banner263

Son zamanlarda hiç olmadığım kadar bitkin hissediyordum kendimi.

Hani çok yoruluyormuşum da dinlenmeye fırsat bulamıyormuşum ya da hastaymışım da değilmişim gibi.

Evet kronik rahatsızlıklarım  var olmasına var da, bu onların verdiği ve artık alıştığım rahatsızlığa da pek benzemiyor.

Genel eğilime kapılıp olmadığını bile bile ‘len yoksa bu korona bana da omuz attı mı acaba’ diye düşünmedim de değil.

Dedim ya hiç olmadığım kadar parantezine alarak söyleyebiliyorum haleti ruhuyemi.

Bu bir aydan fazladır evde kalmanın dışarı çıkamamanın verdiği sıkıntıyla, virüsle ilgili doğrusu yalanına karışmış haber bombardımanına maruz kalmakla,ülkede konum ne olursa her şeyin siyasete bulanmasıyla,yaşanılan belirsizlerden anlam çıkartmaya çalışırken her şeyin anlamını yitirmeye başlamasıyla filan açıklanabilecek bir durum değil.

Başka bir şey;

İçinde acı olan,sızı olan,hasret olan, öznesi karışmış kızgınlıklar barındıran,kısa süreli uykulara rüya gibi girip finali kabusa bağlayan garip ötesi bir yorgunluk.

Hani yaşanılır anlatılmaz cinsinden bir şey.

Yoksa çekilir de anlatılmaz demeli miyim?

Bilemedim şimdi.

Bilinmezlik insana düşündüğünü sandırıyor.

Beyin sahibine yönetmenliğini dayattığı  öyle senaryolar yazıyor ki,tüm sahneler sanki Elm sokağında geçiyor.

Fredy’de pişmanlıklar kılığına girmiş;baş rolde.

Yüzlerce soru yanıtsız ortalıkta dolanırken umut bile saklanıyor sokağın bir yerlerine.

Ya…

Diye başlayan sorulara yanıt vermeye korkarak yaşamak üç belki de beş kat ağırlaşıyor.

Mizanı yarım kalmışlıklar nedeni ile bir türlü sağlanamayan muhasebeler yapıyor,aktife neyi pasife kimi koyacağını bilemiyor ,yarım yamalak bilançolarda kayboluyor insan.

Kar ile zarar önemini yitiriyor,haklılıkla haksızlık çapanlarına ayrılıyor.

Neye kızdığını bile net hatırlayamıyor,aynı şeye kızmaya devam ederken.

Sadece bekliyor;

Bir haber gelsin; ama iyi haber gelsin.

Unuttuklarına  muhtac olmayı bile göze alabiliyor;

Belki de o haberin kırıntısı onlarda vardır diye

O zamanda büründükleri zavallı sessizlikleri unutmuş olmakta ki haklılığını kanıtlıyor.

İyi de bu kadar sızlandım da yazının ilk cümlesini neden geçmiş zamanla yazdım?

Yazdım çünkü

Geçti.

Geçti çünkü;

Kızımdan haber var.

Hem de iyi haber var.

Meğer benim tam olarak ayrımına varamadığım bitkinliğimin tanısı bu haberin olmaması sendromu imiş.

Böyle sendrom mu olurmuş?

Olurmuş dostlarım hem de öyle bir olurmuş ki,ona yakalananı kaldırır kaldırır  yerlere vururmuş.

Gerçi bendeniz cennet mekan babamdan kalma ‘kapı ardı gurbet’ şiarı ile kızımdan ayrı yaşamaya on yıllardır şerbetliyim ama,

Kapının eşiği başka memlekete olunca bu şerbet sirkeden mamulmuş onu öğrendim.

Ha bir de baba-kız arasında sosyal mesafenin yüreğin hacmi kadar olduğunu.

Hadi uzatmayayım;

Bu gün

Koronavirüsün esir aldığı nerdeyse her saat birbirinden kötü haberlerin dünyaya yayıldığı hatta artık hastalığın merkez üssü kabul edilen dünyanın öbür ucunda ki bir ülkede  yaşayan kızımdan iyi olduğunu bildirir haberi aldım.

İçim aydınlandı.

Bitkinliğim bir kenara, zillerim olsa takar oynarım şuracıkta.

Aslında oynuyorum da kimseler görmüyor.

Zillerimde klavyem.

Çok özel ve ailevi bir durum bu kimseyi de çok ilgilendirmez biliyorum.

Öyle ulu orta dillendirilmez onu da biliyorum.

Ama benim bu sevincimi paylaşabileceğim sizlerden başka kimsem yok ki…

O yüzden yazı işleri müdürümüm affına sığınarak gazetemde ki köşemde yapmak istedim bu paylaşımı.

Mazur görün iki dönüvereyim.

Hem dönüvereyim hem de şükür edeyim.

Her dönüşümde de

Evlatlarından haber bekleyenlerin tez elden bana katılmalarını dileyeyim.

Belki aranızdan bize katılmak isteyenler de çıkar.

Belli mi olur?

Müsadenizle ben başlıyorum

Haydee…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülgün Vardarbaş Yılmaz 2 ay önce

Seni seviyoruz

banner259

banner193

banner246

banner254