Tom Miks öldü!

Çocuklar, Tom Miks öldü.

Vallahi gözlerimle gördüm.

Dün sabah atıyla giderken kasabaya.

Doğru söylüyorum gözlerimle gördüm.

Atari vurdu onu.

O küçük-büyük adam,

Boş bir çuval gibi,

iki perçem kahkülüyle

Boylu boyunca uzanıverdi yola.

Ne yakaladığı haydutlar,

Ne binbir surat

Ne de onu çizen ressam,

Doktor'la Konyakçı'dan başka

Hiç kimse gelmedi cenazesine.

Zavallı, bir başına,

Başına dikilen odundan bir haçla

Gömülüverdi kasaba kabristanına.

Çocuklar, siz farkında bile değildiniz, O'nun öldüğünün

Elinizde game vatch'lar, joy stick'lerle

Gezici bir otobüse oyun oynamaya gitmiştiniz.

Ve günler sonra, bu şiiri yazdım ben;

Kara kuşlardan önce duyurabilmek için

sizlere ve nişanlısı Suzi'ye,

Artık öldüğünü Tom Miks'in...

***

Yalvaç Ural'ın bu şiirini okuduğumda irkilmiştim. Hatta benim ve benden önceki kuşakların aynı duyguyu hissettiği kanaatindeyim. Çünkü bu şiir kuşaklar arasındaki kültürel geçişte ciddi bir kopuşu anlatıyor. 1970 ve belki en son 80 öncesi doğumlularla, 90 sonrası doğumlularla arasında biraz teknolojikmiş gibi duran, ama aslında kültür farklılıklarını anlatan bir şiir.

***

Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Prof Dr. İbrahim Armağan, Türkiye geleneğinde pek olmayan 20-25 yıllık bir araştırmasını açıklamıştı.

Araştırma kuşaklar arasında değer farklılıklarının korkunç bir noktaya geldiğini gösteriyor.

Araştırma; 1979, 1997, 2001, 2007 yılları ve sonrasında gençlik üzerinde aynı sorularla yola çıkmış ve farkları tespit etmeye çalışmış.

Sonuç; bir kısım değerler üzerine kurulu.

 

Mutlulukla para yer değiştirmiş

 

Araştırmada örneğin; "mutluluk" parametresi araştırılmış.

1979 yılındaki (1965 yılı öncesi doğumlular) gençlik,  mutluluk için yüzde 21'le ilk sırayı 'sevgi' olarak belirtirken, bunu yüzde 18.20 oranla "özgürlük", yüzde 17.83 ile "meslek-iş", 17.17 ile "eğitim", 7.28 ile "aile", 5.14'lük oranla da "sağlık" olarak yanıtlamış.

Yine bu kuşak, sadece yüzde 2.64 ile mutluluk için "para" tercihini kullanmış. Bu nedenle para tercihlerde 8. sırada yer bulabilmiş.

Aynı çalışma 25 yıl sonra tekrar yapılmış, bu kez mutluluk için yüzde 20.67 ile "para, zenginlik", 19. ile "sevgi", 17.97 ile "meslek-iş" ilk üç sıralamaya girmiş.

Bunu, ıÜüyüzde 10  "iyi bir aile ortamı",  yüzde 5'i "sağlık"  izlerken, özgürlük ise, yüzde 4.39 ile 8. sırada yer alabilmiş.

Araştırmada ikinci önemli nokta; mutlu olmak için, paranın önemi bu kadar artmışken, paraya ulaşmanın yolunun sorulmuş.

Yeni kuşak, bunun yolu olarak,  birinci sırada ticaret, ikinci sırada yüzde 26 ile miras, ardından yüzde 20 ile politikaya girmek ve yüzde 10 şans oyunları olduğunu belirtmişler.

Sanırım 2010’lardan sonra yapılsaydı, üçüncü sırada yer alan Politikaya Girmek, eminim birinci sıraya yerleşirdi.  Neyse;

 

Kirli politika egemenlik kazanmış

 

Geleyim yoruma; bu araştırmadan çıkaracağımız en önemli birinci sonuç, Türk gençliğinde 20-30 yıl içerisinde değerler bakımından önemli değişiklikler olduğu, para ile sevginin yer değiştirdiği, yani "parayla saadet olmaz", "iki gönül bir olunca samanlık seyran olur" atasözlerinin artık tarihsel bir kalıntı, bir fosil olarak, müzeye yerleştirildiği gerçekleşmiş vaziyette..

İkincisi;  miras, politika ve şans oyunları toplandığında yüzde 56 yapıyor. Yani 90 sonrası gençliğin yarısından fazlası hiç üretmeden zengin olmalının yollarının peşinde.

Üçüncüsü; Türkiye'de politikaya girmek, köşeyi dönmenin bir yolu olduğu artık somut bir durum.

Bir soru; Acaba dünyanın modern ülkelerinde, üretmeden, uğraşmadan, kolay yoldan zengin olmanın gerektiği ve bunun yolunun politikaya girmek olduğunu savunan var mıdır?

Yeni nesil bu mudur?

Bu araştırmayı okuyunca, atarinin Tom Miks’i vurduğunu da unuttum valla….

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161