banner252

Yeni nesil çocuklar çabuk büyüyor. Ve gençler çabuk ihtiyarlıyor. Belki de içinde bulunduğumuz çıkmazın ana nedeni budur! Ciddi bir kuşak çatışması ile karşı karşıyayız. Ve bugün ulusal anlamda güçlü bir medya ağına sahip olamayan bir ülke olduğumuzu halen daha anlamış değiliz. Ve Amerika başta olmak üzere dış dünya, sosyal medya ile çoktan hepimizi ele geçirdi bile. Artık kaçabilecek hiçbir yeriniz yok. Sizin, çocuklarınızın ya da torunlarınızın sosyal medya hesapları nedeniyle hepiniz renk, tip, isim, alışkanlık ve hatta kişisel bilgilerinize kadar fişlendiniz. Geçmiş olsun!

Dijital kuşatmanın ötesinde finansal kuşatmayı da gözler önüne sermek gerekiyor. Türkiye'de epey bir zamandır süre gelen kamu bankalarını bitirme hamleleri, son olarak Bank Asya ile ciddi bir sonuca yaklaşmıştı. Yine CITI BANK meselesine girmiyorum bile... Türkiye'de özellikle kamu çalışanları ve yöneticileri ile ailelerinin hangi bankalarda hesapları olduğunu çok iyi irdelemeliyiz. Ve yine hızlı zenginleşmeyi yolsuzluk, rüşvet ötesinde yabancı casusluk boyutu ile de değerlendirme zamanımız geldi. Bu kadar gizli bilgi nasıl ve neden yurt dışına sızdırılıyor? Ve yine artan dolandırıcılıklarda banka ve kimlik bilgileri hangi çok güçlü şebeke tarafından servis ediliyor? Hiç kimse göremiyor mu bunları? Bulamıyorlar mı?

Türkiye'de dönen dolapları yazmaya kalksak, Bursa Kültürparkı'nın yeri yetmez. Ve yine Bursa, birçok yapılanmanın kalbi. Türkiye'ye artı yada eksi operasyon yapılacaksa mutlaka ilk adım Bursa'dan atılıyor. Bunu sadece bir tesadüf olarak yorumlayanların çoğunluğuna inanmıyorum. Bursa, sustukça konuşan bir şehir. Son dönemde geri plana itilen Uludağ Üniversitesinin dili olsa da konuşsa! Sahi, Uludağ Üniversitesi neden bir anda gözden çıkarıldı? Neden Bursa Teknik Üniversitesi'nin önü hızla açılıyor? Bursa'da akıllar kime çalışıyor? Veyahut çalıştırılıyor? Neyse bu konu baştan sona YÖK ve MİT ile ilgili olduğu için kuşatmanın bu boyutunu başka bir zaman dilimine bırakıyorum.

Bursa'da cidden elini taşın altına koyanlar var. Hatta elini, gövdesini geçip canını ortaya koyanlar. Burada magazin ağırlığı açısında da fazlası ile değerli olan Narkotik Polislerini ilk sıraya alıyorum. Allah için narkotik olmasa Evliyalar Şehri Bursa çoktan keşler şehri olacaktı. Yine Terörle Mücadele ekiplerini ayrıca takdir etmek lazım. Son dönemde Jandarma da ciddi hareketlilik içerisinde, lakin bir türlü şu basın medya iletişimi konusunda İçişleri Bakanlığı Bursa İl Jandarma Komutanlığı'nın önünü açamadı! Malum asker her şekilde askerdir... Emir, demiri keser.

Kuşatmanın üst kısımlar ile olan bağlantısını da deşifre etmek lazım. Bursa Valisi Yakup Canbolat ilçe kaymakamları ve kamu il müdürleri ile ciddi bir dönüşüm sürecini başarıyla yönetiyor. Bursa'da devlet aklının ve ağırlığının yarattığı rahatsızlığı Ankara'dan okumak mümkün. Özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Bursa'ya dair verdiği destekleri unutmamak gerekiyor. Yalnız, Sayın Hakan Fidan'ın epeydir Bursa'da İskender yemek istediği kulağımıza fısıldanmıyor değil... Şahsen tanışmaktan keyif duyacağım bir marka.

Kuşatmanın merkezinde Ak Parti veyahut herhangi bir siyasi parti yok! Hasılı onlar zaten baştan sonra kuşatılmışlar. Baksanıza Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hükümetin yalnızlığına! Ve hatta siyasi partilerin Genel Başkanları bile o kadar yalnız ki! Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan'ın da olduğu siyasi parti liderleri ile fazla değil şöyle 21 kişilik bir toplantıyı uzun zamanlı programlamalı... Sonuç itibariyle bana göre bir çay içimlik vakit ayırmayacağım Mike Pence için ayrılan zaman yanında bu zaman çok kısa bile denebilir...

İngiltere'nin sessizliğini Almanya'nın tedirginliğinde okumak lazım. Ve Yunanistan'ın ihanetini Bulgaristan'ın sadakatinde... Özellikle Türkiye'de yaşayan azınlıklar ile cemaatlerinin son dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerimize olan hayır dualarını ve temennilerini takdir etmemiz gerekiyor. Ve belki de onları daha fazla korumakta, onlarla daha fazla iletişim içerisinde olmakta fayda var! Kim bilir, kimin kimden ne istediğini, isteyebileceğini...

Türkiye'nin içerisinde bulunduğu kuşatma öyle Şırnak dağlarından bakıldığı gibi somut değil. Emin olun dağlar bile bize geçit verir de şu ekmeğimizi yiyip, suyumuzu içen hainlerden bir türlü kurtulamadık gitti. Sahi, FETÖ silsilesi ne alemde? Ankara'da halen oyun kuruyorlar. Ve yine İstanbul iş dünyasının yükselen kriz sesini de iyi okumak gerekiyor.

Neyse, kelleyi fazla koltuğa aldık yine. Gece yazı yazmanın bu tarafı tehlikeli. İnsanın güneş doğana kadar yazası geliyor. Sahi, bir gün güneş yeniden doğacak mı? Ne güzel söylüyorduk o şen marşı; "Güneş ufuktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar..."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246