Yarın kızı istemeye geleceklermiş.

Hayırlısı.

Kızı vermeden önce çok düşün.

Kim istiyor...

Nasıl istiyor...

Mutlu mu eder, mutsuz mu eder?

Geliri nasıl?

Kızı verelim de acaba o vereceğimiz adam kızımıza layık mı?

Ev idare edebilecek kapasitesi var mı?

Geçmişi nasıl?

Geleceği nasıl?

Bilgisi, becerisi, yeteneği var mı?

Ufku geniş mi?

Çevresi nasıl?

Arkadaşları nasıl ve kimler?

Kimlerle düşüp kalkıyor?

Kendini ifade edebiliyor mu?

Başkalarının etkisi altında kalıyor mu?

Zor kararlarda aile büyüklerine danışıyor mu?

Aile sahibi olduğu zaman evin sorumluluğunu taşıyacak karaktere sahip mi?

Ev ekonomisini idare edebilir mi?

Borca sokar mı?

Sıkıntı yaratır ailesini ele güne karşı rezil eder mi?

Çalışkan mı?

Becerikli ve kendini taşıyabilecek bilgiye sahip mi?

Ailesini yani kendisine emanet edileni sahiplenebilir mi?

Koruyabilir mi?

İdare edebilir mi evini?

İstemek kolay vermek zor.

Çok iyi düşünmek lazım kızı verirken.

Sonra aile olmayı, önce eş sonra çocuk sahibi olunduğunda kafası karışır mı?

Ev idare etmenin eş, dost sahibi, akraba sahibi olmanın yükünü kaldırabilir mi?

Aile reisi olmayı istemek hevesi mi var yoksa evliliği oyuncak mı sanıyor?

Kızı vermeden önce iyi düşünmek lazım.

Sonra "eyvah, ne yaptık biz" dememek için önceden çok düşünmek lazım.

Vebali, günahı ağırdır bu yükün.

Sorumluluğu ağırdır.

"Verdim gitti, bu defa da böyle olsun" denmez.

Denmemeli.

İyi düşünmeli.

Çok tartmalı.

Kırk defa ölçüp bir defa “evet” denmeli.

"Tamam, haydi" denmemeli.

Kızı vermeden önce iyi düşünmek lazım.

Geri alamazsın.

Yıllarca kahır çekersin sonra.

Geri dönüşü olmaz.

“Vazgeçtim” denmez.

Dış görünüşe aldanmamalı.

Ailesi iyi araştırılmalı.

Kökü köceği sorulmalı.

Kişiliği, tahsili, kazancı, konuşması, oturması, kalkması takip edilmeli.

Toplumda nasıl, yalnızken nasıl, ne düşünüyor ne bekliyor neden evlenmek istiyor, sorulmalı.

Bilinmeli.

Ona göre kız verilmeli.

Hatta kız verilmeden önce kıza sorulmalı.

Her isteyene kız verilmez.

Kırk kişi ister bir kişi alır.

Alacak kişi gözlenmeli, takip edilmeli.

“Kalk gidek” gönüllü olmamalı.

Ne dediğini, ne söylediğini bilmeli.

Önce söylediğini sonra unutmamalı.

Akıllı, dirayetli, dışarıya karşı güçlü olmalı.

Evin içine karşı sevecen olmalı.

Bol keseden atmamalı.

Her şeye gönüllü olup atılmamalı.

Bilinçli, objektif, zeki, pratik zihinli olmalı.

Sorunların altında ezilmemeli.

Öyle bir karakterli olmalı ki hem içeriye hem dışarıya karşı dik durmalı.

Damat dediğin en güvenilir olmalı.

Heves ile ev kurmaya talip olmamalı.

Öyle kişilere kız verilmemeli.

O nedenle kızı verirken çok iyi düşünmek lazım.

Bir kere verileceğine göre gönlün rahat olarak "evet, verdim gitti" demelisin.

Verirken gönlün rahat olmalı.

Vicdanın rahat olmalı.

"Verdim amma içim rahat değil" denmemeli.

Kimilerinin dediği gibi "Yahu bir kız değil mi, ver gitsin, nasılsa bir it bir deriyi sürükler" denmemeli.

Kız verilirken bir kez veriliyor.

Onun için iyi ve çok düşün ve bugünden yarına ne yapabilir diye ileriye bakarak ve görerek "evet, verdim gitti" denmeli.

Tabi ki birine vereceksin.

Yani kızı kime verdiğini iyi bileceksin.

Yoksa dizini döversin.

Anlatabildim mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246