Coğrafya bizler için kaderden ötesidir. Tarih'tir, yaşam'dır, umut'tur, mücadele'dir. Dünya'nın var olduğu günden bugüne ilahi dinlerin kader bağını buluşturan coğrafyanın uzun yüzyıllar sahipliğini yaptığınız da, misafir muamalesi ağır gelir. Bugün Türkiye, Selçuklu'nun öncesinden Osmanlı'nın sonrasına varlığın sembolüdür. Ve bu öyle bir varlıktır ki, Bursa'dan Viyana'ya kutsal bir yürüyüştür aslında. Kimliksiz ve kimsesiz hesapların kirli faturalarının kanla temizlendiği yerdir bu coğrafya. Milli mücadele döneminde Anadolu dediğimiz ufuktur, bu topraklar.

Yüzyıl öncesine doğru kısa bir yolculuk yaptığımız da sadece Çanakkale'yi hatırlarız. Öyle ki, çoğumuzun belki de hiç gitmediği veyahut ömründe bir kere gidip etkilenip sonrasında unuttuğu yerdir o topraklar. Değişimi siz yönetmiyorsanız, dönüşürsünüz. Ve dönüştüğünüz şey, sizi sizden çok öte bir varlık haline getirir. Yeni yüzyılda bunu yüz yıl öncesine bakarak daha iyi anlamlandırabiliyoruz. Tanımlamak ise, halen daha mümkün değil! Peki, bu değişimin dönüştürdüğü bizler neyiz? Geldiğimiz yer ile gitmekte olduğumuz yer arasında ki uzaklığı ve manasızlığı görebiliyor muyuz?

Oyun kurucusu olmayı çoktan unuttuğumuz Dünya, yeniden kuruluyor. Dün Almanya'nın yanında yer alan Osmanlı kaybederken, bugün köklerinden doğan Türkiye'nin özüne dönmekten başka çaresi yok. Peki, bu mümkün mü? Bir yanda Wikileaks belgeleri diğer yanda Julian Assange'nin gözaltı öncesi son görüntüleri... Ortadoğu'da kaynayan kazana kilitlenmişken, Sudan'da küresel güçlerin ortaklığında gerçekleştirilen darbe. Ve herşeyin öncesine döndüğümüzde 17/25 Aralık ile başlayan ve 15 Temmuz ile güçlü dişlerini vahşice bizlere geçirmeye çalışan süreç.

Şimdi tüm satır aralarında bahsettiğimiz bu yeni dünyayı yeniden incelemeye vakit ayırabilirsiniz. Veyahut içerisinde bulunduğunuz sürecin sizi nerelere sürüklediğini düşünerek kendi iç dünyanızda ki boşluktan kurtulabilirsiniz. Lakin unutmamanız en büyük gerçeklerden birisi de Bursa'nın tesadüfen payitaht olmadığı gerçeğidir. Bursa'nın ısrarla sisli bulutlar arasında doğal bir kent halinde bırakılmasından bugün dev bir teknoloji ve sanayi kenti dönüşümüne yaptığı yolculuğu çok gözlemlemelisiniz. Her inançtan ve kutsaldan, her ırk ve coğrafyadan binlerce insanın ortak bağlarının Bursa olduğunu yeniden değerlendirmelisiniz. Ve belki de zihninizin bunca gitgelleri arasında, Türkiye ziyaretleri kapsamında Bursa'ya yıllar sonra ilk defa gelen İngiltere Kraliçesi Elizabeth ve eşi Prens Philip'in 2008 yılında Kozahan'da içtiği kahveyi ve ziyaretin sırlarını merak etmek isteyebilirsiniz.

Sözün başında ifade ettiğim gibi, bugün yaşadığımız herşey aslında büyük bir tesadüf. 2007 yılından itibaren Bursa'da neler keşfedildi ki, Kraliçe Elizabeth Bursa'yı ziyaret etmek istedi? Dinlerarası diyalog'tan 15 Temmuz'a nasıl gelindi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan neden bu ziyaretin hemen akabinde İslam Konferansı ile diyalogları güçlendirdi? Türkiye'nin geçmiş on yılında gizli bu ziyaret ile İngiltere, Türkiye'ye hangi fırsatı verdi? Ve bugün Amerika, Dünya'nın jandarmalığına soyunmuşken Rusya antimilliyetçi ve özgür bir kıvama neden gelmek için çaba harcıyor? Yeni Dünya düzeninin sırlarının ev sahipliği İznik'ten Viyana'ya nasıl bir yol izliyor? Ve 1071 Malazgirt zaferinde neden Bursa ilk hedef olarak belirlenmişti?

İşte tüm bu tarihi sırların içerisinde yoğrulurken, matematik ve tarih arasında ki kronolojik bağa sarılmak gerekiyor. Bilimin yetmediği inançların ise, büyük bir güven mücadelesi verdiği bir dönemdeyiz. Bursa, Yeni Dünya'nın neresinde bilinmez ama Yeni Dünya'nın Bursa olmaksızın kurulamayacağını son parlamenter hükümet bize fazlasıyla özetledi. Velhasıl belki de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Başkanı olarak kurduğu ilk kabine de tek eksik Bursa olurken, onu hiç eksik bırakmayan tek yer yine Bursa oldu!...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234