Zaman zaman arızalar nedeniyle eleştirilse de…

10 dakikada bir istasyonlardan geçtiği için, bu sürenin kısaltılması istense de…

Belli saatlerde aşırı yoğunluktan vagonlarının tıka basa dolduğu söylense de…

Ara sıra klimaların ayarsızlığından şikayet edilse de…

Hafif Raylı Sistem’in Bursa ulaşımına katkısı yadsınamaz.

Başkalarını bilmem.

Ne koşullarda olursa olsun!..

Ben çok mecbur kalmadıkça trenden başka ulaşım aracını tercih etmiyorum.

                                                   ***

Neden etmiyorum biliyor musunuz?

Birincisi!..

Son derece dakik olduğu için…

Tarifesinde yazan saatte mutlaka geliyor.

Gideceğim yere hem hızlı, hem de zamanında ulaşıyorum.

Örneğin!..

Sabahları işyerime gitmek için bindiğim tren, tam istediğim saatte beni son istasyona bırakıyorsa…

Seyahat ederken karayoluna baktığımda, tüm araçların olduğu yerde çakılı kaldıklarına şahit oluyorsam.

Allah’tan daha ne isteyeyim?

                                                   ***

İkincisi!..

Burulaş’ın sarı, özel sektörün de yeni otobüsleri hariç, birçok araçta klima bulunmuyor.

Ancak!..

Havaların insanları kavurmaya başladığı şu günlerde trenlere binince hissedilen rahatlık başka bir ayrıcalık…

Onun için trenleri de, yazları serin, kışları sıcak ortamını da seviyorum vesselam!..

                                                   ***

Peki!..

Hafif Raylı Sistem Bursa ulaşımına soluk aldırıyor, insanları mutlu ediyor da.

Herkes bunu hak ediyor mu?

Gerçekten çağdaşlığı benimsemiş; hem ulaşım koşullarına, hem de karşısındakine saygılı insanları tenzih ederek.

Bu sorunun yanıtının ne yazık ki; “Hayır!..” olduğunu söylemek zorundayım.

                                                    ***

Bu yolculuklarım sırasında öyle tiplere rastlıyorum ki, gerçekten kendilerine sunulan hizmeti hak etmiyor.

En iyisi!..

Başımdan geçen bazı olayları anımsatayım da; ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın.

Akşamları iş çıkışı trene Gürsu istasyonundan biniyorum.

..Ve aksi gibi hemen her akşam üzeri aynı veletlerin “öfke sınırlarımı zorlayan” hareketlerine şahit oluyorum.

Hangi okuldan geldiklerinin önemi olmayan bu azgınlar.

kızlı erkekli büyük bir gürültüyle vagona ayak basıyor.

“Sessiz ve uslu durmak” gibi bir olgudan haberleri olmadığı için.

Şamata, gürültü ve onlara bile yakışmayan hareketleri.

Bir anda vagonun içini cehenneme döndürüyor.

                                                   ***

Hadi diyelim!..

Deliler için sarf ettiğimiz “Gençtir, ne yapsa yeridir!” sözünü onlara uygulayalım.

..Ve yaptıklarını görmezden, gürültülerini duymazdan gelelim.

Ama keşke gürültü yapmakla kalsalar…

Sonunda “sus” dersiniz susarlar.

Susmazlarsa da kendileri bilirler!

Peki!..

Bu gençler şamatadan öte ne yapmış olmalılar ki, ben dahil bir sürü insanın öfke sınırları zorlanır?

Onu da yarın yazalım.    

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.