banner262
banner263

Hani derler ya, “can çıkar ama huy çıkmaz!” diye.

Bizim memleketimizde de siyaset aynen bu cümledeki gibi işliyor. Hem iktidar hem de muhalefet açısından değişen hiçbir şey yok. O bir şey konuşuyor, anında ötekinden cevap geliyor. Kim, kime, ne söylediğinin pek bir önemi yok. Önemli olan, laf olsun, torba dolsun.

Ağzı olan konuşuyor gibi bir izlenim var şu günlerde siyaset sahnesinde.

Nedeni, insanlarımız ve bütün dünya Covid-19 Koronavirüs denilen hastalıkla, düşmanla savaş halinde iken bazı siyaset erbapları oturup, taşınmışlar ve koltuk sevdasına tekrar tutuşmuşlar.

Özeti şu; “koyun can, kasap et derdinde…”

Millet, “ne olacak bizim halimiz?” diye kara kara düşünüp, geleceğe yönelik plan ve programları korona illetini dikkate alıp yaparken, siyasetçilerimiz kendi aralarında neyi tartışıyorlar?

Darbe söylentisi.

Erken genel seçim.

Seçim olursa iktidar değişir mi?

Seçim anketlerindeki son durum.

Şimdi, durduk yerde nereden çıktı bu konuşmalar diye soran pek çok arkadaşım var. Doğru, insanlarımız evlerinde. Kendi kendilerini karantinaya alanlar var. Sağlık ve gelecekteki huzur için.

Birde, “bana bir şey olmaz” düşüncesiyle hareket edip, ne karantina kuralları ne de sokağa çıkma kısıtlamasına uyanlar var. Kendi kendilerine avutuyorlar. Galiba iş, güç de bulamamışlar. Durup durup eski defterleri karıştırıp, erken seçim ve darbe söylemlerine tutunuyorlar.

Yazıktır.

Bu millet, sizden hastalık ve ölüm korkusu veren bu illete karşı, alınan önlemleri, yapılacak işlerin ne olacağına, hem iktidar hem de muhalefet olarak hep beraber nasıl kurtulabileceğimizin yollarını aramanızı bekliyor.

Günlük yaşantımız normale dönsün ki, o zaman ne konuşursanız konuşun.

Ama, şimdi konuşmak değil çözüm üretmek, çare bulmak, insanları ölüm korkusu ve can derdinden kurtarma vakti. Şimdi, bırakın aranızdaki kısır tartışmaları, siyasette var olma, yok olma söylemlerini. Dünyayı saran, ülkemizin üzerine karabatak gibi konan bu korona illetinden nasıl kurtulabiliriz ona kafa yorun biraz.

Normalleşme başladıktan sonra, siyasetinizi bir güzel yaparsınız.

İşte o zaman geçmiş ile geleceği karşılaştırıp, elinize kalem kağıtları alıp hesap kitap yaparsınız.

Gerçekte hoş olmayan ve toplumda hoş görülmeyen bu tür kısın tartışmalarla bir yere varacağınızı sanıyorsunuz? Seçim anketlerinde gösterildiği gibi sanırım hep yerinde patinaj yapmaya devam edersiniz.

Ana muhalefet çıkmış, iktidar olabilme adına birilerine mesaj verir gibi darbe özlemi içinde bir görüntü sergiliyor. Bu tür siyaset, Türkiye’de artık taraftar toplamıyor. Aksine tepki çekiyor.

İYİ Parti ile buraya ismini yazmak istemediğim bir başka parti, aynı ittifak içinde olup olmama konusunda, birbirlerini iğneleyip duruyorlar.

Bunu tartışmanın bir anlamı yok. Çünkü, 29 Mart mahalli seçimlerinde insanlarımız kimlerin nasıl bir şekilde ve ne için ittifak halinde olduklarını hep beraber gördüler. Siz her ne kadar inkar etseniz bile, sandıktan çıkan seçim sonuçları ve istemediğiniz o partinin aday göstermeyip seçimlere katılmayışı, zaten bu ittifakın alenen yapıldığının işareti değil midir?

Ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu bu günlerde, siyasette köşe kapma yarışması gibi oyunların sahnelenmeye çalışılması veya “ben buradayım” diye bir yerlere mesajların gönderilmesi için daha çok erken değil mi?

Hele, AK Parti’den kopan eski bir başbakan ile yine aynı partiden kopan eski bir bakanın kurduğu siyasi partiler için, bir siyasi parti genel başkanının, “geçmişte İYİ Parti’nin seçimlere katılması için onlara destek olup milletvekili verdik. Bugün de yeni kurulan partilere seçimlere katılması konusunda milletvekili desteğini veririz…” sözleri, ittifakta “biz olmasa idik, siz de olmazdınız” anlamına gelen konuşmalara yol açmıyor mu?

Galiba, ittifaklar arasında yeni bir güç dalgası ile karşı karşıyayız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254