banner216


“İlahi adalet bu mu? Çal çal çal!..”
“Türk uçağı başlığı kötü; ‘Başaran Holding’in zevk uçağı parti dönüşü düştü’ olacaktı!..”
“Biz fakir bir ülkeysek bu zevk bu sefa ne? Zevk’ü sefanın sınırları zorlanmış!..”
“Şımarık zenginleri bilmem nereye jetle uçuyor; zerre üzülmedim. İlahi adalet dedikleri belki de bu? Ülke savaştayken, bilmem nerde çılgın parti yapanların başına darısı…”
“Ya ne yapacaktı millet; zenginlerin yağlı tosunlarına ağıt mı yakacaktı?”
“Kimseyi binlerce şehit dururken jetle partiden dönenlerin ölümüne üzülmelerine zorlayamazsın!..”
“Ülkemizin acısı değil; hırsızlıkla zenginleşmiş bir holdingin acısıdır bu!..”
“Gezici Mina, Allah rahmet etsin demiycem!..”
“Tam öldün diye rahmet okuyacaktım; 2014’te paylaştığın ‘Nur içinde yat Berkin Elvan’ı’ görünce vazgeçtim!..”
“Onlar bizim çocuklarımız değil, sizin çocuklarınız; bizim çocuklarımız Afrin dağlarında…”
“Ölmese duymazdık; kan içici babaları gibi gizli kalırdı eğlenceleri…”
“Babası zengin diye mi üzücü oluyor haber? Bu habere üzülme, sermaye yalakası olma…”
“Elbette üzücü; ama son günlerin en üzücü haberi değil!..”
“Bari ülkende eğlen şu günlerde; ne işin var Dubai’de?”
“Ne partisi bu böyle anlamadım; ama pilotların tecrübeli oldukları anlaşılıyor. PKK’nın bu jeti Türk hükümetinin sanıp, ABD’nin verdiği roketatarlarla düşürme ihtimali de olabilir. Durum buysa uyduruk bir neden  bulurlar; olayın üstü kapanır!..”
***
Yukardan beri insanın kanını donduran bu sözler.
Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye gelen ve içinde iş insanı Hüseyin Başaran’ın kızı Mina Başaran ve arkadaşlarının bulunduğu özel jetin Tahran yakınlarında düşmesinden sonra sosyal medyada paylaşıldı.
Daha kötüleri de vardı.
Açık küfür içerdikleri için, ancak bu kadarını köşeme alabildim.
Elbette bunların da hiçbiri “yenir yutulur” cinsten değil…
Ancak “vicdanları kurumuş” insanların paylaşabileceği sözler…
***
Çoğu, bu olayı Afrin’de canlarını yitiren Mehmetçiklerimizle özdeşleştirmiş.
Bu da belli ki “günlerdir ruhlarda biriken duygusallığın” dışa vurumu…
Tamam da!...
Böyle bir kıyaslamanın zamanı mı?
Zamanı diyorlarsa kime yararı olacak?
Bu tür acımasız yaklaşımların; Türk Ceza Kanunu’nun 216’ıncı maddesinde karşılığını bulan; “Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden” den ne farkı var?
***
Kendi kendimize sormak zorundayız.
“Nasıl bir toplum olduk böyle?
Acıma, merhamet, rahmet, başsağlığı ve sabır dilemek duygularını ne ara yitirdik?”
Acaba farkında mıyız?
İnsanlığımızı giderek kaybediyoruz ve bundan da adeta zevk alır hale geldik.
İster fakir ister zengin olsun.
İster iş insanının, ister sıradan vatandaşın evladı olsun.
Yitirilen pırıl pırıl canlar ve geride bırakılan yanık yürekler…
Bunların hiçbiri bu kadar “nefreti, kini” hak etmiyor.
..Ve unutulmazsın ki!..
 Hiçbir kimse, hiç kimseden bu derece nefret edemez.
Hele hele tahrik hiç edemez!..
“Ederler!..” diyen varsa lütfen TCK’nın 216’ıncı maddesini bir kez daha okusun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193

banner202