banner263

Kısa çalışma ödeneğine hak kazananlar, devletin verdiği desteği alırken, korona virüs gereği ile görev yapmayan cami imamları başta olmak üzere, TBMM de bulunan milletvekilleri, ortam gereği meclis çalışmaları yapamadıkları için, ülkeyi yönetenler kamu çalışanları niteliğinde bulunanlar, gerektiğinde görevlerini yapamayanlara ne için maaşları tam olarak ödenmektedir.

Bu bir hukuksuzluk değil midir? 

Özel sektör olarak ekonomiye yön veren sektör bireylerinin hepsine bankalar tarafından vaat edilen krediler verilmemektedir. Bu kredileri zora sokarak ihtiyacı olanların alması engellenmekte olup, bu başvurular ne hikmetse Esnaf kredi kooperatiflerine yönlendirilmektedir. Kooperatiflerde kendi statüleri gereği bir kısım belge istemektedir. Özel sektör işçi ve işvereni ile bir bütün olarak büyük sıkıntılar içine girmişken devletin şefkat eli daha yapıcı olmalıdır.

Korona virüs nedeniyle bir çok sektör çökmüş olup batma aşamasına gelmiştir, bunlar hangi sektörler diye bakarsak, Turizm, Eğlence, restaurant, kafeterya, lokanta, kahvehaneler yok olma noktasına gelen öncelikli gruplardır.

Ve yine yasak kapsamında faaliyet gösteremeyen başta kuaförler, berberler yara almış olup, bu sektörlerden kendilerine maddi fayda sağlayamamışlardır, son yıllarda artan Suriyeli berberler fiyat konusunda yerli berber ve kuaförlerin çok altında ücretler karşılığında bu hizmetleri yapmışlardı. Sektör yasaklar döneminde ise saçı uzayan vatandaşlarımızın evlerinde saç traşı olmaları ile daha da dibe vurdu diyebiliriz.

Düşünüp objektif bakmaya dikkat ediyoruz, bir esnaf veya işletmecisiniz, iş yeriniz kapalı, geliriniz yok, fakat giderler canavar gibi sizi yutmaya başlıyor, kira çalışıyor, işçi maaşı çalışıyor, harca masanız da elektrik, doğalgaz, su, internet ve telefon faturanız çığ gibi geliyor, giderek zararınız büyüyor. Çalışan olarak baktığımızda yine benzeri problemler yaşıyorsunuz, Ev sahibi veya iş yeri sahibisiniz kira gelirleri ile yaşamınızı idame ettiriyorsunuz, kiracınızın dayanma gücü kalmadı, iş yerini açıp para kazanamayan kiracınızdan kiracınızı görüyor üzülüyorsunuz, kirayı istemek bir dert, istememek bir dert, vicdanla, cüzdan arasında sıkışıp kalıyorsunuz.

Devletin şefkatli eli diye tabir ettiğimiz nokta da en azından Elektrik, doğalgaz, su faturaları üç ay devlet tarafından karşılanmalıdır, olması gerek buyken tam aksine nisan ayında kullanmadığımız doğalgaz faturası bize 466 lira olarak geliyor, geriye dönük ortalama hesaplanacak denilerek kesilen faturalar kışın yoğun olduğu ocak, şubat, mart ayı yerine vatandaşın geçen yıl aynı ayda kullandığı fatura üzerinden hesaplanması doğru olurdu, Devletten vatandaşa yardımcı olması beklenirken tam aksine adeta bir ceza geliyor.

Yazının başına dönelim fedakarlık yalnızca vatandaştan ve özel sektörden olmaz! Cami imamları, milletvekilleri, kamu çalışanları, kısaca işini, mesleğini icra edemeyen kişiler ve devlet görevlileri de taşın altına  elini koysun, Emeklinin, çiftçinin işçinin, esnafın yükünü azaltsın da Biz bize yeteriz, hep beraber Türkiye yiz diyelim, var mısınız.?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254