2017-18 Futbol sezonu cuma gecesi Medicol Başakşehir Bursaspor maçı ile başlamış oldu. Geçen sezonun flaş takımı Başakşehir karşısında Bursaspor'un ne yapacağı merak konusuydu. Geçmiş sezona göre toparlanmış ve daha dirençli bir futbol ortaya koyan Bursaspor sezon için umut verdi.

1958-59 Sezonu ile başlayan süper lig tarihimizde Galatasaray 20, Fenerbahçe 19, Beşiktaş 13 (etik bulmasam da 2 si mahkeme kararı ile eklenerek) 15, Trabzonspor 6 ve Bursaspor 1 kez şampiyon oldu.

Uluslararası arenada ise Milli takım düzeyinde Şenol Güneş ile 2002 yılında dünya 3. olmuştuk bu başarı takdirle karşılansa da bazı kesimlerde eleştirilere sebep olmuştu. Yarı finale çıkana kadar hiç bir Avrupa takımı ile karşılaşmamıştık. Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda gibi takımlar mücizevi bir şans eseri karşımıza çıkmamıştı. Yalnızca Brezilya ile önce gurupta sonra yarı finalde karşılaşmış ve her ikisinde de yenilmiştik. Belki de Hıncal Uluç'un deyimiyle Türkiye yüz yılda bir denk gelecek tarihi fırsatı kaçırmış oldu.!

Fatih Terim ise önce Olimpik milli takım ile ülkede birçok başarılı gence yol açtı. Ardından bunları hem milli takıma hem Galatasaray da topladı ve onunla ilk kez Milli takım Avrupa şampiyonasına katılmaya hak kazanmıştı. 1996 yılında ve bu genç futbolcular ile birçok başarıya imza attı. Aslında futbol tarihimizde gerçek devrimi Galatasaray'ın başına gelen Jupp Derval yapmıştı. Alt yapı ve tesisleşmeyi ülkemize getiren dev futbol adamı Mustafa Denizli ve Fatih Terim'i de yetiştirmiş oluyordu. 1985 yılından itibaren önce Galatasaray sonra Milli takım yükselişe geçti. Milli takım danışmanlığı da yapan Derval ülkemizde çok sevilmişti.

Fatih Terim yıllar sonra Milli takımımızı Avrupa şampiyonasına, taşımıştı. Yarı final maçında son dakikalarda yediğimiz gol ile Almanlara 3-2 yenilerek final şansını kaçırmıştık. Kulüpler bazında ise en büyük başarımız yine Fatih Terim'li Galatasaray'a aittir. 1996-2000 sezonlarında 4 kez üst üste şampiyon olan Galatasaray 2000 yılında yenilgi almadan UEFA şampiyonu oluyordu. Finalde on kişi kalmasına rağmen Arsenal'i penaltı atışları ile 4-1 yenerek ilk kez UEFA KUPASI ŞAMPİYONU olarak kupayı ülkemize getirmişti. Bir sezon sonra Süper Kupa finalinde ise Rakibi Real Madrid'i uzatmada 2-1 yenerek mücizevi başarılarına bir yenisini Lucesku ile eklemiş oluyordu ve işte o yıl dünya kulüpler sıralamasında ilk ve son kez bir Türk takımı listede birinci sıraya oturmuş oldu.

Ve bu başarılar artık bizim için adeta tatlı bir hatıra olarak kaldı. Bu süreçlerden sonra futbolun üstüne koyamadık o eski samimi Amatör ruhlar artık yerlerini sahte profesyonelliğe bıraktı. Yılda 200 milyar dolar paranın döndüğü bu camiada her şey para oldu. Real Madrid Monoca'dan 18 yaşında bir futbolcuya 300 milyon dolar teklif ediyor! Maddi çıta yükseldikçe ani iflas yaşayan kulüpleri yakında görebileceğimizi düşünüyorum. Artık futbolcunun ekranda giyeceği şapkanın dahi reklam parası olarak ticarete dönmesi, ekranda maçları para karşılığı vatandaşa izletilmesi ile futboldan soğumaya sebep oldu. Yine de tüm olumsuzluklara rağmen yeni sezonun düzeyli espriler ile centilmence geçmesini umuyoruz istiyoruz. Esen kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161