Bu haber kez okundu.

26. Akbank Caz Festivali
Anadolu Üniversitesinde düzenlenen Kampüste Caz isimli etkinliğin konuğu olan Jülide Özçelik, şarkıların çoğunlukla gidenlere veya gelmesi istenene yazıldığını oysa notaların kalana, yaşanmakta olana adanmasının daha anlamlı olacağını belirtti.
26. Akbank Caz Festivali, Kampüste Caz ismini verdiği etkinlikle bu sene Jülide Özçelik konserleriyle üniversiteleri dolaşmaya devam ediyor. 4 Kasım’a kadar sürecek konserlerin son durağı Eskişehir’di. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu’da düzenlenen Jülide Özçelik konseri yoğun ilgi gördü. Konser boyunca Özçelik, kendi şarkılarını ve halk müziğinden caza yorumladığı şarkıları seslendirdi.
Konser sonrası Özçelik, türküleri caz müziği enstrümanları ile ilk söyleyenin kendisi olmadığını belirtti. Kendisinden önce Sevinç Tevs ve Esin Afşar gibi sanatçıların da bunu denediğini dile getiren Özçelik, “İlk defa ben yapıyormuşum gibi bir algı oluştu insanların üstünde. Birlikte çaldığım arkadaşlarımın birçoğu ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğrenciyken de beraberdim. Caz Vokal Performans bölümü mezunuyum ama Amerikan standartlarının yanı sıra buraya ait eserler benim ilgimi her zaman daha çok çekti. Klasik Caz eserleri de söylemeye çalışıyorum ama kendime yakın bulduğum türkülere daha fazla yer veriyorum. Eğitim hayatım süresince de yer aldığım konserlerde Klasik Türk Müziği, halk müziği eserleri, icra etmeye çalışıyordum. Caz formatında veya kendi orijinal formatında söylüyordum. Samimi bulduğum için albümü de bu şekilde yapmak istedim ve böyle yola çıktık” dedi.
"TRT’nin kadro açması umut verici"
Bir dönem TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası için de kayıtlar yapmış olan Özçelik, orkestranın nitelikli üyelerden oluşan bir üst kurum olduğunun altını çizdi. Orkestra için tekrar kadro açılmasının sevindirici olduğu ifade eden Jülide Özçelik, “Şu an birlikte çaldığım arkadaşlarım, Mehmet Cem Tuncer ve Ediz Hafızoğlu, bu orkestra da kadrolu devlet sanatçıları. Gün geçtikçe emekli oluyordu birileri ve topluluk küçülüyordu. Dedik herhalde böyle böyle yok olup gidecek ama daha sonra kadro açtılar. Bu biz caz sanatçıları için sevindirici, güzel bir haber. Bahsettiğim gibi benim arkadaşlarımda bu sayede o kadronun içinde olma fırsatını elde ettiler” şeklinde konuştu.
"Senfoni çalışmalarına daha çok önem vermeyi düşünüyorum"
Caz müziği üzerine çalışmalarının yanı sıra Jülide Özçelik, bugüne kadar birçok senfoni orkestrasıyla beraber çalıştı. Senfoni orkestralarıyla birlikte bir eser ortaya koymanın meşakkatli ve uzun bir süreç olduğundan bahseden Özçelik, “Biz şimdi mesela Sevgililer Günü konseri için 6 ay öncesinden provaya başlıyoruz, sadece bir konser için. Yazılıp çizilmesi çok uzun geçen senelerde 6 ay prova yaptık ama iki konser yapabildik. Daha çok çalmak istiyoruz, bir kere çalınıyor sonra o notalar rafa kaldırılıyor. Bu sebeple hedeflerimiz arasında senfoniyi daha üst sıralara çıkarmak var. Adana, Bursa ve İstanbul’un senfoni orkestralarıyla beraber söyledim. Bu sene İzmir Senfoni ile birlikte söyleyeceğim, kendi şarkılarımız da olacak. Kendi şarkılarım haricinde Tango, Balad, Caz Swing Medley gibi türlerde söyleyeceğim. İzmir Devlet Senfoni ile İzmir’de Ahmet Adnan Saygun Konser Salonunda 14 Şubat’ta çok büyük bir konserimiz olacak, Mert Fırat ‘la beraber söyleyeceğiz. Mert Fırat’ı geçen sene de konuk etmiştik” ifadelerini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.