Yıllar önce ''Türkiye'de otomobil tarihi'' kitabını okumuştum Tofaş'ın Bursa'da arazi bulamaması sebebiyle Sakarya'ya yöneldiği günlerde Abdi Biçen'in yoğun çabası ile Demirtaş'lı köylülerden toparlanan arazilerle yeniden Bursa'ya yönelerek bugünkü fabrika kurulmuştu, kitapta bunlar açık bir dil ile anlatılırken Bernar Nahum'dan ilginç bir anektod da aktarmak istiyorum.

Ülkeye traktörü getiren Koç Grubu bunu Ankara'da köylülere anlatırlar bir yanda Rahmi Koç diğer yanda Bernar Nahum nazik bir dille köylüleri ikna etmeye çalışırlar.

-Şu kadar saatte falan dönüm araziyi işleyebilirsiniz

Köylüler ise hep bir ağızdan anlaşmışçasına

-Hadi ya ağa olur mu öyle şey yapın da görelim!

Diyerek bir güzel gaz verirler ve nihayetinde akşama kadar traktörün üstünde Rahmi Koç ve Bernar Nahum dönüşümlü çalışarak tarlaları bir güzel sürerler iş bitimi köylüler bıyık altından güler ve hiç biri traktör satın almaz Bernar Nahum ise köylülerin kurnazlığı ve ince zekasıyla orada tanışmış olur.

Ödemişte yol yapımı amacıyla uğraşan mühendisler Kel Dağ’da öyle bir yere gelmişler ki tıkanmışlar. Yolu nereden devam ettirecekleri konusu ile ilgili kararsız kalmışlar. Oralarda keçi otlatan Yörük bir haftadır hiç çalışma yapılmamasını merak etmiş ve Karayolları ekibinin yanına varmış:

-“Hayırdır hemşehrim. Bir haftadan beri iş yürütmüyorsunuz?”

-“Yok çoban kardeş. Yolu nereden devam edeceğimiz konusu ile ilgili teknik tetkik yapıyoruz. Toprak ve kaya örnekleri gönderdik. Tahlillerden sonra planı işleteceğiz.”

Yörük yüzünde alaycı bir gülümseme ile;

-“Bundan basit ne var? Toz kireç varsa, ben size hallederim!”

Tahlil neticelerini beklemekten canları sıkılan mühendisler eğlence bulmanın sevinciyle:

-“Olmaz mı kuşkusuz var. Peki, ne yapacağız?”

-“Şimdi bu kireç çuvalını benim eşeğe yüklücez. Dabanından da delecez. Eşeğe deh’ dedin nen. Hayvan en dayanıklı, en güzel güzargahı bilir oradan gider. Eşek dayanıklı olmayan yere basmaz. Kireç sonrasında döküldükçe sizde yolu o ize göre yaparsınız!” Mühendisler Yörüğe kireç çuvalını vermiş ve onun çuvalı eşeğe yükleyip, Dehlemesini eğlenerek izlemişler. Lakin 3 gün sonra istedikleri tahlil neticeleri geldiği zaman şaşırıp, kalmışlar. Çünkü netice Yörüğün eşeğinin izinin aynı istikametini vermiş. Birkaç gün sonra Yörüğün keçi sürüsünü telaşlı telaşlı sürdüğünü görmüşler.

-“Çoban nedir bu telaşe?”

-“3-4 saate varmaz kuvvetli yağmur gelecek. Biran öncesinde kotaraya varmak istiyorum. Sizin de çadırlar aynı yerdeyse onları derhal sökün aha şu yan bayıra kurun. Telef olmayın”

Mühendisler gülmüş.

-“Sen telaş etme emmi. Meteorolojiden rapor aldık. Bir hafta yağış yok” Yörük aynı telaşla hareket ederken:

-“Benden söylemesi arkideşler. Gerisini siz bilirsiniz” Hakikaten de 4 saat sonra öyle bir yağmur kopmuş ki! Seller sular olmuş, mühendisler canlarını zor kurtarmış. Çadırları, malzemelerini sel götürmüş. Sabah bulunduğunda ölümden dönen iki mühendis ortak kısacık istifa dilekçesi yazarak, vermişler:

“Eşeğin yol, çoban Yörüğün Meteoroloji mühendisi bulunduğu yerde bize gerek yoktur!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246