banner263

22 Martta Bursagaz ve  Limak Bursa Elektrik yetkililerine bir açık mektup yazmıştım.

Mektup binlerle ifade edilecek şekilde pek çok kişi tarafından okunmuş ve sosyal medya da en çok paylaşılan makalelerimden biri olmuştu.

Bu benim yazı yazmada ki yeteneğimden değil, mektubun içeriğinin binlerce kişiyi yakından ilgilendirmesi ve dostların paylaşım yapmak konusunda ki teveccühleri ile ilgiliydi elbette.

Özetle demiştim ki mektupta;

Gelin şu yüklü faturalarınızı en azından yaz aylarına kadar öteleyin; bize içinde bulunduğumuz girdapta birazcık olsun nefes aldırın.Hatta ötelediklerinize isterseniz elinizi vicdanınıza koymak kaydı ile faiz de uygulayın.

İlerleyen günler de eş dost okur hep sordular;

Mektuba yanıt geldi mi?

On iki gün sonra Birinden( Limak’tan) geldi.

 Ancak mektubu neden fatura formatında yazmış pek anlayamadım doğrusu.

Herhalde uzun uzun yanıt yazıp işi asker mektubuna dökmemek içindir.

Cevabi mektup gayet net ve açık;

Dönem borcunuz şu

Son ödeme tarihiniz bu

Ödemezseniz siz bilirsiniz.(bunu alenen yazmamış ama bildiğimizi bildiğini biz biliyoruz zaten)

Diğeri de büyük olasılıkla postadadır.

Bugün yarın apartman girişinde ki kalorifer peteğinin üzerine bırakılır.

Onun da içeriğini tahmin etmek çok zor değil.

Şu,bu.sen bilirsin.

Derseniz ne bekliyordun ki diye

İtiraf edeyim mektubu yazarken umudun fakirin ekmeği olmasından öte hiçbir beklentim yoktu.

Şimdi EPDK dan bu konuda bir talimat/düzenleme vs. gelmedi biz de emir kuluyuz n’palım.mealinden bir sürü bahane ileri sürülebilir.

O zaman da insanlar EPDK nın siz özel kuruluşlarsınız; dolayısı ile kar zarar esasına göre çalışıyorsunuz ama mühim değil kayıp kaçak bedelini faturalarını düzenli ödeyen müşterilerinizden tahsil edebilirsiniz diye bir talimatımı var ki bundan bir türlü vazgeçemiyorsunuz diye sormazlar mı?

Soru yanıtı ile muteber olacağından bu konuyu sündürmenin alemi yok.

Burada hadise sadece istemek ve durumdan vazife çıkartabilmekle ilintili.

Eğer elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketleri isteseler bunu başarabilir ve konu ile ilgili karar verici mercileri son derece rahat ikna edebilirlerdi.

Kıyasen fatura düzenleyecekler daha ne yapsınlar ?

Bizim onları kıyaslama olanağımız olmadığı sürece yaparlar tabii.Ne diyeyim?

Ne elektrik ne de doğal gaz tüketicileri olarak her iki dağıtıcıya da tüketimden gelen gücümüzü kullanamıyoruz.

Orta da bir rekabet ortamı olmadığı ve bu günlerde yanımızda olmayan kuruluşları tercihlerimizin dışında bırakmak ve onlardan hizmet satın almaktan vazgeçmek gibi bir yaptırımımızda yok.

Bunun çok iyi farkındalar ki onların da hiç müdanaları yok.

Kuvvetle muhtemel ki insanların işlerini yitirdikleri ve konutlarından çıkmadıkları bu bu süreçte elektrik ile doğalgaz tüketimleri geçmiş dönemlere nazaran daha da artacaktır.

Böyle bir şans kaç kere ayaklarına gelir di mi ama?

Abalı da ellerinin altında nasılsa…

Ya bu salgın belası konutların doğalgaz ve elektrik kullanımlarının kış aylarına oranla ciddi düşüşler kaydettiği yaz aylarına denk gelseydi?

Aslında iş sadece fatura bedellerinin ödenip ödenmemesi  değil.

Elektriği gazı kullanıyoruz bedelini ödeyeceğiz elbette.(Gerçi PTT şubelerinin, bankaların vesairelerin  elden tahsilat yapmadıkları bir süreçte kaçımızın bu bedelleri ödeyebilecek kadar internet-mobil hesap-uygulama filan kullanıcısı olduğumuz, kaçımızın banka hesaplarında faturalar için ayırdığı karşılıklar olduğu,kaçımızın ATM leri canavar gibi kullanabildiğimizde ayrı mesele ya neyse)

Kuruluşların illa elektrik kullanın doğal gaz yakın diye boğazımıza filan sarıldıkları da yok.

İstemeyen kullanmaz kullanmayınca da ödemez olur biter.

De;

 Keşke kazın ayağı öyle olsa,ama değil işte.

Aslında iş sadece fatura bedelleri değil derken işin vicdani boyutundan söz ediyorum.

O bir şekilde hallolur,eklenir kenetlenir,borç alınır,kredi çekilir ödenir hepsi.

Ancak içerisinden geçtiğimiz bu alaca karanlık dönemde kim ya da kimler çıkış ışığını gördüğümüzden sonra hayırla yad edilir işte mühim olan o.

Her şey normalmişte ezber bozmak gereksizmiş gibisinden umursamazlıklar her şeyin kesinlikle normal olmadığı ortamlarda toplumun vicdanını fena halde yaralar.

Hele,Devletine Milletine destek olmak adına sağlıkçısından,polisine-Jandarmasına, hayırseverinden, gönüllüsüne, belediyesinden, esnafına, iş insanından,emeklisine,öğretmeninden,muhtarına  (sayamadıklarım affetsinler) herkesin ve her kesimin dayanışma uğrunda kendine yakışanı yaptığı böylesi bir normal ötesi durumda.

Sen misin mektup yazan?

Böyle verirler ağzın payını.

Kara kara düşünürsün ben şimdi bunu nereden ödeyeceğim diye.

Oh olsun bana.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254