Evet, köprüden önce son çıkışa geldik, geliyoruz.

1 Ekim 2018 tarihi itibariyle 7143 sayılı yasaya istinaden yapılandırılmış vergi borçlarının ödenmesinin son günü…

Ödendi, ödendi… Ödenmedi yandı keten helva…

E-hacizler, icralar, aile faciaları, boşanmalar, intiharlar… Allah muhafaza…

Hep ne yapılabiliri konuşmak istiyoruz aslında…

Ki ülke ekonomisi, en yetkili ağızdan da söylendiği gibi bir türbülans içine girmiş durumda.

Türbülans yabancı bir kelime…

Kelime anlamını bilmeyenlere teknik konulara girmeden çok net bir şekilde anlatayım. Türbülans, ‘geçici bir zaman dilimi içinde alt üst oluş’ anlamını taşır.

Kontrol dışıdır ki; bereket kısa bir zaman dilimini kapsar yoksa sürekliliği bir nevi mahvoluş anlamına gelir.

Devlet insanı yaşatmak için vardır ve şimdi devletimizin insanları yaşatma zamanı…

Gerçi yeni açıklanan ekonomik paket içersinde vergi affı ve ödeme kolaylıklarının yapılmaması gibi bir düşünce vardı.

Bu konuyu irdelemek gerekir diye düşünüyorum.

Baca çekmiyorsa; bacayı tamamen tıkayarak, bacanın çekmeme sorununu ortadan kaldıramayız. Evet, zorlu bir dönem yaşandı, yaşanıyor… Ama bu bizim kaderimizmiş gibi yaşamaya devam edersek yaşanacak, değişiklik yaparsak yaşanmayacak.

Bu benim kendi düşüncem tabii ki… Düşüncemi açıklama özgürlüğümü kullanmak istiyorum. Vatana, millete bir katkımız olsun isterim, bunu da bu topraklarda yaşayan herkes ister.

Daha önceki yazımda da belirtmiştim; 7143 sayılı kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır açılmaz, eklenecek bir madde ile 31 Aralık 2018 tarihine kadar uzatılmalı ve milletin devlete olan borçlarının tasfiye edilmesi anlamında ciddi bir çalışma yapılmalıdır. Bu çalışma ile ilgili daha önce de bilgi vermiştim.

İhtisaslaşmış finansman danışma kuruluşları ile bu işler çözülebilir diye düşünüyorum. Nedir ihtisaslaşmış finansman danışma kuruluşları..? En küçük işletmeden, en büyük sanayi devlerine kadar bütün firmaların müracaat edip finansman taktikleri alabilecekleri kuruluşlar… Aslında bir nevi yeni iş sahası… Büyük düşünen girişimcilere büyük bir tüyo... Aslında bu işin fitilini de devlet ateşleyebilir. Nasıl mı..? Önceki yazımda bu konuyu kısa da olsa yazmıştım.

Devlet; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı, ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, ziraat Odaları, diğer odalar ve benzeri kuruluşları, ticaret borsalarını, belediyeleri de işin içine katarak bu kurum ve kuruluşların görevlendirecekleri liyakat sahibi insanlarla devletin finansman kurumunu oluşturabilirler. Bu finansman kurumu devlete olan borçları, özel sektörde taraflar arasında bulunan ülke ekonomisini etkileyebilecek olan borçları kim nasıl ödeyebilir, öder, ödeyemez şeklinde yapacağı çalışmalarla bu süreçlere profesyonel dokunuşlar yapabilir. Bu piyasaya müdahale değil piyasayı düzenlemedir.

Sonra; devletimiz bu görevi, özel sektörün oluşturacağı finansman danışma kuruluşlarına devredebilir.

Şimdi soruyorum sizlere; Devlete olan borçların ödeme süreçlerini 120 aya kadar çıkartıp borçları ödenebilecek hale getirebilir miyiz..?

Bence getirebiliriz...

Oluşturulacak finansman kuruluşları kimin borcunun ne kadar taksitte ödenebileceğini doğruya yakın bir şekilde tespit edebilirler diye yazmıştım, tekrar yazıyorum. Ve devlet bankaları aracı olarak kullanılarak bu borçlar uygun ödeme koşulları ile devlet bankalarına devredilir ve ödenip ödenmemesi de devlet bankalarının sorunu haline gelir. Bankaların hukuk servisleri bu sorunları öyle veya böyle çözerler.

Devlete olan borçların tasfiyesi üzerinde neden bu kadar ısrarla duruyorum…

Aynı gemideyiz, beyler… Şayet gemi su alıyorsa; gemideki tayfa da, kaptan da, geminin birinci sınıf kamarasında seyahat eden patron da tehlikededir.

O yüzden ısrar ediyorum. Buna da ısrar etmekten ziyade çaba göstermek olarak bakıyorum. Bir düşünürün de dediği gibi ‘Çaba hayatın yasasıdır, sınırlar ve sınırlamalar için panzehirdir’… Çabamızı gösterelim sınırlar ve sınırlamalara çeki düzen getirelim.  Tam buna ihtiyacımız olan bir dönemdeyiz…

Devleti yönetenler, 7143 sayılı yasada, mikro ekonomi alanı olan iç piyasanın işleyişinin lokomotifi olacak düzenlemeleri yapmalıdırlar.

Borçları ödenebilecek hale getirmeli ödenmediği takdirde de gereği yapılmalıdır. Bu gerekleri de önceki yazımda belirttim… Neydi mesela..? Avrupa ‘da bazı ülkelerde uygulanan ticaretten men cezası vs. gibi…

Ben yine elçi olarak milletin talebini tekrarlayarak bitireyim.

7143 sayılı yasa ile getirilmiş olan ödeme kolaylığı ve diğer avantajların müracaat ve ödeme sürelerinin uzatılması milletin talebidir. Alacaklı olan da karar mercii de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir…

Arz ederim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246