumlar hep mağduriyeti oynarsa, onları bu duruma getirenleri alt edemezler. Mazlumlar, kendi değerlerini, kendilerine ait olanı ortaya çıkarıp, kendileriyle öğündüğü zaman mağdur olmaktan kurtulurlar. Hep dile getirilir; geçmiş tarihte asilime edildik, katledildik ve benzeri şeyler ifade edilir. Bütün bunlar gerçeklik ama geçmişe baktığımızda bizleri mutlu edecek, bizleri değerli kılan çok şeyimiz de var. Birçok kişi bunun farkında değil. Büyük bir tarih ve külliyat var. Bestelediğim bazı şarkılar bizi 150 yıl öncesine götürüyor, 150 yıl evvel konuşulan kelimeleri barındırıyor. Fennen dediğimiz bu insanlar sadece şarkı söylememişler, şiir okumamışlar, aynı zamanda dili ve tarihi de taşımışlardır. Onların sözleri sayesinde kadim tarihimizde başımıza gelenleri öğreniyoruz. Elimizdeki kıt imkanlarla bir şeyler yapmaya çalıştık. Fakat üniversiteler, akademisyenler ve aydın kesimin bu işlere el atması lazım" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193