banner264

Aylardır evlerimizde karantina dönemini yaşıyoruz. Sokağa çıkma kısıtlamaları var. İnsanlarımız doğru dürüst, işlerine rahatlıkla bile gidip gelme konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Bir yanda, zorunlu ev hapsi denilebilecek karantina uygulamaları diğer yanda ise virüsün tehdit ettiği hayatımız, yaşamakla hayatta kalmak arasındaki zor tercih var.

Yine de şükürler olsun.

Ülkemizdeki sağlık ve Covid-19 Koronavirüs mücadelesinde, diğer ülkelere baktığımızda, hatta “bunlar dünyanın en iyi ülkesi, insana değer veriyorlar. Sağlık sistemleri tıkır tıkır çalışıyor” diye düşündüğümüz, konuştuğumuz ülkelerle bile kendi ülkemizi kıyasladığımızda, Türkiye, Dünya sağlık liginde ilk sıraya yükselip lider oldu.

Yapılan korona savaşından ülkemiz sağlık teşkilatlarımız ve doktorlarımızın yardımlarıyla epey kısa zamanda başarılı sonuçlar aldı diye düşünüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizdeki normalleşme yolunda da çok önemli adımlar atıldı. Aylardır kapalı tutulan koronavirüs kapıları aralanmaya başladı. Günlerce, evlerde beklemekten sıkılan vatandaşlarımız için artık, koronanın kapısı açıldı ifadesini kullanıyoruz.

İnsanlarımız 74 gündür özlem duydukları camilere ve toplu namaza geçtiğimiz hafta açık alanlarda kılınan Cuma namazı sayesinde yeniden kavuştu. “Tarih, tekerrürden ibarettir” söze Cuma namazı sırasında Bursa’da gerçek oldu. Osmanlı zamanında, savaşa gidecek olan askerlerin toplanıp, toplu namaz kıldıkları, daha sonra ise Mollaarap Mahallesi’nde bulunan Talimhane’de kalan askerlerin ibadet ettikleri Namazgah bu kez, koronavirüs nedeniyle kapatılan camilerdeki ibadetlerin başlatılması nedeniyle yeniden toplu namaz kılınan mekan haline geldi.

Bu virüs hayatımızda ve günlük yaşantımızda gerçekten çok büyük değişiklikler yarattı. Bundan böyle de yaratmaya devam edeceğe benziyor. Çünkü, her ne kadar etkisinin azaldığı yönünde göstergeler olduğu konuşulsa da tehlikenin henüz geçmediği uyarıları var. Halkımızın, “artık rahatladık” diye düşünüp, rehavete kapılmamaları isteniyor. Bu kadar sabır edildi, biraz daha beklemekte ve önlemleri alarak yaşantımızı sürdürmekte fayda var.

Evlerinde kalan bazı arkadaşlarım ise, alınan son kararlar doğrultusunda, “… kader ayırdı bize, elimizden ne gelir, sabrın sonu selamettir, başa gelen çekilir….” Şarkısını paylaşmaya başladılar.

Aslında, yaşadığımız o korku dolu, tehlike dolu günlerin özeti bu sözler; başa gelen çekilir.

Zor günleri yaşıyoruz. Berberler, kuaförler, güzellik salonlarına açılış izni verilirken restoran ve kafeler de 1 Haziran'da (bugünden itibaren) açılacak. Şehirlerarası yolculukların serbest bırakılması ise en çok turizm ve tatil sezonunda “biz ne yapacağız şimdi?” diye düşünen ve erken rezervasyon yaptırdığı için çareler arayan ve bir umutla bekleyen insanlarımızın yüreklerine su serpti. Bu gelişmeler doğrultusunda ise normale dönen hayattan 65 yaş üzeri vatandaşların ne zaman nasibini alacağı da merak konusu oldu.

Yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında sokağa çıkmaları yasaklanan 65 yaş üzeri vatandaşların beklediği an nihayet geldi. Salgının nisan ayında pik yapmasının ardından düşüş trendine girmesiyle de hayat yavaş yavaş normale dönüyor. Beklentilere göre, 65 yaş üstü ve 18 yaş altı vatandaşlarımız için de bu hafta önemli kararların alınması bekleniyor.

Tabi, bizler evimizde karantina döneminde beklerken, ülkemizdeki terör olayları, asayiş olayları, etrafımızdaki kanlı saldırılar durmak bilmiyor. Hele, halkı, kin ve nefrete sürükleyen provokasyonlar hep yaşıyoruz. İzmir’de cami olaylarından sonra şimdi de İstanbul’da Ermeni vatandaşlarımızın dini inançlarına yönelik saldırılar oldu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yapılan çalışmaları değerlendirirken, Suç örgütü liderlerine gözdağı verdi. Soylu, "Türkiye'de günlük hırsızlıklar 281'den 126'ya düşüyor. Dünyada böyle bir rakam getiren birisi olsa elini öpeceğim. Türk Polis Teşkilatı'nın başarısıdır. Bakın hatırlarsanız Türkiye'de mafya, organize suç çeteleri vardı. Nerede bunlar? Konuşuyorlardı, konuşabiliyorlar mı? Hadi konuşsunlar da görelim. Burası Türkiye, herkes kurallara uymayla mükellef. Kuralları uymayanları uyar hale getiririz. Devletten başka büyük bir güç yok. Herkesin kabul etmesi gereken bir şey bu! Söylüyorum acımayız da. 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de 232 organize suç şebekesi çökertildi. Dünyadan bana böyle bir rakam getirsinler. Türkiye'de kaçak sigaranın miktarı yüzde 21'di. Bugün Türkiye'de kaçak sigaranın miktarı yüzde 2. Bunun dünyada eşi benzeri yok" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kuzguncuk'ta bir kiliseye saldıran ve haçını kıran provokatörün 24 saat içerisinde yakalandığını söyledi. Soylu ayrıca, Hrand Dink Vakfı’na tehdit mesajları gönderen provokatörün de düzenlenen operasyonla yakalandığını duyurdu.

Bakan Süleyman Soylu bu olayı kişisel Twitter hesabından verdi.

Türkiye'yi karıştırmak isteyen iki provokatör yakalandı.

"Kuzguncuk'ta kilisenin haçını kıran provokatör 24 saatte,

Hrant Dink Vakfı'na tehdit maili atan provokatör hemen yakalandı

Provokasyona izin vermeyiz!"

Soylu, mesajının sonuna "Türk Polisine güvenin" notunu düştü ve Türk bayraklı emoji bıraktı.

Evet, insanların dini inançlarına saldırıda bulunmakla ilgili aslında kanunlarımızda var olan cezaların daha da artırılmasını bekliyoruz. Bu olayları yapanların 3-5 ay ceza alıp, verilen bu cezalarında ertelenmesiyle, yaptıkları yanlarına kar kalmamalı. Dini inançlara ve kutsal mekanlara saldırılarda bulunanların cezaları, en az 5 yıldan başlamalı diye düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254