Bazı insanlar vardır, yaptıkları işlerle, hizmetlerle isimleri anılır. Bazıları ise ne yaparsa yapsın, toplum tarafından bir türlü kabul görmezler. Yok olup, unutulup giderler.

Bursa’da 40 yılı aşkın gazetecilik mesleğimi ifa ederken tanıdığım, kendisiyle bu kentin, bu memleketin, kendi mahallesinin sorunlarını oturup konuştuğum, haber yaptığım çok sayıda muhtar var. Bunlardan bazılarını unutmadan sayabilirim, Şehreküstü Mahallesi Muhtarı Beytullah Kalfa. Başaran Mahallesi Muhtarı Avni Kuş, Selçukhatun Mahallesi Muhtarı Gökay Bilir. Ağaköy’ün efsane muhtarı Muhittin Kocaefe. Yeşil Mahallesi Muhtarı Hasan Basri Yetkin.

İsimlerini hatırlamadığım pek çok muhtar var. Bursa’da özellikle yerelde gazetecilik yaparken, muhtarları tanımadan bu işleri yapabilmek mümkün değildir. Eski sisteme bakalım. Elimizde değil cep telefonu pek çok mahallede ankesörlü telefon bile yok. İnsanlar evlerine telefon bağlatabilmek için aylarca bazen ise yıllarca kuyrukta sıra bekliyorlar. Çünkü, santral sınırlı. Numaralar donuk. Bir tanesi telefonunu nakil isteyecek de, sırada bekleyen birisine o numara verilecek. Yoksa, bekle babam bekle. Hani, eşeği can çekişen köylünün söylediği gibi, “ölme eşeğim ölme, yaz gelince yonca yersin” misali idi bu telefon meselesi.

Bursa’da geçmişi bilenler için hatırlatmakta fayda görüyorum. 1980’li seneler, bu kentin ekonomik, sosyal ve kültürel kimliğinin belirlenmesine imza attı. O yıllarda, sanayi hamleleri bir birini ardını izledi. Tütüncüoğlu Çiftliği’ne sıkışmış vaziyetteki tekstil ve dokuma sanayi, İtalya’daki enerji ücretlerinin ve maliyetlerinin artmasıyla beraber, İtalyan Sanayisinin Bursa’da iş yaptırdıkları bazı iş adamlarıyla ortak entegre tesis kurma veya makinelerini bu kişilere satmasıyla beraber organize sanayi bölgeleri oluşmaya başladı çevremizde. Demirtaş Sanayi Bölgesi, buna en belirgin örnektir.

Neyse, o yıllarda turizm, özellikle kaplıca turizmini tartışmaya başladık Bursa’da. Bu konu hala gündemde, tartışmalar bitmek bilmiyor. Fakat, yapılan veya ilerleme yok gibi. Bakıyorum da, atalarımızın sözleriyle bir arpa boyu bile yol gidememişiz.

Atatürk Caddesi Basak Caddesi’ndeki eski Özel İdare’ye ait binada bulunan Doğru Hakimiyet Gazetesi’nde çalışırken, reklam müdürümüz Ünal Parasayar (rahmetli) bir muhtar adayının geldiğini ve haber yapmamızı istedi.

Gelen kişi, Mehmet Taşkeser’di. Sene 1984.  12 Eylül sıkıyönetim darbesinin ardından ilk kez mahalli seçimler yapılacaktı.

O dönemde Bursa’nın üniversite mezunu olan belki de tek muhtar adayı idi Mehmet Taşkeser. Neyse, oturup konuştuk. Fotoğraflarını çektim. Haberi yaptık. “Babasının koltuğuna aday.”

Evet, Mehmet Taşkeser’in babası Hüseyin Taşkeser, 1962 senesinde muhtar seçilmiş. Aralıksız 1984 senesine kadar da muhtarlık görevini sürdürmüş. Tam 22 yıl. Mehmet Taşkeser ise babasından muhtarlık bayrağını devir almak için aday olduğunu anlattı.

Sonra, o dönemlerde muhtarların bazı yaptırım güçleri ve yetkileri vardı mahalle adına, mahalleli adına. Mehmet Taşkeser, Çekirge Mahallesi’ni Bursa’nın misafir odası olarak tanımladı. Nedeni; Bursa’daki otellerin ve kaplıcaların, hamamların pek çoğu bu mahalle sınırları içinde idi. Çekirge Mahallesi, öyle bugünkü gibi az bir mekan ve az bir nüfusa sahip değildi. Hatırladığım kadarıyla 1984 yılı nüfusu 20 binin üzerinde idi. O yıllarda, nüfusu 20 bin bile olmayan iller, şehirler vardı ülkemizde. Mahalle sınırlarını size şöyle anlatabilirim, Muradiye Vali Konağı Caddesi’nden, Kültürparka, Oradan ise Odunluk Köyü’ne, Hürriyet ve Karaman Köye kadar olan bölge idi muhtarlık hizmet alanı.

Mehmet Taşkeser’in en büyük ve iddialı projesi ise kaplıca turizminden Bursa’nın pay alması idi. Fakat, bir yanda SİT, Anıtlar Kurulu engelleri diğer yandan da yatırımcıların “bu işte fazla para yok. Kumaşı dokuyup satıyoruz, bire on kazanıyoruz” gibi düşünceleri nedeniyle pek fazla ilgi çekmedi kaplıca turizmi.

Geçen hafta Mehmet Taşkeser ile karşılaştım. Kendisi 5 yıllık aradan sonra yeniden Çekirge Mahallesi muhtarlığı için yola çıktı. Dile kolay, 1984 ile 2014 tarihleri arasında tam 30 yıl muhtarlık yaptı Çekirge’de. Babasının da 1962 yılında muhtar seçildiğine dikkat edersek, Taşkeser Ailesi 52 yıl hizmet etti Çekirge Mahallesi’ne.

Taşkeser’in Çekirge için hala plan ve projeleri var. Bir kere bölgenin turizm ve kaplıca turizmi açısından değerlendirilmesi için düne göre bugün pek çok fazla istek ve projelerin oluşmasından son derece memnun. Birde, Çekirge’nin kanayan yarası otopark meselesi var. Kapalı Pazar alanı meselesi var. Ulaşımla ilgili üst semtlerde oturanların çektiği çileli yolculukları var.

Ben, Mehmet Taşkeser’in mahalle halkından gelen, “muhtarım bizleri öksüz bırakma. Gel, tekrar bu göreve talip ol. Seninleyiz” daveti üzerine yeniden aday olmaya karar vermesinden mutlu oldum. Umarım, seçimlerde başarılı olur. Kazanır. Çekirge kazanır, Osmangazi kazanır. Bursa kazanır. Çünkü, yerel yönetimlerde tecrübe kolay kazanılmıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246